Anahtar kelimeler: Erzak Dinî Yemeğin Öğün Yılbaşı Pvc Bayramlarda Ödenip Dönüşüm Günleri

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 2. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait PVC geri dönüşüm işyerinde 01.12.2003-15.12.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücret ile çalıştığını, bir öğün yemeğin işverence ödenip dinî bayramlarda 100,00 TL erzak yardımı yapıldığını, yılbaşı günleri dışındaki ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı hâlde ücretinin ödenmediğini, fazla çalışma ücretinin yatırılmadığını, medeni durumuna uygun olarak asgari geçim indirimi ödemesinin yapılmadığını, yıllık izinlerinin kanuna uygun kullandırılmadığını, 15.11.2017 tarihinde istirahat bitiminde işe başlayıp doktorun istirahat önermesine karşın işe geldiğini ve o günü hafif bir çalışma ile geçirmek istediğini belirttiği hâlde iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeniyle bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının ... Kurumu (...) bildiriminin fiilî duruma aykırı olarak 14.06.2013 tarihinde yapıldığını, davaya konu işyerinde özellikle kadın işçilerin sigortasız çalıştırılması uygulamasının yaygın olduğunu, davalı Şirketlerin aile/akraba Şirketleri olduğunu, aralarında hukuki, fiili ve organik bağ bulunduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (... Şirketi) ticaret sicil kaydındaki adresin davacının çalıştığı işyerinin adresi ve ortaklarının kardeşlerden ... ve ... olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (... Şirketi) ortaklarının da kardeşlerden ... ile ... Şirketinde uzun yıllar ustabaşı olarak çalışmış olan ... olduğunu, bu nedenle davacının çalışmasının bir bütün olarak değerlendirilip dava kapsamındaki alacaklardan davalı işverenlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve eksik ödenen ücret alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, İzmir 14. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararını temyiz etmiş olmaları nedeniyle kararın henüz kesinleşmediğini, bu davanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasının istenildiğini, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının sigortasız çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı Şirketin kuruluş ve işe başlama tarihinin 10.06.2013 olduğunu, davacının işe başlama tarihinin 14.06.2013 olduğunun davacı tarafından imzalı yazılı belgeler, muhtarlıkça 18.06.2013 tarihinde onaylanmış ikamet belgesi ile sigortalı işe giriş bildirgelerinden anlaşıldığını, işyerinde 08.30-17.00 saatleri arasında 1 saat yemek molası ve 20’şer dakikalık iki ayrı dinlenme molaları verilmek suretiyle haftada 5 gün çalışıldığını, cumartesi günleri hurda soyma işi yapıldığını ve bu işte kadın işçi çalıştırılmadığından davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, Mahkemenin aksine karar vermesi durumunda en az 1/3 oranında indirim yapılmasının istenildiğini, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, davacının izin alacağının olmadığının izin formu kayıtlarından, ücret alacağı bulunmadığının ise bordro ve banka kayıtlarından anlaşılacağını, davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğu iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacak kalemleri için belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kendi şirketlerinde çalıştığına ilişkin yazılı belge veya bilgi bulunmadığını, ... Şirketi işyerinden kendisi ya da eşinin işyeri açmış olması nedeniyle kendi isteği ile ayrıldığını öğrendiklerini, davalı Şirketler arasında hukuki, fiili, organik bağ bulunmadığını, ayrı adreslerde, ayrı faaliyet alanlarında iştigal eden iki ayrı Şirket olduklarını, ortaklardan birinin diğer Şirket ortaklarıyla kardeş olmasının organik bağ anlamı taşımayacağını, davacının müvekkili Şirkette çalışmasını kabul anlamına gelmemek üzere işyerinde 08.30 - 17.00 saatleri arasında 1 saat yemek ve 20’şer dakikadan iki dinlenme molası verildiğini, her cumartesi çalışma olmadığını, ara sıra çalışıldığında 08.30-13.00 saatleri arası 20 dakika mola ile çalışıldığı, davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, davacı 14.06.2013- 15.11.2017 döneminde ... Şirketinde çalıştığından davaya konu alacaklardan anılan Şirketin sorumlu olduğunu, 100,00 TL ... harçlığı ödenmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin 10.11.2021 tarihli kararı ile ... Şirketi aleyhine açılan dava husumet yönünden reddedilerek diğer davalı Şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı ... Şirketi vekillerince istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarihli kararı ile; davacının tüm tanıklarına davetiye çıkarılıp işyerinin kapsamı, kapasitesi, davacının ve kendilerinin yaptıkları iş, çalışma dönemleri detaylı şekilde sorulup sonucuna göre davacının hizmet süresinin belirlenmesi, davacının sigortalı çalışmasının geçtiği davalı ... Şirketi ile diğer davalı ... Şirketi arasında birlikte istihdam, işyeri devri veya iş sözleşmesinin devri gibi bir ilişkinin olup olmadığının değerlendirilmesi, ayrıca ulusal ... ve genel tatil alacağı yönünden de davacı tanıklarının birlikte çalıştıkları dönem dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemelerine iadesine karar veridiği, yeniden yapılan yargılamada tüm tanıkların dinlenildiği, ek rapor aldırıldığı belirtilerek bu kez ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının da reddi ile önceki gibi hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1.Her iki Şirketin ortaklarının ve yönetim birimlerinin aynı olduğunu, her iki işyerinden birinden diğerine işçi nakledildiğini kabul ettiğini, bu naklin yönetsel bütünlük nedeniyle gerçekleştiğini, organik bağın ispatı konusunda sadece ortaklığın yeterli olmadığının söylendiği emsal kararlarda geçtiği üzere organik bağı oluşturan bir şirketten diğerine işçi devri, iş sözleşmesi devri, işyeri devri hükümlerine tâbi olmakla Mahkemenin açıkça ... Şirketinin ihtiyacı nedeniyle o Şirkete geçirdikleri beyanına rağmen bu hususu kabul etmediğini, halbuki davacı gibi birçok işçinin iki Şirket arasında devredildiğinin davalı tanığı E.U'nun beyanları ile de açık olduğunu, organik bağın hem davalı tanığı E.U'nun beyanları hem de SGK kayıtlarından her iki Şirkette de yine aynı şekilde çalışan davacı tanığı Y.Ö'nün beyanından da anlaşılacağı üzere husumetten ret kararının hatalı olduğunu,2. Davacının 21.06.2005 - 13.06.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının Mahkemenin gerekçeli kararının 7. sayfasının ilk paragrafında da geçtiği üzere tanık beyanları ile sabit olup sigortasız çalışılan işyerinde sigortalı çalışmadığından bu dönemin ispatlanamadığı ve hizmet tespiti davasını da açmadığı şeklindeki hak düşürücü sürelerin geçtiği davanın açılmasına zorlamanın da yerinde olmadığını, Mahkemece davacının, tanık Y.Ö. ve tanık M.B'nin 2005 yılından başlayan çalışmaları ile çalıştığı doğrulanmışken tanık ve beyanların varlığına rağmen 2005 yılından başlayan çalışmasını kabul etmemesinin hatalı olduğunu, işverenlerin işçilerini her iki işyerinde de istihdam ettiklerinin de dosya kapsamı ile sabit olduğunu, işverenliğin sigortasız işçi çalıştırarak hem işçilerin emeklilik haklarını ellerinden almakta hem de Mahkemede ispat noktasında kanuna aykırı gerçekleştirilen bu çalışma şeklinden de ispat yükü tersine işçiye çevrilerek kayıt bulunmadığı gerekçesiyle haksız bir sonuç elde etmeye çalıştığını, hizmet süresinin davacı tanıkları Y.Ö., M. B., ve Ş.E'nin beyanları karşısında 21.06.2005-15.11.2017 tarihleri olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının dava tarihinde ödenmeyen ücret alacağının bulunduğunu, ödemeyi ispat yükünün işveren üzerinde olduğunu, dava tarihinden sonra Mahkemenin gerekçe yaptığı ek raporda 12.12.2017 tarihinde ödendiği anlaşılan kısım için davanın konusuz kalması şeklinde değerlendirme yapılmasının da hatalı olduğunu, işveren kayıtlarının çalışma açısından dahi doğruyu göstermediği ortaya çıktığından davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.3. Eksik kabul edilen hizmet süresine bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin hakkındaki kararın hatalı olduğunu,4. Dava tarihinden sonra ödenen ve konusuz kalan ücret alacağı hakkında ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu,5. Fazla çalışma ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları yönünden verilen kararın hatalı olduğunu,6. Vekâlet ücretinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının hizmet süresi, davalı Şirketler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, buna göre davalıların davaya konu alacaklardan birlikte sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları ile ücret alacağına ve vekâlet ücretine ilişkindir.Dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil Gazetesi verilerinden; davalı ... Şirketinin ... adresinin "1.Cad. No: ... ...Sit. .../.../İzmir", Şirketin sahibi ve temsilcisinin ... , diğer davalı ... Şirketinin adresinin "1.Cad. No: ... Bölümü .../.../İzmir" olduğu ve davalı ... Şirketinin 20.03.2013 tarihinde ... nakli nedeniyle kayıtlarını ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne aldırdığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yazıya ek tescil ve tescile esas işlem belgelerinde ise ... Şirketinin, ... ve ... ... tarafından "... Sanayi Sitesi ... Cad. No:...Cad. no:16 ... / İzmir adresinde" kurulduğu, Şirketin birinci işyerinin ...’dan kiralandığı, 26.09.2016 tarihli Şirket Genel Kurulunda Şirket ortağı ... ’nın tüm hisselerini devretmek suretiyle ... ve ...’nın ... ... ile birlikte Şirket ortağı hâline geldiği, Şirket merkezinin "... Sanayi Sitesi 1. Cad. No:13-15-17 .../İzmir" olarak düzeltildiği, Şirketin 25.10.2017 tarihli Genel Kurul kararıyla tüm hisselerinin ... ’ya devredildiği ve tek ortaklı bir limited şirkete dönüştüğü yazılıdır.... Ticaret Odasının 14.12.2020 tarihli yazısında; davalı ... Şirketinin tek ortak ve yetkilisinin ... ve Şirket adresinin "... Mah. ... Cad. No.4 .../İzmir" olduğu belirtilmiştir. Yazı ekindeki 25.11.2019 tarihli tasdiknamede; Şirketin ilk tescil tarihinin 07.04.1997, türünün ortak sayısı birden çok limited şirket, temsilcisinin ise ... olduğu belirtilmiştir.... Şirketinin faaliyet konusunun "plastikten pvc kapı, pencere, bunların kasaları, pervazları, kapı eşikleri vb imalatı" olduğu, ... Şirketinin ise 11.06.2013 tarihinde tescil edildiği ve faaliyet konusunun "binaların iç ve dış cephelerinde pencere, bina kapısı, pvc kaplamaların dış cephe kaplamalarını ve mamüllerin alım satımının, pvc yapı sistemlerinin, kapı pencere doğramalarının ham maddelerinin üretiminin yapılması, toptan ve perakende ticaretini yapmak" olduğu anlaşılmaktadır.Ticaret Sicil kayıtları ve işyeri açma belgelerinden görüldüğü üzere, ... sahibi ...'ya ait olan işyeri, ... Şirketine kiralanıp ... Şirketi ...'ya taşınmıştır.Davacı tanığı M.B, 21.06.2005-12.10.20 05... .12.2005-24.12.2005 tarihleri arasında ... sicil No.lu ... Şirketi işyerinde sigortalı gösterilmiş olup beyanında; davacı ile davalı ... Şirketinde birlikte çalıştıklarını, kendisinin 2005-2009 yılları arasında ham madde işinde işçi olduğunu, davacının kendisi işe başladığında çalışıyor olduğunu ve plastik işi yaptığını, ... Şirketinin sahibinin ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu ve bu kişilerin kardeş olduklarını belirtmiştir. Davalı ... Şirketi tanığı E.U'nun ise; kendisinin 2007 yılından 2013 yılına kadar önce ... Şirketinde mal paketleme bölümünde çalıştığını, 2013 yılının Haziran ayında ... Şirketine geçtiğini ve hâlen muhasebe bölümünde çalışmakta olduğunu, ... Şirketi sahipleri ..., ..., ... ve ...'nın bir arada çalıştıklarını sonradan ...'in ... Şirketinde devam ettiğini, kendisinin ... Şirketinden ... Şirketine geçtiğini ve davacının da ihtiyaç nedeniyle ... Şirketine geçtiğini, Şirket yetkililerinin kardeş olup birlikte iş yaptıklarını beyan ettiği görülmektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; her iki davalı Şirketin "... Sanayi Sitesi 1. Cad. No:..... /İzmir" adresinde birlikte iş yaptıkları ve ... Şirketi işyerinin ...'ya taşınmasına karar verildiğinde ... Şirketinin kullandığı işyerinin de ... Şirketine kiralandığı, Şirket işçilerinin bir kısmının ... Şirketine geçirilerek çalışmaya devam ettikleri anlaşılmıştır.Şu hâlde davacının 21.06.2005-15.11.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından, organik bağ ve birlikte istihdam gereği davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.