Anahtar kelimeler: Birmilyondörtyüzkırkikibintürklirası Bonoya İkrarı Ödünç Bonoların Mart Borcuna Bahsi Vade Eşi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili ...'a olan borcuna karşılık toplam miktarı 1.442.000,00-TL (BirMilyonDörtYüzKırkİkiBinTürkLirası) olan 4 adet bonoların, davalının eşi ... tarafından 26.02.2025 tarihinde imzalanıp âdi yazılı bir şekilde düzenlenen 06 Mart 2025 vâde tarihli olarak verildiğini, davalının eşi tarafından ödenmemesi hâlinde, bizzat yine davalı tarafından ödeneceği yönünde borç ikrârı bulunmakta olduğunu, davalının eşi ...'nin bahsi edilen 4 adet bonoya dayanan borcunu ödemediği ve davacı tarafça 24.02.2025 düzenleme tarihli, 06.03.2025 ödeme tarihli, 100.000,00-TL miktarlı bono için, 19.03.2025 tarihinde, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas, sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, 24.02.2025 düzenleme tarihli, 06.03.2025 ödeme tarihli, 490.000,00-TL miktarlı bono, 24.02.2025 düzenleme tarihli, 06.03.2025 ödeme tarihli, 490.000,00-TL miktarlı bono ve 24.02.2025 düzenleme tarihli, 06.03.2025 ödeme tarihli, 362.000,00-TL miktarlı bono için, 27.03.2025 tarihinde, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, işbu davanın açılış ânına kadar, müvekkiline, hiçbir ödeme yapılmadığını, bahsi edilen icra takip dosyalarında yapılan araştırmalarda, borçlulara âit hiçbir mal varlığına da rastlanmadığını, arabuluculuk aşamasından da sonuç alınamadığından, davalının borcun ödenmediğini biliyor olmasına rağmen borca itiraz etmiş olması nedeniyle haksız kazanç elde etme çabaları ve müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığı şeklindeki gerçek dışı iddiâsının, hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve sadece, icra takibini durdurma amaçlı olduğundan davalı tarafın kötü niyeti nedeniyle, davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .../... Esas dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline ve icra takibinin tüm fer’ileri ile birlikte devamına, İİK. 68/son maddesi uyarınca %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
:Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .../.... esas sayılı dosyası, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü, İstanbul Defterdarlığı, Beyazıt Vergi Dairesi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borca, takip dayanağına, ödeme emrine, tüm ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece İcra Dairesi’nün .../... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.512.164,16 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi E. .../... K. .../... T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğu, takibin devamı için iş bu dava açılmış olup, takibe dayanak belge incelendiğinde davacı ile davalı arasında düzenlenmiş ve davalının imzasının içeren bir senet bulunmadığı, dava dışı ... tarafından düzenlenen senette davalının keşideci, aval veren ya da kefil olmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısında davacının ve davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığının bildirildiğini, Bakırköy Vergi Dairesinin cevabi yazısında ise davacının ticari kazanç mükellefiyetinin bulunmadığı, tutmakla yükümlü olduğu defter bilgi veya belgeye rastlanmadığının bildirilmesi dikkate alınarak, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı asilin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!