Anahtar kelimeler: Davatanıma Lefkoşa Davadavacılar Tenfiz Tanıma Firma Anadolu Kararıyla Kaza İlamda

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasındaki Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli kararıyla tespit edilen taleplerle ilgili olarak davalı firma tarafından davacılardan ... A.Ş. ve dava dışı ... aleyhine İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ████████ E. Numaralı davanın ikame edildiğini belirterek, işbu derdest dava açısından kesin delil teşkil etmesi amacıyla Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin bahsi geçen kararının tanınmasını talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davaya konu etmiş olduğu tanınmasını ve tenfizini istediği Kıbrıs Mahkemesi'nin kararı usule ilişkin karar olup, Milletlerarası Özel Hukuk kapsamında tanınmasına ve tenfizine karar verilebilecek türden bir dava olmadığını, aslının dosyaya celbi durumunda da kararın eda hükmünü içerir nihai bir karar olmadığının mahkemecede görüleceğini, tanıması ve tenfizi mümkün olmayan kararla ilgili davacının davasının reddine, lehimize yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda; Tanınması talep edilen Lefkoşa Kaza Mahkemesinin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli tanıma kararının ön şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Ancak esasa ilişkin şartları barındıran MÖHUK 54. Maddedeki kriterleri taşıyıp taşımadığı hususunun incelenmesi aşamasına gelinmesi durumunda ise, tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının gerekçesiz olduğu tespit edilmiştir. İlamda taraf isimleri ile hüküm kısmında yer alan "Davanın red ve iptal edilmesine EMİR VE HÜKÜM VERİR " şeklinde olduğu ancak kararın içeriğinin ne olduğu , neyin red ve iptal edildiği ve hangi gerekçe ile böyle bir kararın verildiği tespit edilememiştir.Yabancı mahkeme ilamının tanınması hususunda şekil şartlarının arandığı MÖHUK 58. Maddenin yanı sıra esasa ilişkin şartlarında arandığı MÖHUK 54 . Maddedeki kriterlerin hepsinin aynı anda bulunması gerekmektedir. Oysa tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının gerekçesiz olduğu, Türk mahkemelerince nasıl bir kararın tanındığı, tanınması talep edilen ilamın kanun hükümleri uyarınca uygulanabilir olup olmadığı, hükmün kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediği, kararın içeriğinden anlaşılamamakta olup bu şekilde nasıl bir kararın tanınacağı gerekçesiz olduğundan esasa ilişkin şartları taşımadığından talebin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay İBBGK'nın 10.02.2012 tarihli ve 2010/1 E. - 2012/1 K. Sayılı ilamında "Türk tenfiz hukuku yabancı mahkeme kararlarının taşıdığı “hükümlerin” açıkça Türk kamu düzenini ihlal edip etmeyeceği konusu ile ilgilenir. Üstelik tenfiz hâkimine kararın gerekçesini incelemek ve dikkate almak görev ve yetkisi dahi verilmemiştir. Yabancı mahkeme kararı, verildiği ülkenin usul hukuku kuralı “ ...” kuralına tabidir. Tenfiz şartları bu kuralların nasıl ve hangi ölçüde tenfizi engelleyeceğini ayrı ayrı göstermiştir.Görülmektedir ki, yabancı mahkeme kararında Türk Usul Hukukunun yeni yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi hükmü anlamında bir gerekçenin bulunmaması tek başına Türk kamu düzeninin müdahalesini gerektiren bir olgu değildir.Kısaca; ilke olarak her mahkeme kendi milli usul hükümlerini uygular, bu sebeple yabancı mahkemenin tatbik ettiği usulün Türk hukukundan farklı olması kamu düzeninin müdahalesi için gerekçe değildir. Aynı ilke yabancı mahkeme kararında uygulanan ispat hukukuna ait kurallar bakımından da geçerlidir. Münhasıran hukuki dinlenilme hakkı verilmeden oluşturulan ve kesinleşen gerekçesiz bir yabancı mahkeme kararının sırf bu sebeple Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu belirtmek suretiyle tenfiz talebinin reddi lex fori prensibine de aykırı düşecektir.Diğer bir değişle kendi usul hukuk hükümleri uyarınca, Türk usul hukuku anlamında, gerekçesi bulunmayan yabancı mahkeme ilamlarının gerekçesizliği salt bu sebepten dolayı tenfize engel bir sebep olarak ileri sürülemez.“Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizine engel olmayacağına ve bu hususun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık sayılmayacağına”10.02.2012 tarihinde yapılan ilk toplantıda üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile karar verildi." şeklinde karar verildiğini, İçtihadı Birleştirme Kararları tüm mahkemeler için bağlayıcı nitelikte olup ilk derece mahkemesi tarafından bu kararın aksine hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, MÖHUK m. 54'te de yabancı mahkeme kararlarının tanınmasının mümkün olmadığına yönelik bir hüküm bulunmadığını, bununla birlikte tanınması talep edilen Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli kararına ilişkin olarak dava dosyasındaki tüm belgeler tasdikli örnekleri ile birlikte ilk derece mahkemesi dosyasına ibraz edildiğini, Mahkemenin tüm bunlara rağmen eksik inceleme ile kararın salt gerekçesiz olduğundan bahisle davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğin beyanla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.07.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının kaldırılmasına, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli kararının tanınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un İkinci Kısmının İkinci Bölümünde düzenlenmiştir. Kanunun 50 ilâ 57.maddeleri “tenfiz” e, 58 ile 59.maddeleri ise “tanıma”ya ilişkindir.MÖHUK'un “Tanıma” başlıklı 58.maddesinde: “(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54.maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.(2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir.(3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır.”,“Kesin Hüküm ve Kesin Delil Etkisi” başlıklı 59.maddesinde: “Yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.” Hükümleri yer almaktadır.MÖHUK'un 54. Maddesinde tenfiz koşulları belirtilmiştir. Bu koşullar, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilâmın,Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması şeklindedir.Maddi anlamda kesin hükmün, taşıdığı niteliğin gereği olarak, iki sonucu bulunmaktadır: kararın kesin delil teşkil etmesi ve aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı sebeple dava açılması halinde karşı tarafın kesin hüküm itirazında bulunabilmesidir. Yabancı mahkeme kararının tanınmasının hukuki gerekçesini, kararın kesin hüküm kuvveti oluşturmaktadır.Tenfiz ve tanıma davalarında; dava dilekçesine yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneğinin ve onanmış tercümesinin, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekmektedir. 5718 sayılı Yasanın 53.maddesinde yer alan düzenleme bu şekildedir.Somut olayda davacılar ile dava dışı kişilerin de davalı olarak yer aldığı Lefkoşa kaza mahkemesi dosyasında, adi ortaklık sözleşmesine aykırı davranılması nedenine dayalı olarak ortaklık gereği kurulan şirkete yönelik taleplere ilişkin davalı tarafından ikame edilen tespit davasında, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli kararı ile davanın red ve iptaline karar verilmiş olup, davacı vekilince, yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı dosyaya sunulmuştur.Bu aşamada, tenfiz kararı verilebilmesi için aykırı düşülmemesi gereken “kamu düzeni” kavramı üzerinde durulmalıdır.Kamu düzeni doktrinde genel olarak; “bir toplumun, belirli bir zaman dilimi içerisinde, siyasi, sosyal, ekonomik, ahlaki ve hukuki açılardan temel yapısını belirleyen ve temel çıkarlarını koruyan kurum ve kurallar bütünüdür.” şeklinde tanımlanmaktadır (Süha Tanrıver, Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tenfizinde Kamu Düzeninin Rolü, Prof. Dr. Ali Bozer’e Armağan, Ankara, 1988, s.152). Devletlerin vazgeçemeyeceği temel ilkeler, kamu düzenini ilgilendiren kurallar olup, genel olarak, kamu menfaat ve düzenini koruma amacını güden emredici kanun hükümlerine aykırılık, ahlaka ve temel hak ve özgürlüklere aykırılık, kamu düzeninin müdahalesini gerektiren hususlardır (Cemal Şanlı, Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları, İstanbul 2005, s. 208).Tanıma ve tenfiz talebine konu yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının tespiti, esas itibariyle hâkimin takdirine bırakılmıştır. Ancak hâkim, takdir yetkisini kullanırken milletlerarası özel hukukun varlık sebebini ve bu hukukun genel prensiplerini dikkate almak durumundadır. Bu itibarla tenfiz hâkimi, sırf Türk hukukundakinden farklı maddi ve usul kuralları uygulanarak verildiği için yabancı bir kararı kamu düzenine aykırı sayıp tenfizini ret edemez. Yabancı bir kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sayılabilmesi için, kararda yer alan hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine (vazgeçilmez prensiplerine), Türk toplumunun genel örf-adet ve ahlak telakkilerine aykırı olması gerekir (Cemal Şanlı, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul 2013, s. 486).Somut olayda tanınması istenen yabancı mahkeme kararının red ve iptal hükmü içermesi nedeniyle davacıların tanıma bakımından hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkeme ilamına konu davanın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği gibi yabancı mahkeme kararının gerekçesiz olması tek başına kararın tanınmasına engel değildir. (YİBK, 10.02.2012 gün ve 2010/1 E., 2012/1 K) Bu halde MÖHUK’un 54. Ve 58. maddesinde düzenlenen tanıma ve tenfiz kararı verilmesine engel hallerin somut olayda mevcut olmadığı, davaya konu yabancı mahkeme hükmünün tanınmasının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin ███████ dava numaralı ve 22.11.2022 tarihli kararının TANINMASINA,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan başvuru harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL ve posta ve tebligat masrafı 160,00 TL, bilirkişi ücreti 6.000 TL olmak üzere toplam 7.015,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacılar yargılama sırasında kendileri vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,
7-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a-Davacılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 400,00 TL olmak üzere toplam 2.083,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!