Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2021
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.
DAVA
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Davalı ile müvekkili arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçinin işten çıkartılması sonucunda hem müvekkili hem davalı aleyhine dava açıldığını, Ankara 29. İş Mahkemesi'nin █████████ - ████████ E.K sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin takibe konulduğunu ve 31.349,58 TL'nin müvekkili tarafnıdan icra dosyalarına yatırıldığını, bu bedellerden davalının sorumlu olduğunu öne sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle
: Asıl işverenin davacı olması nedeniyle alacağın rücu edilmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacıya müvekkili şirket bünyesinde çalışan bir çok işçi tarafından dava açıldığını, bu davaların davacının tek taraflı ve haksız olarak gerçekleştirdiği ihalenin iptali eyleminden kaynaklandığını, davacının kendi kusurlu davranışlarının davaların açılmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince
: "... Davacı taraflar arasındaki hizmet alımına ait sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan işçi yönünden, sorumlu oldukları tazminatın rücuen ödenmesi isteminde bulunmuş olup, Dava Hizmet Alım Sözleşmelerine istinaden açıldığından, iş alacaklarından sorumluluk hizmet alım sözleşmesi hükümleri çerçevesinde belirlenir, hizmet alım sözleşmesinde hüküm bulunmaması halinde İş hukuku mevzuatına göre yüklenici ve işveren işçiye karşı işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar. Ancak işçinin yüklenici işçisi olması nedeniyle işçilik alacaklarından hizmet sözleşmesi kapsamında nihai olarak yüklenici sorumludur. İş kanunda, alt işveren tarafından çalıştırılan işçiye karşı asıl işverenin de sorumlu kılınması, asıl işverenin iç ilişki açısından da, asıl sorumlu konuma geldiği şeklinde değerlendirilmez. Bu çerçevede her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ile imzalanan sözleşmenin ve eklerinin incelenmesinde işçilik alacaklarından sorumluluğa ilişkin düzenlenmelerin yer almadığı ve bu nedenle davalının bu döneme ilişkin sorumluluğunun davacı ile yarı yarıya olacağına ilişkin hesaplama yapılmışsa da, davalının İş hukuku mevzuatı uyarınca tam sorumlu olduğu dikkate alınmakla yapılan hesaplamaya göre; Davanın kabulü ile, davacının, dava dışı işçi ...'e yapmış olduğu ödemeler kapsamında toplam 31.349,58 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve alacağın 2.722,88 TL'sine 28.06.2018 tarihinden, 28.626,70 TL'sine 10.09.2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçilik alacaklarının tamamının alt işveren müvekkili şirkete rücu edilmesinin yasaya aykırı olduğu, İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde asıl işverenin, alt işverenlerin işçi çalıştırdığı döneme ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun düzenlendiği, fesih sonucunda ortaya çıkan işçilik alacaklarının tamamından müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönünde verilen mahkeme kararının hem hukuka hem de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, aksi kanaat düşünülürse de müvekkili şirketin davaya konu işçilik alacaklarının ancak yarısından sorumlu olabileceği, imzalanan sözleşmenin ve eklerinin incelenmesinde sorumluluğa ilişkin düzenlemelerin yer almadığının görüldüğü, bu durumda da tarafların birbirlerine karşı ancak ödedikleri miktarın yarısını rücu edebilecekleri nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince verilen kararın idareleri lehine onanmasını, davalı tarafın istinaf talebinin reddini, davanın tam kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına
b)Alınması gereken 2.141,49 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 535,37 TL harcın düşümü ile kalan 1.606,12 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!