Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Üye Talebi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ........VEKİLİ
: Av.....DAVALI
: ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVA
: TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili şirket ........ A.Ş. ile yukarıda bilgileri verilen sigorta şirketinin taraf olduğu 31.12.2022 başlangıç ve 31.12.2023 bitiş tarihli 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığını, İşbu poliçenin geçerli olduğu 17.03.2023 tarihinde, meydana gelen direk kazasına istinaden; müvekkile şirket aleyhine Beyşehir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyasından maddi tazminat talepli dava açıldığını, mahkememce davanın kabulüne karar verildiğini, kararın taraflarından istinaf edilmesi üzerine; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile kesin olarak istinaf taleplerinin reddine karar verdiğini, kesinleşen karar neticesinde, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen tazminat, faiz ve yargılama giderleri; Ankara 2. Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takibe konu edilmiştir. Müvekkili ........ tarafından işbu icra dosyasına 02.10.2024 tarihinde tarihinde 252.970,68 TL ödeme yapıldığını, işbu dava ve icra dosyası nedeniyle, müvekkili şirket ........ tarafından, ilgili vergi dairesine ayrıca 8.560,35 TL Gelir Vergisi Kesintisi ödendiğini, yine Beyşehir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyası nedeniyle müvekkili ........ tarafından, 05.03.2024 tarihinde 3.856,40 TL İstinaf Başvurusu için yapılan Harç Ödemesi, 7.882,35 TL Bakiye Harç Ödemesi ve 8.060,25 TL İstinaf Bakiye Karar Harcı ödemesi yapıldığını, Sorumluluk Sigorta Poliçesinde 2.500,00 USD muafiyet öngörüldüğünü, işbu poliçede muafiyet için olay başı ibaresi bulunmamakta olup, sadece bir kez muafiyet uygulaması yapılması icap ettiğini, buna göre sigorta şirketinin ödemesi gereken bedel 281.330,13 TL olduğunu, ancak işbu poliçede muafiyet uygulaması yapılıp yapılmadığını bilmedikleri için davalarını belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kaldıklarını, eğer daha önce muafiyet tenzili yapılmamış ise; müvekkili şirketin icra dosyasına yapmış olduğu ödeme tarihi olan 02.10.2024 tarihindeki merkez bankası USD satış kuru 34,2154 TL olduğunu, buna göre 2.500,00 USD x 34,2154 = 85.538,50 TL muafiyet tenzili gerektiğini, netice olarak 281.330,13 - 85.538,50 = 195.791,63 TL ödeme yapılması icap ettiğini, ( Velevki daha önce muafiyet tenzili yapılmamışsa) beyanla; Davalarının Belirsiz Alacak Davası olması nedeniyle (sigorta şirketi tarafından önceden muafiyet uygulanıp uygulanmadığının bilinmemesi nedeniyle) fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından ödenen 281.330,13 TL Rücuen Tazminat alacağının şimdilik 100,00 TL'sinin ödeme tarihlerinden (252.970,68 TL icra ödemesi ve 8.560,35 TL Gelir Vergisi Kesintisi için 02.10.2024, 3.856,40 TL İstinaf Başvurusu için yapılan Harç Ödemesi için 05.03.2024, 7.882,35 TL Bakiye Harç Ödemesi için 05.03.2024 ve 8.060,25 TL İstinaf Bakiye Karar Harcı ödemesi için 18.09.2024 tarihinden) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ........ A.Ş.' den tahsiline;, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu tazminat mahiyetinde olup davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili şirket karşısındaki hukuki durumu tacir olmayıp mahkememiz tarafından görevsizlik kararı verilmesinin gerektiğini, müvekkili ........ A.Ş.'nin genel merkezi Ümraniye/İstanbul olduğunu, davanın görülmesinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine, süresinde ve usulüne uygun bir ihbar yapılmadığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, dava konusu talep haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkin olup ticari avans faiz talep edilemeyeceğini, avans faiz, ancak işin ticari nitelikte olması ve yine ticari işletmeye ilişkin olması halinde talep edilebilen faiz türü olduğunu, ........ plakalı araçta oluştuğu iddia olunan değer kaybı yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ........ plakalı araçta oluştuğu iddia olunan araç mahrum kalma tazminatı yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ........ plakalı araçta oluştuğu iddia olunan hasar tazminatı, s-........-0-0 numaralı poliçede belirtilen muafiyet sınırları dahilinde yer aldığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca meydana gelen kazanın oluşumunda davalı sigortalının kusur ve sorumluluğunun aynı zamanda kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının tespitinin gerektiğini, davaya konu poliçede hukuksal koruma teminatı bulunmadığını, işbu nedenle davacı tarafın yapmış olduğu yargılama masrafları poliçe teminatı kapsamında olmadığını beyanla; Görevsizlik ve yetkisizlik itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesine yönelik itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, bu beyan ve savunmaları saklı tutularak; Esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla; tüm dosya delillerinin taraflarına tebliğine, talep edilen değer kaybına ve araç mahrumiyet bedeline yönelik taleplerin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilmemesi sebebiyle; hasar tazminatına yönelik talebin ise poliçe muafiyeti sınırlarında kaldığından davanın esastan reddine, poliçe kapsamında yapılan ödemelerin iş bu dosyaya celbine, işbu poliçe kapsamında yapılan/yapılacak ödemeler nispetince poliçe teminat limitinin eksildiğinin/tüketildiğinin dikkate alınmasına, tüm dosya delilleri taraflarına tebliğ edilmediğinden, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin ve müvekkili sigorta şirketinin faiz ve fer'iler yönünden bu aşamada sorumlu tutulamayacağının gözetilmesine, davanın ve temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden ferilerin reddi talebimizin kabul edilmemesi halinde; sorumluluklarının poliçe limiti ve teminatları dahilinde olmak üzere poliçede yer alan muafiyet hükümlerine göre dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olduğuna, haksız olarak açılmış bulunan davanın esastan dahi reddine, taleplerinin kabul görmediği taktirde dosyanın sigorta hukukçusunun da yer alacağı bir bilirkişi heyetine tevdi suretiyle incelenme yapılmasına, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunmakla; tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddine, ücreti vekaletin ve masrafların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2022-█████/2023 tarihlerini kapsayan 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzaladıkları, █████/2023 tarihinde davacı aleyhine Beyşehir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası üzerinden haksız fiile dayalı tazminat davası açıldığı, davanın kabulü ile 125.000,00 TL değer kaybı, 6.300,00 TL mahrum kalma bedeli ve 26.030,47 TL araç hasar değerine hükmedildiği, bu kapsamda davacının 282.330,13 TL ödeme yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmesinin sağladığı dönem içerisinde ilgili fiilin gerçekleştiği böylece teminat kapsamında olduğu, davacının yapmış olduğu ödeme kalemlerine ilişkin bilirkişi tarafından tespit yapıldığı, ilgili tespitin karar vermeye uygun olduğu dikkate alındığında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş;Davanın KABULÜ ile;282.330,03 TL'nin (252.970,68 TL icra ödemesi ve 9.560,35 TL Gelir Vergisi Kesintisi için 02.10.2024, 3.856,40 TL İstinaf Başvurusu için yapılan Harç Ödemesi için 05.03.2024, 7.882,35 TL Bakiye Harç Ödemesi için 05.03.2024 ve 8.060,25 TL İstinaf Bakiye Karar Harcı ödemesi için 18.09.2024 tarihinden) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ........ A.Ş.' den TAHSİLİ ile davacıya ÖDENMESİNE," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünün hukuka aykırı olduğunu, rücu alacağının niteliği gereği ödeme belgeleri ve dayanak karar ile objektif olarak belirlenebilir bir alacak olduğunu, aynı davada ikinci kez ıslah yapılmasının usule aykırı olduğunu, gerekçesiz ve denetime elverişli olmayan karar tesis edildiğini, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü bakımından belirleyici olan poliçe kapsamı, muafiyet hükümleri, teminat dışı zarar kalemleri ile temerrüt tarihi ve faiz başlangıcı hususlarında somut ve denetlenebilir herhangi bir gerekçe ortaya konulmadığını, teminat dışı zarar kalemlerinin rücu kapsamına dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, poliçede açıkça düzenlenen muafiyetin uygulanmamasının hatalı olduğunu, muafiyet altı kalan zarar yönünden sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sigortacının faiz sorumluluğunun temerrüt tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, diğer harç ödemeleri müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, faiz türü ve tarihine itiraz ettiklerini, davaya konu kazanın teminat kapsamında kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava; İşveren Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davacı tarafından dava dışı yaralananlara ödenen maddi tazminatın TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinden rücuen tazminine ilişkindir.-Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının incelenmesinde :6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. Maddesinde ”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.-Islah itirazının incelenmesinde
:Davacı tarafından açılan maddi tazminat istemlerinin irdelenmesi gerekir. Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir.Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez.Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildirmelidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının alacağının dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir.HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.Somut olayda ,dava dilekçesinin istem sonucu ve dilekçe içeriği tümüyle değerlendirildiğinde davasının“belirsiz alacak davası” olarak açtığı sonucuna varılmaktadır.6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle davacının 13.10.2025 tarihli dilekçesi talep arttırım dilekçesi olduğuna göre itirazın reddi gerekmiştir.-Teminat dışılık, muafiyet ve sair itirazların incelenmesinde:Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ........-...-........ poliçe nolu 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin sunulduğu, davalı tarafça aynı poliçenin ve S-........-0-0 poliçe nolu Üçüncü Şahıs Sorumluluk poliçesinin sunulduğu, her iki sigorta poliçesinin incelenmesinde muafiyet, prim ve rizikoların farklı olduğu, öncelikle bu mübayenetin giderilmesi ve taraflar arasında niza konusu poliçenin belirlenmesinden sonra muafiyet oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise muafiyet oranı ve azami miktarının irdelenmesi, yine taraflar arasında niza konusu olan 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi belirlendikten sonra davacının istemine konu olan tüm kalemlerin tek tek irdelenmek suretiyle istisnalar arasında olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alunıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmekteyken mahkemece eksik inceleme ile muafiyet oranları, poliçe şartları, teminat dışılık itirazları tartışılmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.-KABULE GÖRE DE;-Faiz tarihine ve türüne itirazın incelenmesinde:Bu itibarla, rizikonun dava açılmakla gerçekleştiği, dava açılması ile de davalı sigorta şirketine yapılan ihbarın zamanında olduğu ve bu nedenle de davalı sigorta şirketinin davacı şirketin dava dışı şahsa olay tarihinden itibaren faiziyle ödediği miktardan sorumlu bulunduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi ödeme tarihinden faize hükmedilmesi yine her iki tarafın da tacir olduğu nazara alınarak avans faizine hükmedilmesi yerinde olup itirazın reddi gerekmiştir. (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi ESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████)Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın sadece davalı tarafça istinaf edildiği aleyhe istinafın olmadığı gözetilerek kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,7- Konya ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı ........ A.Ş tarafından sunulan Nakit 655.000,00 TL bedelli teminatın İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.█████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.