Anahtar kelimeler: Defnedildiği Mezar Mezarlığına Babalarının Doğumlu Muris Vefat Oğlu Kesinlik Şartı
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/... E., █████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Dosya kapsamında; davacılar vekili tarafından babalarının ... ve ... oğlu, 1917 doğumlu ... ... olduğu, 10.10.1982 tarihinde vefat ettiği, ... mezarlığına 50 ada ve ... mezar numarasıyla defnedildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.08.2017 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı mirasçılık belgesi ile muris ... ...'ın mirasçılarının ... ve ... olduğunun tespit edildiği, ancak ... İlçesi'nde 1987 yılında yersel nüfus yazımı yapılmış olup yazım esnasında kapalı kayıtların yazım sonrası oluşturulan nüfus aile kütüklerine alınmadığı, bu nedenle davacıların anneleri ...'ın aile nüfus tablosunda görünmesine ve davacıların baba hanelerinde ... yazmasına rağmen davacıların babaları ... ...'ın nüfus kaydında bilgilerinin yer almadığı, davacıların nüfus kaydının baba hanesinde ... ...'ın bilgilerinin yazmaması nedeniyle intikal işlemlerinde mağduriyet yaşadıkları iddiası ile biyolojik babalarının ... ... olduğunun tespiti ile davacılar ve ... ... arasındaki soybağının babalık hükmü ile kurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ve İlk Derece Mahkemesince nüfusa kayıtlı olmayan bir kişinin nüfusa tesciline esas teşkil edecek şekilde tespit ve tescil hükmü kurulamayacağı açık olup soybağı esasına bağlı olarak idari işleme esas teşkil edecek şekilde adli yargıda tespit ve tescil kararı verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .
2.Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir. Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. 5490 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesindeki "yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…" ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35 inci maddesi ile de "Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir" hükmü düzenleme altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 36 ncı maddesine göre de; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan davalarda hakim, istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. Zira nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicili oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle hâkim, bu tür davalarda doğru sonucun elde edilmesi için tüm maddi olguları resen araştırmalı, bilimsel çalışmaların ulaştığı bütün olanaklardan yararlanmalıdır.
3.Somut olayda; davacıların talebi, babaları olduğunu iddia ettikleri ... ...'ın nüfusa kayıt ve tescili ile aralarında soybağı (... Tespiti) kurulmasına ilişkindir. Baba olduğu iddia edilen ... ...'ın doğumunun ve ölümünün nüfusa tescili, yani varlığının tespiti ile nüfus kayıt ve düzeltim istemine ilişkindir. Bu talep bakımından inceleme genel hükümler kapsamında Asliye Hukuk Mahkemesince görülmelidir. Bu nedenle baba olduğu iddia edilen ... ...'ın nüfusa kayıt ve tesciline ilişkin talep yönünden tefrik kararı verilmesi gereklidir.
4.Davacıların, baba olduğu iddia edilen ... ... ile aralarında soybağı (Babalığın Tespiti) kurulması yönündeki diğer talepleri bakımından ise Asliye Hukuk Mahkemesince görülecek olan nüfus kayıt ve düzeltim davasının sonucu bekletici mesele yapılarak, verilecek karar kesinleştikten sonra ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.08.2017 tarih, 2017/... Esas ve ███████ Karar sayılı mirasçılık belgesi dosyası, ... ...'a ilişkin defin ruhsatı ve tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir .
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!