Anahtar kelimeler: Bitiremediğini Götürü Asansör Tevzi Bitirilmesinin Binalarına Otopark Şartın Çekilen Taahhüde

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememize tevzi edilen yukarıda tarafları yazılı Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı iş ortaklığı ile davalı taşeron... Şirketi arasında █████/2017 tarihinde otopark binalarına ait tüm asansör işlemlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, █████/2017 tarihinde işyeri teslimi yapıldığını, anahtar teslimi götürü bedel sözleşme gereğince işin bedelinin 3.125.727,00-TL+ KDV olarak belirlendiğini, davacı tarafça davalı taşeron şirkete toplam 3.575.831,00-TL bedelli sekiz adet çekin verildiğini, taahhüde rağmen davalı taşeron şirketin süresinde işi bitiremediğini, çekilen ihtarname ile işin bitirilmesinin ve gecikme olması halinde tazminat ve cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen işin bitirilemediğini ve şantiye sahasında hiçbir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, sözleşmedeki yaptırımlar uygulanarak davalı taşeron şirkete 843.204,40-TL 'lik ceza faturasının kesildiğini, ancak davalı tarafça iade edildiğini, bunun üzerine ikinci bir tutanak düzenlendiğini ve hiçbir imalatın yapılmadığının tespit edildiğini, bu arada çeklerin ödemesinin devam ettiğini, davaya konu çek bedelinin ise ödenmediğini, davalı taşeron şirketin her iki çeki ciro ederek grup firması olan diğer davalı şirkete teslim ettiğini, ... nolu çekin bu davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, davacıların itiraz etmelerine ve gerekli hukuki yollara başvurmalarına rağmen işin devamı için davalılarla anlaşmak ve itirazlarından feragat etmek zorunda kaldıklarını, bu kapsamda 200.000,00-TL'lik ödemenin yapıldığını, ayrıca vekalet ücreti ve feragat harcı ödendiğini, yapılan anlaşma gereği davalı taşeron şirketin işi tamamlaması gerekmesine rağmen iş başı yapmadığını ve sahaya tek bir işçi dahi göndermediğini, davacıların davalı ...şirketi ile hukuki ve ticari bir ilişkisinin mevcut olmaması nedeniyle davaya konu çek nedeniyle bu davalıya borçlu olmadıklarını, davacı iş ortaklığının işi devam ettirme imkanı kalmadığını ve ilgili yasal hükümler çerçevesinde işin tasfiyesinin talep edilip tasfiyenin sağlandığını, tespit dosyasında eksik ve hatalı imalatların onarım bedelinin KDV hariç 826.452,00-TL olarak belirlendiğini, davacı tarafça 2.134.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, ayrıca çek ödemeleri toplamının 956.000,00-TL olduğunu, bunlara göre davalı taşeron şirketin KDV dahil toplam 290.753,03-TL tutarında fazla fatura kestiğini, tüm verilere göre davalı taşeron şirketin davacılara 1.745.638,43-TL nakit borcu bulunduğunu, bunu bilen davalı taşeron şirketin bu duruma rağmen elindeki dava konusu çeki iade etmeyip kötü niyetli olarak diğer davalı şirkete ciroladığını bildirmiş, davaya konu çekin ödenmesinin yasaklanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu çek nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, kıymetli evrak niteliğindeki çek nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir.Uyuşmazlık konusu davaya konu edilen çeke dayalı bir miktar para alacağı nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ilişkindir.Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup, alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ve uzlaşma yöntemleri ile çözümlenmesi suretiyle yargının iş yükünün azaltılması olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davanın bir miktar para alacağı nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davası olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle, TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ,2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harcın peşin alınan 5.829,09-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 5.784,69-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi █████/2019Başkan ...E imza ¸Üye ...¸eimzaÜye...¸eimzaKatip ...eimza