Anahtar kelimeler: Sürmeden Satımdan Mobilyaların İmalatını Faturanın İhtirazi Ödemediğini Bedelli Tllik İşler

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 27.09.2024KARAR TARİHİ
: 28.04.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 11.03.2022 tarihinde -----) İşler Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu mobilyaların imalatını ve teslimini gerçekleştirdiğini, 05.10.2022 tarihli 861.624, 00-TL bedelli, 15.11.2022 tarihli 842.691,60-TL bedelli ve 22.03.2023 tarihli 279.534,40-TL bedelli faturaların davalıya gönderildiğini, davalının malları ve faturaları ihtirazi kayıt ileri sürmeden teslim aldığını, ancak fatura bedellerinin tamamını ödemediğini, 15.11.2022 tarihli faturanın 337.047,01-TL'lik kısmının ve 22.03.2023 tarihli faturanın tamamının ödenmediğini, 13.04.2023 tarihli mail yazışmalarında davalı tarafın 616.581,41-TL ödeme yapacağını kabul ettiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu itirazın takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, alacağın likit ve muayyen olduğunu, davalının mal kaçırma riski bulunduğunu belirterek ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalıya ait mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında 279.534,40 TL asıl alacak ve bu alacağa 02.04.2023 - 17.01.2024 tarihleri arasında işlemiş 33.065,48 TL işlemiş faiz ile 337.047,01 TL asıl alacak ve bu alacağa 26.11.2022 - 17.01.2024 tarihleri arasında işlemiş 54.137,60 TL faiz olmak üzere toplam 703.784,49 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi sebebiyle inceleme yapılamamıştır.Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için mahkememizce talimat yazılmış, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, sahibi olan davacı lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 279.534,40 TL ve 337.047,01 TL olmak üzere toplam 616.581,41 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmaması, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulması ve davacı lehine delil teşkil etmesi dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 616.581,41 TL asıl alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekindeki e-mail yazışmalarından takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüte düşürüldüğü, cari hesabın davalıya gönderildiği ve ödenmesi gereken miktarın belirtildiği, bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunulabileceği dikkate alınarak 279.534,40 TL asıl alacağa işleyen 31.811,27 TL faiz ve 337.047,01 TL asıl alacağa işleyen 36.221,55 TL faiz olduğu sonucuna varılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Cari hesap/faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; ----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 279.534,40 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa işleyen 31.811,27 TL faiz ve 337.047,01 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyen 36.221,55 TL faiz olmak üzere takip talebindeki şartlarda devamına, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine,2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 123.316,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 46.766,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 8.499,96-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 3.518,92-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 34.747,12-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 12.018,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 252,30-TL vekalet harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.740,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 6.419,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 6.245,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 174,87-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 108.692,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.501,94-TL'nin davalıdan, 98,06-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.