Anahtar kelimeler: Ekseni Aşınma Korozyonun Tezgahta Makineden Satıma Alımına Arızalarla Arızaların Makinenin

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/8KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ
: 03.01.2025KARAR TARİHİ
: 28.04.2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkil şirket ile davalılar arasında 02.06.2020 tarihinde ---- alımına ilişkin sözleşme kurulduğunu, satın alınan makinenin kullanım sürecinde sürekli arızalarla karşılaşıldığını, makineden alınan servis hizmetlerine rağmen arızaların süreklilik arz ettiğini, üretim hatası şüphesiyle üretici ve satıcı firma ile iletişime geçilmeye çalışıldığını ancak sonuç alınamadığını, hatanın kaynağının tespiti amacıyla 19.01.2024 tarihinde ---- Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ------ değişik iş sayılı dosya ile başvuruda bulunulduğunu, 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda tezgahta aşınma ve korozyonun Z ekseni arayüzündeki hata ve ayıptan kaynaklandığının, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, ticari satışlarda ayıptan sorumluluğun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlendiğini, makinedeki ayıbın olağan inceleme ile anlaşılamayacak nitelikte gizli ayıp olduğunu, ---- değişik iş sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun tebliğinden sonra ----. Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile seçimlik hakların kullanıldığını, ürünün standartlara uygun şekilde tamirinin talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca alıcının seçimlik haklara sahip olduğunu, davalı tarafın ağır kusurlu olması sebebiyle zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığını, meslekten satıcı olan davalının ayıbı bilmesi gerektiğini, Yargıtay -----Hukuk Dairesi ve diğer ilgili kurumların kararları uyarınca ağır kusurlu satıcının zaman aşımı süresinden yararlanamayacağını, 11.11.2024 tarihinde ---- Arabuluculuk Bürosu'na ------- başvuru numarasıyla gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle dava açma zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle; dava konusu makinenin ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde sözleşmeye konu makinenin karar tarihi itibarıyla güncel bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.nun 23. Maddesi uyarınca tacirler arasındaki ticari satımlarda zaman aşımı süresinin iki yıl olduğunu, ayıptan doğan sorumlulukla ilgili zaman aşımı süreleri satılanın alıcıya devrinden itibaren işlemeye başladığını, somut olayda, satılan tezgah 09-11 Haziran 2020 tarihleri arasında davalı tesislerinde kurulmuş ve tüm fonksiyonları ile çalışır vaziyette teslim edildiğini, dolayısıyla dava açma hakkının 11.07.2022 tarihinde zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, makinanın davacı tesislerinde kurulumu yapılıp, işletmeye alındıktan sonra uzun zamandır kullanıldığını, defalarca servis hizmeti verildiğini, uzun müddet dava dilekçesinde de belirtildiği şekilde bir ayıp tezahür etmediğini, davacıya bir çok kez servis hizmeti verildiğini, 18.07.2023 tarihinde yetkili servisin yerinde yaptığı incelemede, tezgahta herhangi bir imalat hatasının olmadığı, ----- tezgahında Z ekseninin yoğun talaşlı imalattan etkilenmemesi için turcite (kızakların birbirine sürterek zarar görmemesi için özel içerikli malzeme) ve Z eksenine aşınma korozyon durumunun meydana gelmemesi için üretici firmanın kullandığı ve önerdiği yağların marka ve modelleri ve nasıl kullanacağının iletildiği ve öğretildiğini, önerilen yağların dışındaki yağların kullanılmasına devam edilmesi halinde, tezgahta korozyon meydana gelebileceğinin ısrarla belirtildiğini, firmanın davalı firmanın önerdiği yağların dışındaki yağları daha ucuz olduğu için tercih ettiğini, bu nedenle davaya konu tezgahta zamanla hatalı kullanım sonucu bir korozyon oluşmaya başladığını, bu korozyonun zamanla tezgahın çalışmasına etki eden bir durum olduğunu, davacının, davalının teknik servislerinin sözlü uyarılarını, satıcı prospektüsünde belirtilen yazılı kuralları ve servis tutanaklarındaki uyarıları bilmesine rağmen aksi davranış ile ucuz yağ kullanarak oluşan korozyonu ve kızaklardaki bozulmayı gizli ayıp olarak nitelendirmesinin tamamen kötü niyetli bir davranış olduğunu, bu konuda alınan tespit raporunu da kabul etmediklerini, davacının satın ve teslim alıp, uzun zamandır kullandığı ve müteahhit defalar servis aldığı makinada gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, başından beri satıcının prospektüsünde, servis raporundaki uyarılara uymamak sureti ile hatalı kullanım sonucu tezgahta oluşan korozyondan dolayı davacının kusurlu ve sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; satışa konu malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, aksi halde malın güncel satış bedelinin tahsili talebine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın ayıptan sorumluluğa ilişkin 219. Maddesi "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde,Aynı kanunun alıcının bildiği ayıplar başlıklı 222. Maddesi "(1) Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. (2) Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." şeklinde,Gözden geçirme ve satıcıya bildirme başlıklı 223. Maddesi ise "(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir.Ticari satımlara ilişkin olan TTK'nın 23. Maddesi ise "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.Yine alacının seçimlik haklarına ilişkin TBK'nın 227. Maddesi "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3)Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamına göre;Taraflar arasında ------ satışına dair 02.06.2020 tarihli sözleşme yapıldığı, davacının alıcı, davalıların satıcı olduğu görülmüştür. Davacı taraf, ürünün ayıplı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise ürünün davacı tarafından hatalı kullanıldığını savunmuştur.Mahkememizce dava konusu makine üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması için talimat yazılmış ve bilirkişi heyet raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; makinedeki arızanın üretimden kaynaklı olmadığı, makine için kullanılan yağın kalitesinin olması gerekenden düşük kalitede olmasından kaynaklı olduğu, davalının üretimden kaynaklı kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve makinedeki arızanın davacının kullanımından kaynaklı olduğu, kullanım kılavuzunda belirtilen yağ kalitesinden daha düşük kalitede yağ kullanımı sebebiyle meydana geldiği, davalının üretim aşamasında hatasının bulunmadığı, bu haliyle dava konusu talebin haklı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı ----- tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,6-Davalı ------- Şirketi tarafından 87,50-TL vekalet harcı, 167,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 254,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı --- Şirketi'ne verilmesine,7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.