Anahtar kelimeler: Aşımı Kart Emrinin Öncesine Bakırköy Prim Kesinlik Zaman Şartı Eksiklikleri
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ... tarafından ... takip kart numaralı, ███████████ sayılı ödeme emrinin düzenlenerek 25.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde zaman aşımı süresi bakımından 08.12.1993 günü öncesine ve 06.07.2004 sonrasına dair prim alacaklarının BK md. 125'e göre 10 yıllık zaman aşımı süresinin olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren ise 93. madde gereğince zaman aşımı süresinin ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıl olarak düzenlendiğini, ödeme emrinde takibe alınan borcun türünün prim alacağı olarak gösterildiğini ve 2009 yılı Şubat-Haziran aylarına ait borç miktarlarının talep edildiğini belirterek, 2020 yılında ellerine ulaşan ödeme emrine karşı ileri sürdükleri zaman aşımı itirazlarının dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını süresinde açmadığını, süresinde açılmayan davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığı belirtilmiş ise de; dava konusu belgelerden anlaşılacağı üzere mezkür borcun zaman aşımına uğramadığını, Kurum tarafından yapılan işlemler neticesinde zaman aşımının kat edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafından her ne kadar müvekkiline takip yapılamayacağı belirtilmiş ise de, bunu kabul etmediklerini, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35.maddesi gereğince tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan denilmek suretiyle tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacaklar için de yasal takibin başlatılacağının açıkça düzenlendiğini, mükerrer 35.madde gereğince kanuni temsilcilerin müteselsil sorumlu olduğunu ve davacının ortağı olduğu şirketin iflas etmesinin hukuki durumda bir değişiklik yaratmadığını belirterek, açılan davanın öncelikle usulden, usulden uygun bulunmaması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulü ile ... tarafından davacıya gönderilen ... sayılı ███████████ sayılı ödeme emrine yapılan itirazın kabulü ile söz konusu ödeme emrinin zamanaşımına uğradığının tespiti ile iptaline, söz konusu ödeme emrinin zamanaşımına uğraması sebebiyle davacının sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu ve dava konusu borcun zamanaşımına uğramadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!