Anahtar kelimeler: Kalıcı Müzakere Güç Tbknin Göremezlik Heyetince Kaybı Avans İstemlerine İşleyecek

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul 12. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 12/3/2019NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)DAVANIN KONUSU
: Maddi TazminatKARAR TARİHİ
: 15/4/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava ve uyuşmazlık; TBK'nin 54. maddesi kapsamında geçici ve kalıcı güç kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kabulü ile, 2.104,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 166.267,78 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 168.372,56 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; hükmedilen tazminata esas alınan bilirkişi raporunda kabul edilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacının kazanın meydana geldiği tarihte 15 yaşında olduğundan bu döneme ilişkin müvekkili şirket aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 18 yaşına kadar yapılan geçici iş göremezlik tazminatı hesaplamasına asgari geçim indiriminin dahil edildiğini, yine bilirkişi raporunda davacının askere gideceği süre dikkate alınmaksızın bu süre için de tazminat hesaplaması yapılmış olduğundan kurulan hükmün bu nedenle de kabulü mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Dairemizin █████████ Esas, ███████ Karar sayılı, █████/2022 tarihli kararıyla; "Davalı vekilinin, geçici güç kaybı tazminatı hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine, Davalı vekilinin, kalıcı güç kaybı tazminatı hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararıyla: "(...) Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatının 2.104,78 TL olduğu ve 2019 yılı için kesinlik sınırı olan 4.400,00 TL'nin altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun miktardan reddine karar verilmiş ise de davalı aleyhine hükmedilen toplam miktar 168.372,56 TL olup geçici iş göremezlik tazminatının toplam tazminat miktarından ayrılması doğru görülmemiştir. Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının esasına yönelik istinaf başvurusunun incelenerek anılan tazminat kalemi yönünden de esastan bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile miktardan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden" gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.Öncelikle; davacı, çift taraflı trafik kazasına karışan otomobilde yolcu konumunda olup kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı sabit olmasına karşın, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın dava dışı sürücüsünün yüzde 20 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitine göre (tazminattan bu oranda indirim yapılarak) tazminat hesabı yapılmış, ancak bu uygulamaya karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Oysa, davacı vekili dava dilekçesinde, kazaya karışan davalıya sigortalı aracın "kusuru oranında" talepte bulunmamıştır. Bu durumda davalı, -müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca- zarar gören davacı üçüncü kişiye karşı zararın tamamından sorumlu olup kusuru oranında sorumluluğu, ancak davacının yolcu olarak bulunduğu aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısına karşı (müteselsil sorumluluktaki iç ilişkide) ileri sürebilecektir. Bu itibarla, davalı vekilinin kusura ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük (15 yaşında) olup gelir getirici bir işte çalıştığı ispat edilememiştir. Olay nedeniyle yüzde 21 oranında çalışma gücünü yitirdiği (kalıcı maluliyeti) ve 120 gün geçici maluliyetinin oluştuğu da sabittir. Ancak, kalıcı maluliyetin kaza tarihinde oluştuğu, bu tarih itibarıyla günlük olağan işlerini yaparken emsallerine göre daha fazla güç (efor) sarf edeceği gerçeği karşısında geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde dosya içeriğine aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Kaldı ki, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi halinde, kaza tarihi itibarıyla kalıcı maluliyet oranı üzerinden tazminata karar verilmesi gerekecektir. Somut olayda, kalıcı maluliyet için tazminat hesabı geçici iş göremezliğin sona erdiği tarih itibarıyla ve araçta yolcu konumundaki davacının (içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusur oranının yansıtılmaması gerektiği halde) yüzde 20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış, iddia edildiği üzere fiilen çalışmayan davacı için AGİ dahil edilmiş asgari ücret esas alınmamıştır.Ayrıca, davacının askerlik süresinin kalıcı maluliyet tazminatı hesabında dikkate alınmadığı sabit ise de Yargıtayın güncel uygulamasına göre, askerlik süresi boyunca davacının emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceği kabul edilerek, bu süre için hesaplanan tazminatın tenzil edilmesinin gerekmemesi karşısında, bu yöndeki itirazın da yerinde olmadığı kabul edilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1.Davalı vekilinin İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine,2.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 11.501,52 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.875,38 TL karar ve ilam harcının mahsup edilerek bakiye 8.626,14 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4.İstinaf incelemesinin Yargıtay bozma ilamı üzerine yapıldığı nazara alınarak taraflar için vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar okunup anlatıldı.15/4/2026