Anahtar kelimeler: Reçetedeki Eczacının Eczanesinin Reçete Yakınına Yazısıyla İlaçların İmzanın Gaziantep Sahibine
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili eczacının ..... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 23.02.2011 tarihli yazısıyla; Kuruma fatura edilen 1 adet reçetedeki ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine ya da yakınına ait olmadığının ikinci kez tespit edildiği gerekçesiyle, 2010 yılı Protokolünün (6.3.3.) maddesi uyarınca sözleşmenin 1 ay feshedildiğinin, 8.963,00 TL cezai şart uygulandığının ve 958,32 TL yersiz ödenen reçete bedelinin müvekkilinin Kurum nezdindeki alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, reçete muhteviyatı ilaçların hastanın oğluna imza karşılığı teslim edildiğini ileri sürerek; fesih işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum denetim birimi tarafından düzenlenen 05.05.2010 tarihli ve 119 sayılı raporda yapılan tespitler doğrultusunda, davacı hakkında cezai işlem uygulandığını ve sözleşmenin feshedildiğini, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayla ilgili olarak davacı hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davada, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında verilen beraat kararının, Yargıtay incelemesinden geçerek 02.03.2016 tarihinde kesinleştiği, bu doğrultuda davalı Kurumun sözleşmeyi feshetmesinde haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, reçetedeki ilaçların hasta ya da yakınına teslim edilmediğini, fesih işleminin Protokol hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2010 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol (Protokol) uyarınca uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.
1. Taraflar arasında imzalanan Protokolün (6.3.3.) maddesi; "Eczacının, Kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Protokolün (6.3.3.) maddesindeki sorumluluğu bilerek sözleşmeyi imzalayan ve basiretli bir tacir gibi davranması beklenen eczacının, ilaçların tesliminde kendisinden beklenen özeni göstermesi ve ilaçların teslim edildiği kişinin hasta ya da yakını olduğunu gösterir belgenin ibrazını istemesi gerekmekte olup, anılan madde hükümlerinin uygulanabilmesi için hasta ya da yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin kuruma fatura edilmiş olması yeterli olduğundan, eczacı ya da çalışanlarının kastı veya dahli aranmaz.
Somut uyuşmazlıkta; davaya konu cezai işlemin; davalı Kuruma yapılan şikayet üzerine gerçekleştirildiği, cezanın ise ifadesi başvurulan hasta O.Ö.nün beyanının esas alındığı, ancak yargılama sürecinde hasta O.Ö. ve hasta yakını İ.Ö.nün tanık olarak dinlenilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve uyuşmazlığın maddi vakıaya ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde belirtilen "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" kapsamında mevcut vakıalardaki eksiklik, belirsizlik veya çelişkinin giderilmesi için davalı Kurumca ifadesine başvurulan hasta ve yakınının tanık olarak dinlenmesinin de mümkün olduğu gözetilerek, Kurum teftiş raporunda ifadesi alınan hasta ve yakınının tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!