Anahtar kelimeler: Gaziosmanpaşa Murisleri İkame Muris Noterliğinin Ettirdiğini Yevmiye Diş Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalıların murisleri ....'un müvekkiline ..... Noterliğinin 07.08.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesini verdiğini, muris ile vekalet ücreti sözleşmesi imzalandığını, vekalet sözleşmesi kapsamında Gaziosmanpaşa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş. sayılı dosyası ile delil tespiti davasını ikame ettirdiğini, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulanarak ilgili sorumlu kişiler aleyhine ... numaralı soruşturma dosyasını açtırdığını, akabinde müvekkilinin Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davasını açtığını, yine Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile sözleşmenin haklı nedenle feshi, eksik ve ayıplı işlere yönelik tazminat, kira tazminatı, cezai şarta yönelik tazminat ile el atmanın önlenmesi şeklindeki talepleri içeren davayı ikame ettiğini, vekalet ücreti sözleşmesine göre iptali istenen gayrimenkullerin değeri, tazminat ve ecrimisil değerleri toplamının %17'sinin avukatlık ücreti olarak belirlendiğini, dosyaların kesinleşmesinden kısa süre önce murisin vefat ettiğini, mirasçı olan davalıların vekalet ücreti alacağını ödemediğini belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL akdi ve 1.000,00 TL karşı yan vekalet ücreti alacağını talep etmiş; 25.12.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi raporunu kabul etmediğini, bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını saklı tuttuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla akdi vekalet ücreti alacağını 40.000,00 TL artırarak 50.000,00 TL akdi vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; sözleşmedeki imzanın murise ait olmadığını, sözleşmede gabin söz konusu olduğunu, avukat sözleşmesinin ücret yönünden belirli olmadığını, vekalet alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının vekillik görevi iş sahibinin vefatı nedeniyle sona erdiği, vefat halinde vekilin vefat tarihine kadar yapmış olduğu iş ve işlemler yönünden harcanan emek ve zaman dikkate alınarak ücret belirlenmesi gerektiği, davacının takip ettiği dosyalar incelendiğinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalar yönünden dosyalardan birinin istinaf etmeden kesinleştiği, diğeri yönünden ise istinaf edilmemesi yönünde talimat bulunduğu, savcılık dosyası yönünden verilen kararın kesinleştiği, delil tespiti davasının ise bilirkişi raporu alınmakla sona erdiği dikkate alındığında davacının takip ettiği tüm işler yönünden %100 ücrete hak kazandığı, davacının müteveffa ile imzaladığı ücret sözleşmesi gereği dayanak davalara konu taşınmaz değeri üzerinden %17 oranında ücret belirlenmesi gerektiğini beyan etmiş ise de; taşınmazların hangileri olduğu, hangi tarihin dikkate alınacağı hususları sözleşmede net bilgi olmadığından sözleşmenin bu maddesinin geçersiz olduğu, ancak sözleşmede aynı zamanda "dava değeri" ifadesi de yer aldığından harca esas değer üzerinden %17 oran dikkate alınarak akdi vekalet ücreti hesaplanmasının tarafların iradelerine uygun olduğu, davacının akdi vekalet ücreti 12.421,00 TL ve kanuni vekalet ücreti 10.192,00 TL olmak üzere toplam vekalet ücreti alacağı 22.613,00 TL olduğu gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne, 11.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 11.613,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren olmak üzere toplam 22.613,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karar tarihi itibari ile istinaf sınırı 40.000,00 TL (2025 yılı) olup bu miktarın altındaki kararların kesin olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabul ve red oranı göz önünde bulundurulduğunda istinaf edilen miktarın karar tarihi itibariyle istinaf sınırının altında olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf kanun yolu başvurusunun, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm miktar itibariyle kesin olması nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2025 tarihli ek kararıyla; temyiz edilen kararın kesin kararlardan olduğu, temyiz kanun yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) m. 366 yollamasıyla aynı Kanunun 346/1 uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ıslah dilekçesinde fazlaya dair hakkın saklı tutulduğunu, miktarın kesinlik sınırı içinde kalmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muris adına takip edilen dava dosyalarından kaynaklanan akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir.1. Her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle, 11.06.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilinin belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah edilerek 50.000,00 TL akdi vekalet ücreti alacağı ve 1.000,00 TL karşı yan vekalet ücreti alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 11.06.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz taleplerinin esastan incelenmesi gerekmiştir.2. 6100 sayılı Kanunun 341. maddesinde miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararlarının kesin olduğu alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, ek 1. maddesinin birinci fıkrasında 341. maddedeki parasal sınırın parasal her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı tarafından hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açılan davaya belirsiz alacak davası denir (HMK m. 107).Temyiz konusu edilen dava, 6100 sayılı Kanunun 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olup, alacağın bir kısmı dava konusu edilmiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına süresi içinde davacı tarafça itiraz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafa ıslah için kesin süre verilmesinden sonra davacı vekilince kesin süre içinde fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla talep 40.000,00 TL olarak artırılarak ıslah edilmiştir. Şu halde alacağın belirli hale geldiği ve dava değerinin harcı yatırılan miktar kadar olduğu kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olduğundan söz edilemez.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılması gerekirken, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılmasıyla dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 11.06.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi 24.04.2025 tarihli kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.