Anahtar kelimeler: Tahsilde Gaziosmanpaşa Müzakere Hasarlı Çift Taraflı Heyetince Olmamak Kazası Kaydıyla

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Manevi tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, belirterek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Gaziosmanpaşa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 80.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile; 40.000 TL manevi tazminatın (Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasına hükmedilen manevi tazminat ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile) █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikten davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili: Müvekkil şirkete usulüne uygun olarak müracaat edilmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, manevi tazminat tutarının fahiş oranda yüksek olup zenginleşmeye mahal vereceğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın yaralanması söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini, bu hususun göz önünde bulundurulmamasının mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, müterafik kusur durumunun araştırılmadığını,
toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan yaralanmasının meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumu bulunduğunu belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazası nedeniyle ... sigortacısından manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, davacının, davalı sigorta şirketine, █████/2019 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalının poliçe limitinin 100.000 TL olduğu, davalının sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında diğer zarar sorumluları aleyhine 40.000 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranı, ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince tahsilde tekerrür olmamak üzere hükmedilen manevi tazminat tutarının manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uyduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin, manevi tazminat miktarı yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 684 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.048,4 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!