Anahtar kelimeler: Bildiren Süreç Gören Edenin Görüşü Hukukî İstediğini Sıfatıyla Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; kovuşturma aşamasında davaya katılmak istediğini bildiren şikayetçinin katılma isteği hakkında karar verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 238/3. maddesine aykırı davranılmış ise de, aynı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören şikayetçinin katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verilmiştir.Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sözlerin hakaret suçunu oluşturduğuna, sanık savunmasına itibar edilemeyeceğine, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇE5271 sayılı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmadan hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 21.10.2021 tarihli kararın istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle hükmün bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 01.02.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 06.06.2023 tarihinde beraate yönelik hüküm kurulduğu, bu kararın da katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.09.2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesi sonrası verilen kararın Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarih ve 2024/6-490 E., ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olması nedeniyle hükümsüz olacağı" anlaşılmakla karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2026 tarihinde karar verildi.