Anahtar kelimeler: Malikleri Ret Anadolu Kısım Şartı Eksiklikleri Kat Sayisi Esastan İstanbul

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, 2022/7 KararTaraflar arasındaki kat malikleri kurulu kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönündeki genel kurul kararı ile diğer genel kurul kararlarının iptaline, davalı site yönetim kurulu üyelerinin siteye verdikleri maddi zararın geriye dönük olarak hesaplanmasına ve kendilerinden tahsiline, kötüniyetli yönetimleri aşikar olan davalı site yöneticilerinin değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... vd. cevap dilekçelerinde özetle; 2 parsel üzerinde kurulu iki ayrı siteden oluşan ve iki ayrı yönetimi olan müvekkilinin sitelerinin kat malikleri kurulu kararlarının iptalinin aynı dava içerisinde istenilmeyeceğinden davanın tefrikine, davacıların 13604 parsel maliki olmaları sebebi ile 13601 parselde kurulu sitenin kat malikler kurulunun kararlarının iptalini talep etmeleri hak ve yetkileri olmadığından dava ehliyeti/şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacıların aleyhe oy kullanmamaları ve muhalefetlerini kat malikleri kurulu tutanaklarına işlemedikleri, 634 sayılı Kat Mülkiyet Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 32... 'üncü maddelerinde belirtilen dava şartlarının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, işbu taleplerden feragat etmemek kaydıyla muhalefet şerhinde yalnızca "ibra etmiyorum, dava hakkım saklıdır" yazılması nedeniyle yalnızca ibra konusundaki kararların iptalinin istenilebileceğini, bu nedenle diğer taleplerin dava şartı yokluğundan reddine, davacıların dava dilekçelerindeki taleplerinin açık olmaması nedeni ile bu eksikliğin giderilmesi ile davadaki taleplerinin açıklattırılmasına, davalıların kim olduğunun net olarak belirlenmesine, tazmin yönünde talep var ise eksik harcın yatırılmasına, usulü itirazları kabul edilmez ve davanın esasına geçilir ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğini, dava dilekçesinin ekine ayrıntılı olarak sunulan raporda da belirtildiği üzere davalı yönetimin tarafları zarara uğrattığının açık olduğunu, bilirkişi raporunun bu hususlar değerlendirmeksizin eksik araştırma ile düzenlendiğini, mahkemenin de bu rapor doğrultusunda karar verdiğini, kararın kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.2. Bir kısım davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; Yönetim Planı ve 634 sayılı Kanun'da Kanununda yer alan seçilebilecek yönetici sayısına dair düzenlemelerin emredici düzenlemeler olmadığını ve Kat Malikler Kurulunca ihtiyaç doğrultusunda aksi kararlaştırılabileceğini, Kat maliklerince seçilen yönetim kurulu üyelerine bakıldığında 2 adedinin 13601 parsel sakini, 2 adedinin 13604 parsel sakini olduğunu, yine her iki siteyi de temsilen 1 adedinin yine 13604 parsel site sakini olduğu, yani aslında başkan olarak seçilen 1 yönetim kurulu üyesi her iki site için de aynı kişi olmakla 13601 parsel için toplamda 3 adet, 13604 parsel için 3 adet olmak üzere seçim yapıldığını, mahkemece iş bu nedenle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarının dosya kapsamına ve sunulan kayıtlara göre, gerekçeli ve denetime elverişli bir şekilde hazırlandığı, içerik olarak da usul ve Kanuna uygun olduğu, iptali istenen kat malikleri toplantısının olağan toplantı olduğu, 634 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile yönetim planının 24 üncü maddesine uygun olduğu, davaya konu toplantıda yönetim kurulunun ibrasına yönelik kararın oy çokluğuyla alındığı, Yönelim Planı, 634 sayılı Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 690 ıncı maddesine uygun olarak kararlaştırıldığı, toplantı ve karar yeter sayısının sağlandığı esas alınarak yönetim ve yöneticinin ibrasının iptali talebinin yerinde olmadığı yine yönetim kurulunca sitenin herhangi bir zarara uğratılmadığı iş bu nedenlerle davacıların istinaf talebinin yerinde olmadığı, 634 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci bendine göre kat malikleri, anagayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebileceğinin; bir kimseye (Yönetici) kurula da(Yönetim Kurulu) denileceğinin, Yönetim Planının 33 üncü maddesinde ise kat malikleri kurulunca karar verildiği takdirde, ana gayrimenkulün yönetiminin üç kişilik bir yönetim kuruluna verilebileceği gibi, üç kişilik bir denetim kurulunun da seçilebileceğinin düzenleme altına alındığı görülmüş olup bu durumda kat malikler kurulunca 5 kişilik yönetim kurulunun seçimine dair kararın iptaline karar verilmesi yerinde olduğundan davalıların da istinaf talebi yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı gerekçesiyle davalılar ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Bir kısım davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, toplu yapı yönetimine geçmeyen birden fazla parselde kurulu taşımazlarda yapılan 02.12.2018 tarihli kat maliki toplantısında alınan kararların iptali ve site yönetim kurulu üyelerinin siteye verdikleri maddi zararın geriye dönük olarak hesaplanarak tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,Davacılar ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.