Anahtar kelimeler: Yakınlarının Kız Kaybettiğini Annesi Ölen Babası Yolcu Kardeşinin Karıştığı Araçta

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın 09.04.2016 tarihinde davacının babası olan ...'ün kullanımındaki araç ile karıştığı trafik kazası sonucunda davacının babası, araçta yolcu olarak bulunan annesi ve kız kardeşinin hayatını kaybettiğini, davacının ölen yakınlarının desteklerinden yoksun kaldığını, davacının babasına ait aracın kaza sonrası kullanılamaz hale geldiğini, manevi olarak büyük bir yıkıma uğradığını belirterek davalı ... ve .. ve Ticaret A.Ş.’den 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç hasarı 350,00 TL ...'ün vefatı, 350,00 TL ...'ün vefatı ve 200,00 TL ...'ün vefatından ötürü olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.05.2018 tarihli ıslah dilekeçesi ile maddi tazminat talebini araçta oluşan zarar için 3.750,00 TL'ye, müvekkilinin desteğinden yoksun kaldığı babası ... Yönünden 8.308,29 TL'ye, müvekkilinin desteğinden yoksun kaldığı annesi ... yönünden 3.318,89 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın müteveffa ...'ün ağır kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı .. Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Burdur mahkemeleri olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru olmadığını, kazaya araçtaki bir bozukluğun da sebebiyet vermediğini, müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün kazada kusuru olmadığını, müteveffa ...'ün kazaya sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Dava dilekçesi usulüne uygun bir şekilde davalı ...Ş.'ye tebliğ edilmiş olmasına karşın cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat taleplerine ilişkin davanın arttırılan haliyle kısmen kabulüne, ...'ün vefatından ötürü 5.183,49 TL, ...'ün vefatından ötürü 2.054,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 05.12.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, araç hasarından kaynaklanan 3.750,00 TL'nin davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Yem San.ve Tic. A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar sürücü ve işleten vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştirV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil ...’ün çekirdek ailesinin tümünü kaybettiği trafik kazasının davalı ...’ın açık kusuru sonucu gerçekleştiğini, tüm ailesini kaybetmiş olan müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenlerin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.Somut olayda, davacının ölenlere yakınlığı ( ölenlerin annesi, babası ve kız kardeşi olması), olay tarihi, davalı tarafın bir miktar kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde ve ayrıca her ne kadar davacının hangi ölümden dolayı ne kadar manevi tazminat istediği belirtilmemiş, mahkemece de bu husus açıklattırılmaksızın hangi ölümden dolayı ne kadar manevi tazminat takdir edildiği belirtilmemiş ise de bu hususun sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla mahkemece davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.