Anahtar kelimeler: Murisile Murise Ayar Parselasyon Altın Planının Satıcı Açmış Sattığını İmzaladığını
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin muris.....ile 24.08.1987 yılında adi yazılı satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme gereğince satıcı murisin ..... Köyü 1367 parsel 1.Kısım parselasyon planının 1 65... olan 3. parselini ve 179 m² olan 2. parselini 1 27... ayar altın karşılığında müvekkile sattığını, müvekkilinin murise karşı açmış olduğu tapu iptal tescil davasında (Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. numaralı) dosyasında, murisin almış olduğu altınları ikrar ettiğini, duruşma zaptlarıyla bu hususun sabit olduğunu, söz konusu sözleşmenin taraflar arasında düzenlendiğini, sözleşmenin adi yazılı sözleşme olduğunu, o dönemin şartlarında taraflar aralarındaki güven ilişkisine dayanarak sözleşmeyi noterde veya tapuda düzenlemek yerine kendi aralarında adi yazılı şekilde imza ettiklerini, taşınmaz satım sözleşmesinin resmi şekle uyulmadığından geçersiz olduğunu, hukuki işlem tarafı veya tarafları hiçbir şekilde geçersiz işlemin yerine getirilmesinde talep imkânı vermeyeceğini, fakat ifa edilmiş edimlerin geri verilmesini talep hakkı vereceğini ileri sürerek; taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile sözleşme gereğince verilmiş olan 1 27... ayar altın ile ilgili olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi zararın en yüksek banka mevduat faizi ile hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; 24.08.1987 yılında yapılan bir adi yazılı satış sözleşmesine dayalı olarak talep edilen tazminat talebinini zamanaşımına uğradığını, davalılardan....'in murisin mirasını red ettiğini, bu sebeple davalı sıfatının bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davada davalılar taraf olmadığı gibi bu davanın içeriği hakkında da bilgi sahibi olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 82. maddesinde "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmünün bulunduğu, toplanan deliller, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin davalılar murisine karşı açmış olduğu tapu iptal tescil davasında bedel olarak altın aldığını ikrar ettiğini, bu ikrarın zamanaşımını kestiğini, ayrıca zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi nedeniyle ödendiği ileri sürülen bedelin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemine ilişkindir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
6098 sayılı Kanunun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, resmi biçimde yapılmadığından, hukuken geçersizdir (TMK'nın md.706, BK.md.213, Tapu Kanunu md.26 ve Noterlik Kanunu md.60). O nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar, verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Ancak, taraflar arasında harici de olsa bir sözleşme olduğundan, dava 6098 sayılı Kanunun 146. maddesine (6098 sayılı BK.'nın 146. maddesine) göre on yıllık zamanaşımına tabidir. Ayrıca, zamanaşımı borcun muaccel olması ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar. Zilyetlik devam ettiği sürece ise zamanaşımı işlemeye başlamaz.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince; davacının taşınmazda halen zilyet olduğu iddiası hakkında bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre ilk Derece Mahkemesince; davacının dava konusu taşınmazda zilyetliğinin devam edip etmediği hususunda deliller toplanıp, tanıklar dinlenildikten sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!