Anahtar kelimeler: Yıpratıcı Düzensizce Van Üstünde Gelişimi Eğitimi Öğretmeni Zorunda Düzeninin Başladığı

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Van 2. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.09.2022 tarihinden itibaren çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni olarak çalıştığını, işe başladığı tarihten itibaren mevzuatta belirtilen çalışma sürelerinin çok üstünde çalıştığını, kendisine gerekli çalışma düzeninin sağlanmadığını, düzensizce ve çok yıpratıcı bir şekilde çalışmak zorunda bırakıldığını, işveren temsilcileri tarafından defalarca kez işten çıkarmaya yönelik şiddetli baskılar ve sözlü tacizlere maruz bırakılarak mobing (psikolojik taciz) uygulandığını, müvekkilinin iş sözleşmesini 09.10.2023 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, prim, ikramiye, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol ve yemek ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çocuk gelişimi alanında uzman öğretici olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş sözleşmesini soyut ve dayanaksız iddialarla haksız olarak feshettiğini, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığı ile hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasını yöntemince ispatlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının hak kazandığı bakiye ücret alacağı bulunmadığı gibi davacının davalı yanında çalıştığı süre içerisinde 9 gün süreyle yıllık izin kullandığı ve bakiye yıllık izin süresinin 5 gün olduğu, yıllık ücretli izin kullandırılmamasının haklı fesih sebebi sayılabilmesi için yıllık ücretli izinlerin uzun süre kullandırılmaması ve talebe rağmen haksız bir nedenle kullandırılmamasının gerekli olduğu, somut olayda davacının hak kazandığı yıllık izinlerinin büyük kısmının kullandırılmış olduğu, kaldı ki bakiye yıllık iznin kullandırılmasına yönelik olarak davacı tarafın talepte bulunduğuna dair yıllık izin talep formunun mevcut olmadığı, davacı tarafın iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın istifa ile sonlandırmış olduğundan kıdem tazminatına hak kazanmadığı, davacının iş sözleşmesi Kanun gereği belirli süreli olduğundan ihbar tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 07.09.2022-09.10.2023 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kesintisiz şekilde 1 yıl 1 ay 2 gün süreyle özel eğitim alanında öğretmen olarak çalıştığı, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında yer aldığı, taraflar arasında yapılan birer yıllık belirli süreli iş sözleşmelerinin objektif neden bağlamında yasal dayanağının olduğu, bu objektif nedenin sözleşmelerin zincirleme yapılmasında da aynı şekilde değerlendirildiği, davacının fazla çalıştığını, hafta tatili günleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayan hesaplamaya elverişli tanık beyanı bulunmadığı gibi dosyaya sunulan ders kayıt defterleri göre de ispatlanamadığı, psikolojik taciz uygulandığına ilişkin tanık beyanı ve yeterli delilin dosyada bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurununun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacıya psikolojik taciz uygulandığının somut delillerle ispatlandığını,2. İş sözleşmesinin feshinde ispat külfetinin davalı yana ait olduğunu,3. Müvekkilin yıllık ücretli izinlerinin işveren tarafından kullandırılmaması haklı fesih sebebi olduğundan işverence kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi gerektiğini,4. Karşı taraf lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretini geçemeyeceğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.