Anahtar kelimeler: Mesnetsiz İlişkiden İtirazda İlamsız Yersiz Niyetli Vermiş Edip Kötü Durdurulduğunu

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen █████/2017 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin davalı şirketten aralarındaki faturalı ticari ilişkiden kaynaklanan 1.144,60 TL bakiye alacak bulunduğunu, bu sebeple İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmış olduğunu, davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, ayrıca davalı tarafın vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz edildiğini, borçlunun yetki itirazının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın her ne kadar davacıya böyle bir borcunun olmadığını iddia edip, itirazda bulunmuş olsa da ; söz konusu alacak faturalı ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin defterlerin incelenmesinden ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, borçlu davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenle davalının asıl alacak ve fer'ilerine itirazının iptaline, takibin devamı ve borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından mahkememize sunulan █████/2017 havale tarihli dilekçesinde, davalının adresinin İstanbul olduğunu, bu nedenle İstanbul'da açılması gerekirken İzmir'de açılmış olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davacının söz konusu icra takibini ve buna bağlı olarak mahkememizde görülmekte olan davanın haksız ve hukuksuz olarak açıldığını, taraflar arasında daha önce ticari ilişki bulunduğunu, faturalandırılan ve kendisine gönderilen tüm borçlarını ödediğini, dava konusu borca ilişkin faturaları davalı şirkete göndermediğini, dolayısı ile de davalı şirketin haberi olmadığı bir borcun ödenmesinin istendiğini, bu durumun kabul edilemez olduğunu, faturanın davalıya gönderilmemiş olması davalı şirketin faturaya itiraz etme hakkını da ortadan kaldırmış olduğundan, davacının bu davranışının da kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış,alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun ise dosyamız davalısı şirket olduğu , takibin faturaya dayalı olduğu, davalı borçlu vekilinin takibe itiraz dilekçesine istinaden, takibin █████/2017 tarihli kararla durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğu ve alacaklı olduğu iddiası ile davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça taraflar arasında bulunan ticari ilişki ve faturalar bulunduğunun beyan edildiği, davalı tarafça yetki itirazında bulunulduğu ve davanın reddinin istendiği, davacı tarafın söz konusu faturaları davalı tarafa göndermediği yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı şirket vekili tarafından verilen yanıtta taraflar arasında öncesine dayalı ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ve davacı şirkete tüm borçların ödendiği hususunun beyan edildiği, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun miktarı ve ödemenin ne kadar olduğu hususunda herhangi bir kaydın dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti ve bakiye alacağın mevcut olup olmadığının belirlenmesi için davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiden defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapmasının ve davacı tarafça iddia edilen ve icra takibine konu edilen alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarının ve ferilerinin tespiti hususlarında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya sunulmuştur.
Raporun incelenmesinde; 2016 yılına ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca noter açılış onaylarının yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK md 222 'ye göre delil vasfı değerlendirilmesinin takdirinin mahkememizde olduğu, 6102 sayılı TTK. 64/3 maddesi uyarınca yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin birbirini doğruladığı, taraflar arasında hizmet alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı ticari defterlerinde ödemesi yapılmış olan faturalar ambar teslim fişleri ile eşleştirilmiş olup, ambar teslim fişlerinde isim ve imzaların bulunduğu, davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 1.144,60 TL cari hesap alacağı olduğu, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığının tespit edildiği kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Davalı defterleri yönünden davalı tarafa meşruhatlı davetiye çıkarılarak süre verilmesine rağmen defterlerin sunulması hususunda süresi içinde işlem yapılmadığı gibi, defterlerin bulunduğu adresin de bildirilmediği görülmüş, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile defterlerin bulunduğu adresin bildirildiği anlaşılmış, bildirimin süresinde olmadığı dikkate alınarak, bu konuda Mahkememizce herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı şirket arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğu, cari hesaba dayalı söz konusu ilişkiye dayalı olarak bakiye bedelin tahsili istemi ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça gerek yetki itirazında bulunulduğu, gerekse borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça yetki itirazında bulunduğu ve davalının faturalandırılan kendisine gönderilen tüm borçları ödediğinin beyan edildiği, takibe konu alacağa dönük faturanın teslim edilmediğinin belirtildiği, yapılan incelemede davacı şirket tarafından tutulan ticari kayıt ve defterlerin usulüne uygun şekilde düzenlendiği ve davacı şirket tarafından cari hesap kaydında gösterilen faturalar yönünden davalı tarafın herhangi bir ödemesinin belirlenemediği, dayanak gösterilen faturaların ambar teslim fişleri ile eşleştirildiği ve ambar teslim fişlerinde imzaların bulunduğu, bu şekilde teslim hususunun varlığının kabulü gerektiği, davalı ticari defter ve kayıtlarının davalı tarafa verilen süreye rağmen dosyaya sunulmaması veya bulunduğu adresin bildirilmemesi nedeni ile bu kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, kaldı ki davalı tarafça teslim edilen tüm faturaların ödendiği iddia edildiğine göre, ödeme iddiasının davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ancak buna ilişkin herhangi bir ispat vasıtasının dosyaya sunulmadığı bu haliyle davacı tarafça icra takibine konu edilen alacağın ticari defterlerde de görülmesi nedeni ile varlığının ve davalının itirazının haksız olduğunun kabulü gerektiği, alacağın niteliği itibariyle likit olduğunun kabulü ile inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazın iptaline,
Takibin kaldığı yerden devamına,
İnkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 98,63 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 67,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 1.444,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 67,40 TL başvuru harcı, 500,00 TL Bilirkişi ücreti, 120,50 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 687,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Kesin, Yasa yolu kapalı olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!