Anahtar kelimeler: Mevkiinde Hakimiyetindeki Fiilden Hasarlı Esnasında Yazildiği Karıştığını Katip Kazasına Kazasından

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; █████/2025 tarihinde davacı adına kayıtlı kaza esnasında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı adına kayıtlı kaza esnasında davalının hakimiyetindeki ... plakalı araç ... İli, ... İlçesi, ... mevkiinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını beyanla davanın Kabulü ile, █████/2025 tarihli trafik kazasından kaynaklı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK. Madde 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL hasar fark bedeli tazminatı, 100,00 TL araç değer kaybı tazminatı ve 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatı bedeli olmak üzere toplamda 300,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ DELİLLER
:... ... Vergi Dairesine, ... ... Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davalının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar fark bedeli, değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, “Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir.TTK’nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde ise; ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan kişilerin esnaf ve sanatkâr sayılacağı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu ileri sürülen hasar fark bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle eldeki davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı açıktır. Bu durumda davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir.Davacı şirketin tüzel kişi tacir olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davalı gerçek kişi yönünden yapılan araştırmada; ... Odası kayıtlarında davalı adına herhangi bir ticaret sicil kaydının bulunmadığı, ... ... Birliği’nin █████/2026 tarihli cevabi yazısında ise davalının ... sistemine kayıtlı olduğunun, “oto lastik onarımı” faaliyetinde bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün cevabi yazısında da davalının; kaza tarihi olan 2025 yılı itibariyle, vergi mükellefi olmadığı, █████/2017-█████/2023 tarihleri arasında ise, “motorlu kara taşıtlarının lastik onarımı faaliyetleri” kapsamında gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.Bu itibarla, davalının faaliyetinin sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayalı oto lastik onarım faaliyeti niteliğinde bulunduğu ve esnaf siciline kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalının kaza tarihi itibariyle aktif bir vergi kaydının da bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla davalının ticari faaliyet hacminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını gerektirecek boyuta ulaşmadığı, faaliyetinin esnaf sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını haiz olmadığı, bu itibarla eldeki davanın nispi ticari dava niteliği de taşımadığı görüldüğünden uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, ... 1. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarihli ve 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak, dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖNDERİLMESİNE,4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2026Katip ...✍E-ImzalıdırHakim ...✍E-Imzalıdır