Anahtar kelimeler: Laminant Msi Parke Teslimden Ekte Evraktan Kıymetli Münderecaatında Aralık Varıldığı

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,
DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı taraf ile ekte ibraz edilen 10.03.2019 tarihli ''malzeme bağlantısı'' başlıklı sözleşmesi gereği, ... marka 10.500 m2 laminant parke m22'si 28,00_TL den anlaşmaya varıldığı, toplam 294.000 TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, sözleşme tarihi olan 10.03.2019 tarihinde çeklerin davalı ...' a teslim edildiği, sözleşmeye konu olan malların en geç █████/2019 tarihine kadar teslim edileceğinin de sözleşme münderecaatında mevcut olduğu, 5 adet toplam ;250.000TL bedelli çekin sözleşme tarihinde davalıya teslim edildiği, yine sözleşme gereği teslimden önce verilmesi gereken 40.000TL bedelli Aralık 2019 vade tarihli olması gereken,... Selçuk şubesi... çek numaralı █████/2019 vadeli 40.000_TL çekin de davalıya elden mal teslim tarihinden önce teslim edildiği, ancak müvekkile sözleşme gereği teslim edilen mal bulunmadığı, çeklerin tamamının bedelsiz hale geldiği, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme konusu edimini yerine getirmediği, gösterecekleri teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa elden teslim etmiş oldukları söz konusu çeklerin, bedelsiz kaldıklarının tespiti ile karşı tarafa kalan miktar bakımından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, menfi tespit, borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu davaya konu edilen çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile borçlu olunmadığının tespitidir, dava tarihi itibariyle yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan görevsiz mahkemede dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa kambiyo senetlerine dayalı olarak bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup, kambiyo senetlerinin TTK'da düzenlendiği, bu nedenle kambiyo senedine dayalı olarak açılmış menfi tespit davasının TTK 4.maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu, alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; yargının iş yükünün azaltılması, uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ile çözümlenmesi olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar ve 28.06.2019 tarihli kararı da bu yöndedir.)
Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE ,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harcın peşin alınan 4.952,48-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 4.908,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.. █████/2019
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!