Anahtar kelimeler: Davatazminat Online Özetledavacı Davadavacı Başta Bahçe Satışa Firmasına Rekabetten Sunduğu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2026
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasındaki Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin ev ve bahçe yapı malzemeleri başta olmak üzere çeşitli ürünleri online satış yolu ile satışa sunduğu, ... firmasına ait ve .... da tescilli olan ... markası ... nezdinde ... tescil numarası ile çeşitli sınıflarda tescilli olduğu, aynı şirketin Almanya’da yerleşik olduğu dönemde ... nezdinde ... tespit numarası ile tescilli olduğu, ayrıca, ilave marka tesciller de mevcut olduğu, aynı markayı mağazalarda ve platformlarda kullandığı, online satışta ... web sitesini kullandığı; davalı şirketin kullandığı web sitesinin ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu, davacının intermet sitesinde yer alan dizayn ın aynının kopya edildiği, kategori adlarının ve sıralamaların birebir benzer olduğu, davacının fikri mülkiyeti olan görsellerin davacıdan izinsiz ticari amaçla kullanıldığı, ... web sitesine erişimin engellenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası ile davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemleri dolayısıyla elde etmesi mümkün görülen kâr tutarında maddi tazminata hükmedilmesini, bu tutarın tespit edilmesi mümkün olmadığından yargılamada tespit edilmesinden sonra talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılmak üzere şimdilik 300.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;;davacı taraf, müvekkili şirkete ait ... internet sitesi üzerinden ürün satışının yapılmasını, bu yolla haksız rekabet yaratıldığını ve kendilerinin zarara uğradığını ileri sürdüğünü, ancak iddialar tamamen soyut ve subjektif değerlendirmelere dayalı olduğunu, hiçbir somut belge, bilirkişi raporu, teknik analiz, ... verisi, web trafik raporu ve ürün karşılaştırması vb unsurlarla desteklenmediğini, davalı şirket tamamen yasal, şeffaf ve serbest piyasa kurallarına uygun biçimde ticari faaliyette bulunan, ruhsatlı ve müstakil bir şirket olduğunu,İnternet üzerinden satış yapmak, kendisine ait markaları tanıtmak ve pazarlamak rekabet serbestisi kapsamında bir hak olduğunu, bu hakkın kullanılması, diğer firmaların benzer ürünleri satıyor olması nedeniyle haksız rekabet sayılamayacağını, mahkeme tarafından tedbir talebi reddedildiğini, bu davanın dayanaksızlığının ilk hukuki tespiti olduğunu, müvekkili ... başvuru numarası ile "..." markasının tesciline başvurduğunu, ancak davacı taraf benzerlik iddiası ile bu markanın tesciline itiraz ettiğini, ... markası, şirket sahipleri olan “... ve ...” kardeşler tarafından oluşturulduğunu, ...’in isminin ilk iki harfi “...” ve ...’in isminin ilk iki harfi “...” ve son olarak da ingilizce karakter olan “...” ibaresi eklenerek “...” markası ortaya çıktığını, “...” ibaresinin Türkçe karşılığı “...” demek olduğunu, markanın anlamsal değeri aslında iki kardeşin ilk iki isminin harflerinin yanına “...” ibaresi eklenerek “...” anlamına gelen bir marka yaratılmaya çalışıldığını, bu nedenle itiraz evrakında belirtilen Almanya’da ev anlamına gelen “...” ibaresiyle “...” markasındaki “haus” ibaresinin anlamsal olarak hiçbir benzerliği bulunmadığını, Yargıtay’ın da kabul ettiği görüşe göre benzerlik tahlili yapılırken, markaların içerdikleri şekil ve işaretler arasında benzerlik arz edenlerin markanın esaslı unsurlarından ve yan unsurlarından olması arasında ayrım gözetilmeli, bütün olarak değerlendirildiğinde esas unsurları bakımından farklı olan markalar arasında benzerlik bulunmadığı sonucuna varılmalıdır (Yargıtay 11. H.D. E: █████████, K: █████████ sayılı kararı ile E: █████████, K: █████████ sayılı kararı) izah edilen nedenlerle davacının haksız rekabet ve tazminat taleplerinin tümden reddine, tazminat talebinin belirsiz, dayanaksız ve hukuki şartlardan yoksun olması nedeniyle esastan reddine, mahkemece daha önce verilen 07.03.2025 tarihli ara kararda da belirtildiği üzere, somut zarar ve illiyet bağı bulunmadığının kabulü ile dava şartları oluşmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"...Somut olayda dava dosyasında yer alan tüm belgeler ve evraklar dikkate alındığında davacı taraf davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla da; davalı şirketin kullanmış olduğu .../ adresli internet sitesi ile davacı şirkete ait .../ adresli internet sitesinin içeriklerinin, ana sayfa ve alt ürün başlıkları sayfa görüntülerinin karşılaştırmalı olarak tespiti sonucunda,davacıya ait olduğu belirtilen logo ile, davalı tarafa ait olduğu belirtilen logonun yazı fontunun, site şablon çatısına göre konumunun aynı olduğu, arama, üyelik, sepetim düğmelerinin benzer ve aynı konumda olduğu, menü / alt menü isimlerinin ve sıralamasının aynı olduğu, aynı kategorilere ait ürün isimleri ve görsellerinin aynı olmasından sitenin tasarım ve içerik yönünden benzer olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın faaliyet alanı ile davalı tarafın faaliyet alanlarının farklı olmasına karşılık, davacı markasının önceki tarihli ve ülke çapında tanınmış marka olduğu değerlendirilerek, davacı markanın / faaliyet gösterdiği konusunda tüketiciler nezdinde düşünce oluşturabileceği, “bağlantı” veyahut “link” kurabileceği dolayısıyla karıştırmaya yol açabileceği, davacının, korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun mevcut olduğu, rekabet yasağı konusunun geniş olarak tespit edilmiş olduğu, rekabet yasağının coğrafi alan bakımından sınırlandırılmamış olduğu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı şirketin haksız rekabetten dolayı fazladan oluşan 193.629.306,36.-TL cironun 2024 kurumlar vergisine göre oranı hesaplandığında 1.863.666,46-TL haksız rekabetten dolayı fazla kar elde edilebileceği tespit edilmiştir.Mahkememizce İzmir BAM 11. HD. ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; davalıların elde ettiği kar miktarı yerine haksız rekabet nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar ve kazanç kaybına ilişkin hesaplama yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan ek raporda; davacının gelir kaybı tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.TTK'nun 56/e-son cümlesine göre; davacı lehine ve d bendi hükmünce tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Somut olayda alınan kök raporda bu bedel belirlenmiş olup hesaplanan 1.863.666,46-TL'nin davacı tarafından maddi zarar kapsamında istenebileceği kanaatine varılarak ispatlanan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTSG kaydına göre müvekkil şirket ... tarafından █████/2018 tarihinde .... ŞTİ. adı altında... Mah. ... Esenyurt/İstanbul adresinde kurulduğunu, şirket merkezinin █████/2024 tarihinde. ... Esenyurt/İstanbul adresinden ... Esenyurt/İstanbul adresine taşındığını, █████/2024 tarihinde ise ... .... ŞTİ'ne unvan değiştirdiğini ve ... Esenyurt/İstanbul adresinde, m2 olarak daha büyük bir mahalde ticari faaliyetlerine başladığını, müvekkili şirketin █████/2024 ila █████/2024 tarihleri arasında ayrıca █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasında yeni adresinin tadilatı sebebyile hiç faaliyet göstermediğini, bilirkişi raporunda her ne kadar █████/2024 tarihi ile █████/2024 tarihleri arasında 265.723.317,07 TL tutarında ciro hesaplanmışsa da o dönemde müvekkilinin işbu süre zarfında yeni müşteri edinmesi söz konusu olmadığını, bilakis salt eski müşterileri ile ticari ilişkilerine devam ettiğini, bilirkişi raporunda 2024 yılı unvan değişikliğinden sonraki kar hesaplaması adı altında şayet haksız rekabet yapılmasa idi oluşabilecek cironun da 173.025.625,71 TL olduğu kanaatine varılmış ise de hesaplama yapılırken dikkate alınan bilgi ve belgeler oldukça muğlak olduğunu, hangi kriterler baz alınarak hesaplama yapıldığı bilirkişi raporundan tam olarak anlaşılamadığını, gerekçeli karardaki ilgili kısımlar ile bilirkişi raporunda belirtilen hususların tam olarak birbiri ile örtüşmediğini, yerel mahkemenin hatalı rapora dayanarak karar verdiği kanaatiyle mezkur kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, diğer yandan maddi tazminat hesabı yapılırken salt 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 56/e-son maddesine atıf yapmakla yetinildiğini, maddi tazminatın hesabında haksız rekabet nedeniyle elde etmekten mahrum kalınan kar ve kazanç kaybının dikkate alınması gerektiğini,tazminat kalemlerinin hesabında müspet veya menfi zarar kalemlerinin dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkeme zarar tazmini yapılamadığından bahisle kar üzerinden hesaplama yaparak davacı lehine maddi tazminata hükmettiğini, tazminata hükmedilmesi için gerekli olan kusur-zarar-illiyet bağının somut olayda sağlanmadığını, her iki şirketin de internet siteleri incelendiğinde; sitelerin tüketici nezdinde bir karışıklığa mahal vermesinin mümkün olmadığını, ''...'' ile ''...'' arasında yalnızca fonetik olarak benzerlik olduğu düşünülebilecek olduğunu, bunun dışında isimlerin, anlamları itibariyle de birbirlerine çok uzak olduğunu, ..., köken olarak Almanca olup anlamı sanat demek olduğunu, ... unvanının ise davacı tarafın iddia ettiği şekilde derin bir anlamı bulunmadığını, ... markası, şirket sahipleri olan “... ve ...” kardeşler tarafından oluşturulduğunu, ...’in isminin ilk iki harfi “...” ve ...’in isminin ilk iki harfi “...” ve son olarak da ingilizce karakter olan “...” ibaresi eklenerek “...” markası ortaya çıktığını, “...” ibaresinin Türkçe karşılığı “...” demek olduğunu, markanın anlamsal değeri aslında iki kardeşin ilk iki isminin harflerinin yanına “...” ibaresi eklenerek “...” anlamına gelen bir marka yaratılmaya çalışıldığını, bu nedenle “...” ibaresiyle “...” markasındaki “...” ibaresinin anlamsal olarak hiçbir benzerliği bulunmadığını, dava dilekçesine bakıldığında mezkur davanın 300.000,00 TL üzerinden açıldığı yargılama neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu neticesinde ıslah yapıldığını, bu sebeple mahkeme hükmündeki faiz kaleminin ıslah tarihinden itibaren geçerli olması gerektiğini, ıslah ile artırılan miktarın, dava başında talep edilen alacaktan ayrı bir sonradan doğan alacak niteliğinde olduğunu, Yargıtay’ın içtihatlarına göre; ıslah edilen miktara faiz, ıslah tarihinden itibaren işlediğini yani dava açıldığı tarih değil, ıslahın yapıldığı tarih esas alınması gerektiğini, bu anlamda yerel mahkeme kararı esas yönünden hatalı olmasının yanı sıra faiz alacağı yönünden de hatalı bulunduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenip karara bağlanmak üzere yerel mahkemeye tevdine, şayet Daire kendisi karar verecek ise davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafça davalı şirketin kullandığı web sitesinin ayırt edilemeyecek şekilde kendi siteleri ile benzer olduğu, davacının intermet sitesinde yer alan dizaynın aynının kopya edildiği, kategori adlarının ve sıralamaların birebir benzer olduğu, davacının fikri mülkiyeti olan görsellerin davacıdan izinsiz ticari amaçla kullanıldığı belirtilerek haksız rekabetin tespit ve meni ile maddi tazminat talebinde bulunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir.Bu bağlamda, TTK 55/1-a.4.maddesinde “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hali haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır.Somut olayda dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin kullanmış olduğu .../ adresli internet sitesi ile davacı şirkete ait .../ adresli internet sitesinin içerikleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacıya ait olduğu belirtilen logo ile, davalı tarafa ait olduğu belirtilen logonun yazı fontunun, site şablon çatısına göre konumunun aynı olduğu, arama, üyelik, sepetim düğmelerinin benzer ve aynı konumda olduğu, menü / alt menü isimlerinin ve sıralamasının aynı olduğu, aynı kategorilere ait ürün isimleri ve görsellerinin aynı olmasından sitenin tasarım ve içerik yönünden benzer olduğu, davacı tarafın faaliyet alanı ile davalı tarafın faaliyet alanlarının farklı olmasına karşılık davacının faaliyet gösterdiği konusunda tüketiciler nezdinde düşünce oluşturabileceği, “bağlantı” veyahut “link” kurabileceği dolayısıyla karıştırmaya yol açabileceği tespit edilmiştir. Bu durumda davalının eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde yerini bulan başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki haksız rekabet halini oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Ancak, böyle bir zararın, özellikle de miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, haksız rekabetin varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için mahkemeye, TTK'nın 56/1. fıkrasının son cümlesinde, maddi tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi de vermiştir. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında yargıç, TTK'nın 56-e maddesine göre tazminatı belirler, yine Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince de uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.Kural olarak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılması gerekmesine göre maddi tazminatın belirlenmesinde haksız rekabet fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde davacının, davalının haksız rekabet fiili nedeniyle uğradığı maddi zararının belirlenmesi zorunludur. (Yargıtay 11. HD'nin █████████ esas- ████████ karar sayılı emsal ilamı) Eldeki davada maddi tazminat talebine yönelik olarak yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı şirketin 17.01.2018 tarihinde .... Şti. ismi ile ticaret siciline tescil edildiği, 06.05.2024 tarihinde adres değişikliği yaptığı , 30.07.2024 tarihinde unvan değişikliği ile ... unvanını aldığı, fiili olarak hangi tarihte internet sitesi üzerinden satış yapıldığının belli olmaması nedeni ile unvan değişikliği tarihi dikkate alınarak kârlılık hesabı yapıldığı, haksız rekabet iddiasına konu olan ürünlerin tam olarak hangi ürünler olduğu belli olmadığından ve stokları toplu tutulduğundan ayrı ayrı karlılık hesaplaması yapılamadığı, davalı şirketin 2024 yılı kurumlar vergisindeki kârlılığına göre unvan değişikliği öncesi dönem olan 01.01.2024-30.07.2024 tarihleri arasında yapmış olduğu cironun 100.931.615,00 TL olduğu, unvan değişikliği sonrasında 30.07.2024 - 31.12.2024 tarihleri arasındaki toplam cirosunun ise 265.723.317,07 TL olduğu, 30.07.2024 tarihinden sonraki satışlarının artışı, bu tarihten önceki satışlarının oranlanması neticesinde 2024 yılında 173.025.625,71 TL cirosunun olabileceği fakat unvan değişikliğinden sonra 2024 yılı cirosunun 366.654.932,07 TL olarak gerçekleştiği, haksız rekabetten dolayı fazladan oluşan 193.629.306,36 TL cironun 2024 kurumlar vergisine göre oranı hesaplandığında 1.863.666,46 TL'nin haksız rekabetten dolayı fazla kar elde edilebileceği tespit edilmiş; itiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporunda, davacı şirketin Türkiye çapında çok fazla şubesi olması, ürün satışlarının ürün çeşitliliği ve miktarlarının çok yüksek olması, firma satış kapasitesinin fazlalığı, satışa esas ürünlerin dönemsel olarak değişiklik göstermesi, fiyatlardaki değişiklikler dönemsel olarak yapılan kampanya ve indirimler dönemlere ait reklam ve tanıtımlar gelir kaybının karşılaştırılmasına imkan veremeyeceği gibi nedenlerle davacının gelir kaybının tespitinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.Davalı tarafça istinaf dilekçesinde 06.05.2024 ila 30.07.2024 tarihleri arasında ayrıca 30.07.2024 ile 16.10.2024 tarihleri arasında yeni adresinin tadilatı sebebiyle hiç faaliyet göstermediği, 30.07.2024 tarihi ile 31.12.2024 tarihleri arasında da yeni müşteri edinmesinin söz konusu olmadığı savunulmuş ise de bu hususa ilk defa istinaf dilekçesinde dayanılmış olup, ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen HMK'nın 357.maddesi gereği bu hususun istinaf aşamasında incelenmesi mümkün değildir.Somut olayda davacı şirketin çok fazla şubesi olması, ürün çeşitliliği, satış kapasitesi, ürünlerin dönemsel olarak değişiklik göstermesi nedenleriyle davacı hakkında gelir kaybı tespiti yapılamamış olup, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği şeklindeki TTK'nın 56/1-e-son cümle hükmü ve TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacının gelir durumu gözetildiğinde bilirkişi heyeti tarafından tespit olunan tutarın makul olduğu anlaşılmakla mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur.Diğer yandan eldeki davanın 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olması nedeniyle bu davanın açılması ile doğacak olan maddi ve şekli hukuk sonuçlarının bu dava için de geçerli olması gerekeceğinden, mahkemece talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılan miktar dâhil maddi tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 31.827,00 TL harcın, alınması gerekli olan 127.307,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 95.480,05 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!