Anahtar kelimeler: Davatazminat Zmms Çarparak Aracında Hasarlanmasına Limiti Fiilden Araca Poliçesi Plakalı

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2026
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.03.2024 tarihinde, davalı şirkete ... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, hükümler doğrultusunda sigortacının sorumluluğunun kapsamı belirlendiğini, buna göre kaza yılı itibarıyla ZMMS teminat limiti kapsamında müvekkilinin sorumluluğunun karşılanması gerektiğini, açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenler neticesinde şimdilik belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedellerinin tespiti ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak 100-TL hasar bedelinin ve şimdilik 100-TL değer kaybı bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak müvekkile verilmesini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davanın bu yönlerden de reddini, araçta oluşan değer kaybı bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, ayrıca davacı yanın faturalar sunduğunu ve maddi hasar tutarının olduğunu açıkça belirttiğini, davacının kaza anında olay yerini terk ettiğinden taleplerinin teminat dışı olduğunu, görevli polislerin ... plakalı araç sahibi olan sigortalıyı arayarak çarpıp kaçma olayından dolayı karakolda mağdur araç sürücüsünün şikayetçi olduğunu belirterek karakola çağırdığını, kaza anında sigortalıya ait aracı ehliyetsiz birisinin kullanmış olabileceği ihtimal dahilinde olduğunu, sigortalıya ait aracın 14.01.2023 günü yolun kenarında park halinde bulunan 3 adet araca çarpıp olay yerinden kaçtığı polis kaza raporundan tespit edildiğini, buradan da sigortalıya ait aracı ehliyetsiz birisinin kullandığı ve kaza anında da olay yerinden kaçtığının değerlendirildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın esastan reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi ve müzekkere cevabıdır.
GEREKÇE
:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı tarafından ... ZMMS poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı araçların █████/2024 tarihinde kazaya karıştığı ve kazada davalı tarafça ZMMS poliçeli araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacı aracında hasar oluştuğu iddiası ile davacının, davalıdan belirsiz alacak tanımlaması ile hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkin davadır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İş bu davanın █████/2026 tarihinde açılmakla, mahkememizin esasına kaydı yapılmış olup mahkememizin tensip zaptı ile birlikte öncelikle davacı vekiline, 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereği ZMMS poliçesi kapsamında sigortacıya karşı dava açılmadan önce sigortacıya yazılı olarak tazminat talebinde bulunulması gerektiği ifade edildiğinden, iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin sürede, dava konusu tazmin taleplerine ilişkin ilgili evraklar ekli olarak davalı sigortacıya yazılı olarak başvuru yapıldığına ilişkin evrak örneklerini dosyamıza sunması, aksi taktirde dava şartı yokluğunda davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline tensip zaptının tebliği ile ihtar edildiği, tensip ara kararına rağmen davacı tarafça, davalı sigorta şirketine doğrudan başvurulduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, █████/2026 tarihli arabuluculuk başvurusunun sigorta şirketine başvuru olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin █████/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu,
Emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2021 Tarihli "... █████/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı yasanın 5. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü amirdir.
Somut olayda; █████/2016 tarihinde ikame edilen eldeki davanın, sözü geçen yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı; dolayısıyla dava açıldığı tarihte sigorta şirketine başvuruya ilişkin ön şartın, dava şartı olarak öngörüldüğü tartışmasızdır. Dava şartları HMK'nun 114/1. maddesinde tek tek sayılmış, maddenin 2. fıkrasında da diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. Öngörülen dava şartlarının bir kısmı nitelikleri gereği dava açıldıktan sonra giderilerek davaya devamı mümkün olmayan; bir kısmı ise giderilebilecek nitelikteki dava şartlarıdır. Kanun koyucu " HMK'nun 30. maddesi ile yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini, gereksiz gider yapılmamasını sağlamak bakımından "usul ekonomisi ilkesi"ni benimsemiş, bu ilkeye uygunluğu teminen HMK'nun 115/2. maddesi ile usulden red kararı vermeden önce hakimin eksikliği tamamlaması yönünden ilgilisine kesin süre verilmesi esasını benimsemiştir. Mahkemece davacı vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeli uyarınca mahkememiz tensip 9/A ara kararı ile "2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereği ZMMS poliçesi kapsamında sigortacıya karşı dava açılmadan önce sigortacıya yazılı olarak tazminat talebinde bulunulması gerektiği ifade edildiğinden, iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin sürede, dava konusu tazmin taleplerine ilişkin ilgili evraklar ekli olarak davalı sigortacıya yazılı olarak başvuru yapıldığına ilişkin evrak örneklerini dosyamıza sunması, aksi taktirde dava şartı yokluğunda davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına," karar verilmiş ise davacı vekile tarafından 2918 sayılı yasa 97 maddesi usulünce sigortacıya başvuru yapılmamış, arabuluculuk başvurusunun sigortacı başvuru olarak kabul edilmesi talep edilmiştir. Arabuluculuk başvurusu sigortacıya doğrudan başvurudan farklı özel yasasından kaynaklı farklı bir dava şartı olup, davacının 2918 sayılı yasa 97 maddesi kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
HMK m.114/2 hükmü uyarınca KTK'da belirtilen davalıya başvuru dava şartının giderilebilir şartlardan kabul edilmesi sebebiyle her ne kadar davacıya süre verilmiş ise de verilen kesin süre içerisinde başvuru şartının giderilmemiş olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması sebebiyle istinaf yasa yolu açık olarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Dava şartı yokluğundan KTK 97, HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcı, dava açılırken peşin alındığından, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 6.000,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!