Anahtar kelimeler: Platform Durdurduğu Ekstresinde Kargo Yansıtma Cari Satışlar Sürülerek Destek Niyetli

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasında ... ... Sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davalının platform üzerinden gerçekleştirdiği satışlar nedeniyle komisyon, iade yansıtma ve kargo destek bedellerinden kaynaklanan 1.064,68 TL borcunun cari hesap ekstresinde sabit olduğu, bu alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca
itiraz ederek takibi haksız ve kötü niyetli şekilde durdurduğu, yapılan itirazın dayanaksız olduğu, alacağın ticari defter ve kayıtlarla ispatlanabilir nitelikte bulunduğu ileri sürülerek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı, davacı ... ... .... A.Ş. tarafından ... platformu
üzerinden yapılan satışlar nedeniyle 1.064,68 TL borcu bulunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine süresinde itiraz ettiğini, müvekkil şirketin ticari merkezinin Esenyurt/İstanbul’da
bulunduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığından Büyükçekmece Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, davacının dayandığı cari hesap ekstresinin tek taraflı düzenlenmiş olup alacağın varlığını ispatlamadığını, platform işlemlerinde iade, iptal, komisyon ve kargo kesintileri nedeniyle yapılan mahsuplaşmalar sonucunda davalının borçlu değil aksine alacaklı konumda
olduğunu, davacı tarafça ayıplı ürün, iade ve hakem heyei kararlarına ilişkin herhangi bir somut belge sunulmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetle başlatıldığını, öncelikle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın reddini, icra itirazının haklılığının tespitini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini savunmuştur.
DELİLLER
:
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 1.064,68TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce atanan bilirkişi ...'nin hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda "davacı tarafından dosyaya sunulan ve taraflarını (Davacı) ... ...
Hizmetler ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından, borçlu (Davalı) ... Ltd.Şti.’nin oluşturduğu ... ... Sözleşme ’sinin mevcut
olduğu, bu sözleşmenin KAYİTLARİN GEÇERLİLİĞİ başlıklı 13 maddesi “…...,
Sözleşme’nin akdi ve/veya uygulamasından doğan her türlü uyuşmazlıkta, ...’in belge ve kayıtlarının geçerli, bağlayıcı ve kesin delil teşkil edeceğini, ...’i yemin teklifinden beri kıldığını ve Sözleşme’nin bu maddesinin 6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 193. Maddesi anlamında kesin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder…” şeklinde olduğu,
buna göre taraflar arasındaki yaşanacak ihtilafta davacı defter, kayıt ve belgelerine itibari edileceğinin davalı tarafından peşinen kabul edildiğinin anlaşıldığı ve bu
yönde hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Mahkemenize ait olduğu, davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının süresi içinde onaylandığı ve defterlerin davacı lehine delil vasfını haiz olduğu,
incelenen davacı defterlerine göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2024 yılı öncesine dayandığı ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu,
davacının takip bakiyesinin 3 adet faturadan kaynaklandığı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.064,48 TL alacaklı olduğu, davalının bilirkişi incelemesine katılmadığı ve ticari defter ve belgelerini ibraz
etmediği, bu hususun delil değerlendirmesinde Mahkemenin takdirinde olduğu, bununla birlikte davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan ve
davacı ile olan ticari ilişkisini gösteren cari hesap dökümü incelendiğinde; nihai tüketicilere yapılan satışların bu hesabın borcuna buna karşılık davalı tarafından
gönderilen tutarları bu hesabın alacağına kaydettiği ve bu hesabın 31.12.2024 tarihi itibariyle 13.730,91 TL alacaklı durumda olduğu, ancak davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmediğinden davacı defterleri ile karşılaştırma yapmanın mümkün olmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediği, fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu ve cevap dilekçelerinde söz konusu hizmetin alınmadığı yönünde de biri itirazın bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı
defterlerinin kesin delil olacağının kararlaştırıldığı, bu açıklamalar ışığında söz konusu faturaların bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği ve davacının
takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği tutarın 1.064,48 TL olabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki (... satış sözleşmesi kapsamında) ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli ... imza ile ... posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki ... ... ... Sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 1.064,68 TL tutarlı cari hesap alacağından kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya toplamda 1.064,68-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 212,93TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.908,30TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 1.064,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!