Anahtar kelimeler: Akdetmek Kapatarak Eczanesini Eczacı Aksaray Askıya Mart Bahsi Ayında Ruhsatını

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aksaray 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; eczacı olan müvekkilinin 2019 yılı Mart ayında kendi isteği ile eczanesini kapatarak ruhsatını askıya aldığını,14.12.2022 tarihli dilekçesi ile sözleşme akdetmek için yaptığı başvurunun davalı Kurum tarafından 11.01.2023 tarihli yazı ile müvekkilinin Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/4 51... /547 Karar sayılı dosyasında yargılandığı gerekçesiyle reddedildiğini, bahsi geçen davada müvekkilinin 1 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek, davalı Kurumun 11.01.2023 tarihli yazısı ile oluşturduğu muarazanın giderilmesine, davalı Kurum ile müvekkilinin sözleşme yapma şartlarını taşıdığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; idari yargının görevli olduğunu, davacının Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı dosya ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sebebiyle 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığını, verilen kararın 16.12.2022 tarihinde kesinleştiğini, yine önceki tarihe ilişkin olarak davacı hakkında Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sebebiyle cezalandırılmasına karar verildiğinin tespit edildiğini, müvekkili Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4. maddesinde ‘’Aşağıda yazılı haller eczacılık yapmaya manidir: A) Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar… suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak.’’ hükmünün yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararının incelenmesinde; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 16.12.2022 tarihinde kesinleştiği, davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususların sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum olmadığı, davalı Kurumun da sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurumun dava konusu sözleşme yapmama işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, davacı ile eczacılık sözleşmesi düzenlenmek suretiyle muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili Kurumun belli bir sözleşmeyi yapmayı zorlayıcı karar verilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol hükümleri uyarınca davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmaması şeklinde yöneltildiği ileri sürülen muarazanın meni istemine ilişkindir.2020 yılı Eczane Protokolü'nün (7.1.) maddesi; "Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar."(6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasında beraat kararının;a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verileceği, hüküm altına alınmıştır.Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;a) Etkin pişmanlık,b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,c) Karşılıklı hakaret,d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararıyla; davacıya isnat edilen maddi eylemlerin sabit olduğu, yapılan yargılamada davacının suçlamaları kabul ettiği, sanığın FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü .... İli .... eczacı yapılanmasında yer aldığı, bayan eczacı yapılanmasında ''istişare'' ve ''sohbet'' adı altında 2 adet toplantı grubunun oluşturulduğu, davacının tam manasıyla terör örgütünün hiyerarşisinde bulunan ve örgüt ideolojisini benimseyenlerin yer aldığı istişare grubu ve sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, ..... Asya'nın kurtarılmasına yönelik destek amacıyla para yatırılması hususunda sohbet hocaları tarafından telkinde bulunulduğu ve davacının bu doğrultuda hesabına para yatırdığı, dava dışı sohbet hocasına burs, bağış ve himmet adı altında düzenli olarak para verdiği, davacının örgüt içinden gelen talimat doğrultusunda finansal destek sağlamak adına .... Asya'ya çeşitli tarihlerde para yatırdığı, örgütün yayın organı olan .... Gazetesine aboneliğinin bulunduğu, bu haliyle örgüte mali açıdan destek verdiği, davacının örgüt hiyerarşisinde bulunduğu, faaliyetlerinin yoğunluğu, sürekliliği ve çeşitliliği dikkate alındığında Yargıtay uygulamaları gereği aranmakta olan örgüt üyeliği şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davacının 5239 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacının etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği ve soruşturma aşamasında örgüt hiyerarşisinde bulunan örgütsel toplantı ve diğer faaliyetlere katılanlarla ilgili bilgi vermiş olduğu dikkate alınarak, hakkında aynı Kanunun 221/4 maddesinin uygulandığı ve 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 16.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı Kurum, Protokol'ün yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında açılan kamu davası sonucunda ancak ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilen eczacının, işbu Protokol hükümlerini kabul etmesi ve başvuru formunu sunması halinde sözleşme yapmaktan kaçınamayacaktır. Ne var ki, davacı eczacı hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmemiş, her ne kadar uzun süre silahlı terör örgütü içerisinde bulunduğu, örgüt yöneticileri tarafından verilen görevleri tartışmaksızın ve sorgulamaksızın yerine getirdiği, emir ve talimatlara uyduğu, bu yönüyle örgüt iradesini kendi iradesinin önüne ve üstüne koyduğu tespit edilmiş ise de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına ilişkin yasal koşullar oluştuğundan, 52 37... sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmama şeklinde tezahür eden davranışının haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır. (Dairemizin 28.04.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ sayılı ilamı da aynı yöndedir).Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalı Kurumun, davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.