Anahtar kelimeler: Çiftiliği Atıl Kızıltepe Çiftliği Getirerek Kanalıyla Kardeşleri Kiraladıklarını Hayvan Bıraktığını

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kızıltepe 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin kardeşleri ile birlikte müşterek maliki oldukları taşınmaza 2013 tarihinde hayvan çiftliği yapılıp işletilmek üzere dava dışı şirkete birlikte kiraladıklarını, dava dışı şirketin elektrik ve kira borcunu ödemediği gibi çiftiliği atıl hale getirerek bıraktığını, dava dışı şirkete 10.06.2021 tarihinde noter kanalıyla diğer malik ile birlikte gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine hayvan çiftliğini müvekkili kullanmak üzere hazır hale getirdiğini, elektrik bağlanması talebi üzerine eski kiracının kullandığı borcun ödenmesinin talep edildiğini, eski kiracı ile kira sözleşmesi dışında alakasının bulunmadığını, ihtiyati tedbir yoluyla elektriğin bağlandığını, arabuluculuk anlaşmama tutanağının mevcut olduğunu, önceki abonenin borcu nedeniyle yeni tüketici ile borç yapmaktan kaçınamayacağını ileri sürerek; davalının elektrik aboneliği sözleşmesi yapmamak suretiyle yarattığı muarazanın menine ve müvekkil ile abonelik sözleşmesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu tesisata usulüne uygun abonelik başvurunun bulunmadığını, bahsedilen işletmenin iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhasının bulunmadığını, ticari işletme belgelerinin sunulmadığını, davacının iş yerini kullandığını kanıtlayamadığını, eksik belgelerle yapılan başvurunun yönetmelik gereği kabul edilemeyeceğini, ayrıca kira sözleşmesinin üç hissedar tarafından imzalandığı halde fesihnamenin üç hissedar tarafından imzalanmadığını, usulsüz fesihname nedeniyle kira ilişkisinin devam ettiğini, zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunu, davacının muavazaalı işlemler ile borçtan kurtulmaya yönelik hareketlerde bulunduğunu, davaya konu tesisatın 11.04.2022 tarihi itibariyle 1.606.967,26 TL asıl alacak ve 599.573,95 TL gecikme zammı ile toplamda 2.206.541,21 TL borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu taşınmaz üzerinde kendisinden önceki abonenin borçları olması nedeniyle kendisine elektrik aboneliği tesis edilmemesi yönündeki muarazanın giderilmesi istemiyle eldeki davayı açtığı, davalı şirketin cevap dilekçesinde davacının yapmış olduğu başvurunun eksik belge sunulması nedeniyle reddedildiğinin bildirildiği, 30.05.2018 tarihli .... Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 24. maddesinde bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından nasıl bir yol izleneceğinin açıkça belirtildiği, anılan madde metni uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenleneceğini ve aboneliğe ait borcun önceki tüketiciden tahsil edileceğinin belirtildiği, yönetmelik uyarınca önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, yeni başvuru sahibinin söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesi gerektiği, dosya arasına alınan dava konusu aboneliğin bulunduğu taşınmazın güncel tapu kayıt malikinin davacı olduğu, bu minvalde davacının kullanım hakkını belgelediği ve davalı şirketçe davacının 24. madde uyarınca önceki abonelik borçlarından sorumlu tutulamayacağı ve kendi adına abonelik tesisi için tüm koşulları sağladığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı şirketin yeni bir abonelik tesis etmemek suretiyle yarattığı muraazanın men'ine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1/3 pay davacı adına kayıtlı susuz tarla vasıflı taşınmazda bulunan hayvan çiftliğine ait .... tesisat numaralı elektrik aboneliğinin, taşınmazın eski kiracısı ...İnşaat Gıda Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, adı geçen kiracının dava konusu taşınmazdan ayrıldığı, kira sözleşmesinin kiraya verenler tarafından 10.06.2021 tarihinde feshedildiği, davacının mülk sahibi olarak dava konusu yer için yapmış olduğu 23.11.2021 tarihli abonelik başvurusunun davalı tarafça kabul edilmediğini iddia ettiği, davalının davacı ile abonelik sahibi .... İnşaat Gıda Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında muvazaalı ilişki bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve delile dayanmadığı, davalı tarafça davacının abonelik başvurusunun "davacının kullanım yerinin kullanım hakkın sahip olduğunu belgelendirememesi" gerekçesiyle reddedildiği, anılan Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince perakende satış sözleşmesi yapılırken talepte bulunandan "elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur" belgesinin istenemeyeceği, aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, bu hâliyle elektrik aboneliği tesisi talebinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, tapu kaydı incelendiğinde davaya konu yerin 1/3 pay ile mülkiyetinin davacıya ait olduğu, davacının mülk sahibi olduğu dikkate alındığında dava açmakta hukuki yararının olduğu ve dava ehliyetinin bulunduğu, davalı tarafça ayrıca abonelik tesisi istenen yere ilişkin davacıdan vergi levhası, iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı vb. belgeler isteyemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davaya konu tesisata usule uygun başvurunun olmadığı, aboneliğe konu taşınmazın çiftlik olup ticarethane mahiyetinde olduğunu, ticarethane aboneliğine ilişkin prosedürün mesken aboneliğine ilişkin usul ile karıştırılmaması gerektiğini, ticarethane olarak kullanılan yerin vergi numarası, iş yeri çalışma ruhsatı vb belgelerin ibrazıyla aboneliğin tesis edileceğini, sözleşmenin feshinin taşınmaz üzerinde bulunan çiftlikle ilgili bina ve yapılarına malik olma sıfatını kazanmayacağını, kullanım hakkının ve ticari faaliyetin yapıldığına dair belgelerin temini ile başvurunun yapılması gerektiğini, Yönetmeliğin 24. maddesinde gerekli bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenleneceğinin belirtildiği, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde görevli tedarik şirketi yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyeceğinin belirtildiğini, öncelikle perakende satış sözlemesi için müvekkil şirkete başvuru yapılması, gerekli belgelerin sunulması ve kullanım hakkına sahip olduğunun belgelenmesi gerektiğini, 2013 yılında 3 paydaş tarafından kira sözleşmesi imzalanmış ise de fesihnamede sadece 1 paydaş tarafından kira sözleşmesinin feshedildiği, kiraya verenler birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan fesihnameyi birlikte göndermeleri ve davayı da birlikte açmalarının zorunlu olduğunu, bu nedenle mezkur kira sözleşmesinin devam ettiğini ve zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu işletmenin iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhasının bulunmadığını, ticarethane aboneliğine dair abonelik başvurusunda bulunulmasına rağmen müvekkil şirkete ve dava dosyasına ticari işletme belgelerinin sunulmadığını, protokolde sözleşmenin 06.09.2013 tarihinde feshedildiğinin belirtildiği, davacının beyanlarından dava konusu tesisata ilişkin borçlardan muvazaalı olarak kurtulmaya yönelik hareketlerde bulunulduğunun anlaşıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, elektrik aboneliği tesisi sürecinde yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.Dava tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin "Sözleşmenin süresi ve sona erme" kenar başlıklı 24. maddesinin 5 ve 6. fıkraları şöyledir: (5) Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından;a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir.b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir.c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir.(6) Beşinci fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketi, yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini ister. şeklindedir.Kural olarak; abone sözleşmesi kimin adına düzenlenmiş ise tüketim bedelinden o kişi, eş söyleyişle sözleşmenin tarafı olan abone sorumludur. Dolayısı ile perakende satış şirketleri, önceki abonenin borcunu yeni aboneden talep edemeyeceği gibi yeni aboneliğin tesisi için de bu borcun ödenmesini isteyemez. Ancak, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, önceki abonenin borçlarından kurtulmak için muvazaalı hareketlerde bulunulduğu iddia etmiştir.Davacı dava dilekçesinde; dava dışı kiracı şirketin elektrik ve kira borcunu ödemediğini ve çiftliği atıl hale getirerek bıraktığını, dava dışı şirkete 10.06.2021 tarihinde noter kanalıyla diğer malik ile birlikte gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine hayvan çiftliğini tarafınca kullanılmak üzere hazır hale getirildiği, elektrik bağlanması talebi üzerine de eski kiracının kullandığı borcun ödenmesinin talep edildiği belirtmiştir.Yukarıda belirtilen anılan Yönetmeliğin ilgili maddesinde; görevli tedarik şirketinin, yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece söz konusu hayvan çiftliğinin kim tarafından kullanıldığına ilişkin olarak sadece kolluk araştırılması yapılmış olup, araştırmada dava konusu çiftliğin davacı tarafından kullanıldığı, çiftlik içerisinde 9 adet büyükbaş hayvanın bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının işlettiği belirtilen hayvan çiftliğine ilişkin resmi kayıtların dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yeni abonelik tesis edilmesi talebinde bulunan davacının muvazaalı hareketlerde bulunduğunun davalı şirket tarafından iddia edildiği ve dava dışı kiracı ile davacının aynı iş ile iştigal ettiği nazara alındığında, elektrik aboneliği tesis edilmesi talep edilen hayvan çiftliğine ilişkin olarak kiracı dava dışı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi, çiftlikte kayıtlı bulunan hayvanlar ile davacıya ait hayvanların aynı olup olmadığı hususunda ilgili kurumlardan araştırma yapılması ve davacının işlettiği çiftliğin kiraya verilen işletmenin devamı niteliğinde olup olmadığının araştırılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.