Anahtar kelimeler: Cye Kredili Konuyla Anlaşamadıkları Sakarya Özetini Yargısal Esaskarar Anlaştıkları İçerir

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/ Esas - 2026/
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
:VEKİLİ
:DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının ÖzetiDavacı vekili tarafından UYAP üzerinden ibraz edilen dava dilekçesi ile özetle; Tarafar arasında imzalanan Bankacılık Sözleşmesi uyarınca davalıya Kredi kullandırıldığını, davalılardan ....işbu sözleşmelerde Kefil sıfatına haiz olduğunu, alacaktan kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraflarca ödeme emrine, borca, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faizine, faiz oranına ve her türlü ferilerine itiraz edildiğini, söz konusu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından UYAP üzerinden Mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasında akdedilmiş borçlarla ilgili Sözleşmeler incelendiğinde her birinde davalı şirket ile davacı banka arasında Yetki Sözleşmesi yapıldığının anlaşıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olacağının belirtildiğini, Yetki Sözleşmesi gereğince kredi uyuşmazlıklarını İstanbul Çağlayan Mahkeme ve İcra Dairelerinde çözümlemeleri gerekmekte olup, bu nedenlerde Sayın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi bu uyuşmazlık kapsamında yetkisiz olduğunu, gönderilen ödeme emirlerinin hiçbirinde takibe dayanak belge sunulmadığını; kredi alacağına ilişkin herhangi bir kat ihtarnamesinin davalılara ulaştırılmadığını, borcun tamamı muaccel hale gelmediğini, asıl borçluya yönelik ihtar şartı dahi yerine getirilmediğinden kefilin sorumluluğundan bahsetmek mümkün olmadığınıbelirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları HususlarDava; banka Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında akdi ilişki hususu uyuşmazlık konusu değildir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; alacağın muaccel hale gelip gelmediği, kefilin sorumluğunun alacak nedeni ile bulunup bulunmadığı, davalıların davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, Mahkememizin yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkindir.III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan DelillerDava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve GKS incelenmiştirIV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlarYetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK 19/4).Yetki sözleşmesini düzenleyen HMK'nın 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılabilen bir hususun kamu düzenine ilişkin olduğundan söz edilemez. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için buradaki yetki, HMK 114/1-ç maddede düzenlenen dava şartı niteliğinde kesin yetki değildir. Taraflar aralarındaki sözleşmeyi her zaman değiştirebilir ve bazı hükümlerini de ortadan kaldırabilirler. Dava yetki sözleşmesinde belirtilenden başka yerde açılmış ve süresinde yetki itirazında bulunulmamış ise artık önceki yetki sözleşmesini ortadan kaldıran yeni bir yetki sözleşmesi kurulduğu ve dava açılan mahkemenin yetkili hale geldiğinin kabulü gerekir. HMK 17. madde açıkça tarafların iradesine önem verirken yetki sözleşmesindeki mahkemenin kesin yetkili olduğu ve bu yetkisinin taraflarca ortadan kaldırılamayacağı şeklinde bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir. Anlatılanların sonucu olarak sözleşmedeki mahkemenin münhasır yetkisi davalının yetki itirazında bulunulması halinde mahkemece dikkate alınması gerekir ise de bulunulmamış ise mahkemece kendiliğinden gözetilemez.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2021 T. 2017/(13)3-2501 E. ████████ K. Sayılı ilamında "... İcra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürmek, (şikâyet değil) itiraz yolu ile olur. İcra dairesi kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Borçlu, yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirir. Yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla (m. 62) birlikte yapılmalıdır (m. 50, II). Borçlu, süresi içinde ödeme emrine itiraz ederken, yetki itirazını da birlikte bildirmemişse, artık takibin bundan sonraki safhalarında yetki itirazında bulunamaz; icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır. Yani, alacaklı, borçlunun (esasa ilişkin) itirazının kaldırılması için icra mahkemesine başvurursa (m. 68 - 68/a), borçlu, icra mahkemesinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri süremez (m. 63). Bunun gibi, icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olan borçlu, (esasa ilişkin) itirazın kaldırılması talebini inceleyen icra mahkemesinin yetkisizliğini de ileri süremez. Çünkü, icra mahkemesinin yetkisi, icra dairesinin yetkisine göre belirlenir; borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmemekle, icra dairesinin ve dolayısıyla onun (icra dairesinin) tâbi bulunduğu icra mahkemesinin yetkisini kabul etmiş sayılır. Fakat, icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olan borçlu, hukuk mahkemesinin de yetkisini kabul etmiş sayılmaz. Yani, bu hâlde, alacaklı, aslında yetkisiz olan icra dairesinin bulunduğu yer hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açamaz; açarsa, borçlu, hukuk mahkemesinin yetkisine (ilk) itiraz edebilir (Kuru, s.180-181)...." denilmiştir.V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki SebeplerSomut olayda; taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmelerinde yetki sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme kapsamında İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin hüküm bulunduğu, davalı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından HMK'nın 17 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):1-Davalı aleyhine açılan davanın usule uygun yetki itirazının bulunması ve yetki sözleşmesi nedeni ile HMK'nın 17. maddesi doğrultusunda mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,3-HMK nun 331/2-3 maddesi uyarınca; kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edildiğinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,4-Kararın kesinleşmesinden sonra, süresi içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, talep üzerine ek karar ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026KatipE-imzalıdır.HakimE-imzalıdır.