Anahtar kelimeler: Sinop Samsun Hata Ret İşleri Fiili Nedenine Edilip Sayisi Esastan

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sinop 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki fiili kullanımdaki hata nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilip Yargıtay Hukuk İşleri İnceleme Kurulu tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilen dosyada; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.03.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve aleyhine temyiz olunan davalı vekili Avukat ... gelmiştir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Sinop İli, ..., ... Mahallesi, 6 36... parsel, B blok 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydında müvekkiline ait olduğunu ancak, dairelerin kapılarına yanlış numara takılması sebebiyle davaya konu müvekkiline ait dairede davalının ikamet ettiğini, aynı şekilde aynı katta bulunan 4 nolu bağımsız bölümün mülkiyette davalıya ait olduğunu ancak bu dairede de müvekkilinin ikamet ettiğini belirterek, tespitin tapu kaydı ile uyumsuz olduğunun ortaya çıkmasını takiben, davalı mülkiyetinde görünen ve aslında müvekkilin ikamet ettiği 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde açılmış bulunan davanın hukuki mesnetten yoksun bulunması ve Sinop Sulh Hukuk Mahkemesinin istinaf, temyiz ve karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleşmiş bulunan 01.11.2017 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına ve kararın gerekçesine aykırı olması nedeni ile reddine karar verilmesini, her iki davadaki talebin de aynı sonuca münhasır bulunması nedeni ile, davacının açmış bulunduğu davalara ayrı dava isimleri vermiş olmasının kesin hüküm şartlarını ortadan kaldırmadığını, dava konusu taşınmazın tescilinin her ikisi de birbiri ile örtüşen ve davacı tarafça da kabul edilen mimari projelere uygun olarak yapıldığını, mimari projelere göre davacının şu anda oturmakta bulunduğu dairenin tapudaki bağımsız bölüm numarasının 4 olduğunu, bu hususta hiçbir tereddüt bulunmadığını, bu hususun Sulh Hukuk Mahkemesindeki yargılama sonucu düzenlenmiş bulunan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, halen müvekkilinin oturmakta bulunduğu dairenin ise tapu kayıtlarında 3 BB numarasını taşıdığını, yapılan kurada davacıya 3 BB nolu daire, müvekkiline ise 4 BB nolu daire isabet ettiğini, somut olayda, mimari proje ve tapu kaydının birbirine uygun olduğunu, bu durum mahkemenin ve tarafların da kabulünde olduğundan, kişisel ve aynı bir hakkı olmadığı halde yanlış bağımsız bölümü kullanan davacının açtığı eldeki davanın dinlenme olanağı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında görülen Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı dosyasıdaki talep sebebi ile dosyadaki tapu iptali ve tescil talebi değerlendirildiğinde talep sebeplerinin birbirinden farklı olduğu ve Sinop Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasının bu dosya açısından kesin hüküm teşkil etmediği, mülkiyetin belirlenmesinde esas olan tapu kayıtları olduğu, davacı tarafça taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının aksine üstün bir kişisel ya da ayni hakkı bulunduğunun ispatlanması gerektiği, bilirkişilerce düzenlenen ek-2 nolu raporda tapu müdürlüğünden alınan kat irtifakına esas mimari projeye göre 4 nolu bağımsız bölümün ... Sokak ve ... Sokak'a baktığı, tapu kayıtlarına göre davalı adına kayıtlı olduğu ancak fiilen davacı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, yine aynı projeye göre sadece ... Sokak'a bakan 3 nolu bağımsız bölümün ise davacı adına kayıtlı olduğu ancak fiilen davalı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, davacı kendisi tarafından fiilen kullanılan taşınmazın tapu kaydının iptali istemiş ise de Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kat mülkiyetinde aslolan tapu kaydı ve mimari projenin birbirine uygun olması olduğundan somut olayda da tapu kayıtları ile mimari projenin birbirine uygun olduğu anlaşıldığından davacının bu hususunun aksine üstün bir ayni ya da şahsi hakkının bulunduğunu ispatlaması gerekeceği, her ne kadar tanıklarca kapı numaralarının kurada belirlenenden farklı olduğu beyan edilmiş ise de bilirkişilerce de tespit edildiği üzere tapu kayıtlarına esas mimari projede numaralandırmada bir hatanın bulunmadığı, davacının bunun aksini ispata yarar bir delil sunmadığı, sadece kura çekimindeki belirlemenin de davacıya tapu iptali ve tescil talep etme hususunda üstün bir ayni ya da şahsi hak tanımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin .... Arsa ve Yapı Kooperatifi'ne üye olarak, tüm ödemelerini zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ve bunun sonucunda 25... tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu kura çekilişi ile, Sinop ili, ... mahallesi, ... mevkii, 25/1 pafta, 261 ada, 206 parselde bulunan anataşınmazın 3 nolu bağımsız bölümünün maliki olmaya hak kazandığını, kapı numarasının da 3 olarak kapıya yazıldığını, ancak 1987 yılında hazırlanan projeye bakıldığında aslında müvekkiline çıkan dairenin 4 nolu daire olduğunu, ancak kooperatif çalışanları tarafından yapılan hata sonucu mimari projenin ekinde görünüm kısmına ve kapı üstüne 3 yazıldığını ve aslında bu hatalı numaralandırmanın bütün binayı kapsayacak şekilde gerçekleştirildiğini, yapılan kura çekiminin belediye tarafından 25.03.1983 tarihinde onaylanan mimari projeye uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin kura çekiminde kazandığı projenin görünüş kısmına göre 3 nolu dairenin, 1983 tarihli onaylı projede, o projenin 4 nolu dairesi olduğunu, bu kapsamda projelerde 4 olarak görünen bağımsız bölümün müvekkilimin 3 kapı numaralı dairesi olduğunun belirlenmesi ile davalı mülkiyetinde görünen ve aslında müvekkile ait olan 4 kapı numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili amacı ile işbu dava ikame edildiğini, 19 87... tarihli mimari projelerde müvekkilin dairesinin doğru yönde ve güney doğu istikametinde 4 nolu kapı olarak gözüktüğünü, ancak tapu kaydında bu bağımsız bölüm kapı numarası 4 değil 3 olarak gösterildiğini, bu hatanın sebebinin de tapunun projeyi değil 1987 projesinin görünüş kısmına yazılan numaralamayı esas alması oluşturduğunu, tapu kaydının ana mimari projelere değil görünüş açıklamasına göre düzenlenmiş olup, ana mimari projelerle tapu kaydı arasında uygunluk bulunmadığını ve bu hususun tespiti amacına yönelik dosyada yeterli, teknik, uzman bilirkişilerin hazırladığı ve hükme elverişli bir rapor bulunmadığını, bu çerçevede yerel mahkemece her şekli ile usule aykırı ve eksik inceleme ile yapılan yargılama neticesinde dayanaksız ve hatalı değerlendirmelere havi gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin keşif yapıldığını, değerinin belirlendiğini ve bu değer üzerinden harç tamamlandığını, buna rağmen kararda maktu harç alınmasına ve vekâlet ücretinin de dava açılırken belirtilen dava değeri üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu, konusu gayrimenkul olan davalarda gayrimenkulun dava dilekçesinde gösterilen değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedileceğini, ancak gayrimenkulun keşif sonucunda tespit edilen değeri üzerinden noksan harç tamamlanmış ise vekalet ücreti keşifte tespit edilen değer üzerinden takdir edileceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ancak yerel mahkemece dava değeri olan 1.027.177,63 TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, fiili kullanımdaki hata nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyanın incelenmesinde, ana taşınmaza ait kat irtifakı kuruluş evrakının (tescil belgesi, bağımsız bölüm listesi, varsa numarataj krokisi, yönetim planı ve diğerleri) dosya içerisine alınmadığı, mimari proje, bağımsız bölüm listesi, tapu kaydı ve fiili kullanımları karşılaştırmalı gösterir şekilde bilirkişi raporu ile uyumsuzluğun nereden kaynaklandığı belirlenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.3. Öncelikle belirtmek gerekir ki, tapu kaydında numarataj düzeltimi yapılabilmesi için mimari projeye aykırı tapuya tescil yapılması, mimari projede belirlenen numarataja aykırı tescil bulunması gerekir. Mimari projeye uygun oluşturulan tapu kaydında numarataj düzeltimi yapılamayacağı gibi, tapu kaydının fiili kullanıma uygun hale getirilmesi veya fiili kullanıma uygunluk için tapu iptali ve tescile karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, mimari projede yapılacak değişiklikler diğer bir ifade ile tadilat projesi kat maliklerinin oybirliğini gerektirir. Mahkemece kat maliklerinin yerine geçilerek mimari projede tadilat kararı verilemeyeceği gibi, mimari projenin tapu kaydına göre düzeltilmesine de karar verilemeyecektir. Buna göre, mimari projede bulunan numarataj hatası ancak kat maliklerince oybirliği ile düzeltilebilir.4. Mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak tüm kat irtifakı kuruluş evrakı ile belediye başkanlığı ve kat irtifakı kuruluşundaki mimari projeler dosya içerisine alınarak, mimari proje, bağımsız bölüm listesi ve varsa numarataj krokisi, tapu kaydı ve fiili kullanımı karşılaştırmalı gösterir şekilde bilirkişi raporu alınmak suretiyle uyumsuzluğun nereden kaynaklandığı tespit edilip, tarafların delilleri birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.