Anahtar kelimeler: Kavuşmasını Ekstresinin Satımına Satımdan Geciktirme Yedek Yapımı Taşımaktadır Parça Makine

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ile davalı arasında makine yapımı ve yedek parça satımına dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ilişkisi neticesinde ortaya çıkan cari hesap ekstresinin bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesi 2025/... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, yalnızca müvekkilin alacağına kavuşmasını geciktirme amacı taşımaktadır. zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç alınamadığını beyanla davanın kabulüne , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... satımına ilişkin bir satış sözleşmesi bulunduğunu, uyuşmazlığın temelini ise davacı tarafından teslim edilen makinenin ayıplı olmasının oluşturduğunu, davacı şirket tarafından satın alınan makine teslimden kısa süre sonra olağan kullanım şartları altında sürekli arızalar verdiğini, yapılan incelemelerde makinede yağ kaçakları, paslanmalar ve imalat hataları bulunduğunun anlaşıldığını, bu ayıplar davacı tarafa defalarca bildirilmesine rağmen davacı tarafça kalıcı ve sonuç alıcı bir çözüm sağlanmadığını, davacı şirketin, Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğunu ve bu durum davacı tarafa noter ihtarnamesi ile açıkça bildirildiğini beyanla davanın reddine, davacı tarafça ... 5. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında ileri sürülen alacak iddiasının ayıplı mal teslimine dayanan uyuşmazlık nedeniyle tartışmalı olması ve likit nitelik taşımaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlatması ve işbu davayı açması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafın alacak iddiasının kısmen veya tamamen kabulü halinde dahi, ayıplı makine teslimi nedeniyle müvekkil şirketin davacıdan olan alacakları ve zararları bulunduğundan takas ve mahsup taleplerinin dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ DELİLLER
:... 5. Genel İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyasının celp edildiği görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK’nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle usulüne uygun şekilde başlatılmış ve borçlunun itirazı üzerine durmuş geçerli bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması ve borçlunun süresi içerisinde yetki itirazında bulunması hâlinde, yetki itirazı bertaraf edilmeden yapılan takip geçerli bir takip niteliği kazanmayacağından itirazın iptali davasının esasının incelenmesi mümkün değildir.İcra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın, İİK’nın 50. maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir.Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen götürülecek borç hükümlerinin, niteliği itibariyle salt para borçlarına ilişkin olduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve karşılıklı edimlerin kapsamı ile ifanın gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin çekişmeli olduğu uyuşmazlıklarda uygulama imkânı bulunmadığı kabul edilmektedir. Aksi hâlde bütün para alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda alacaklının yerleşim yerinin yetkili kabul edilmesi sonucu doğacak olup, bu durum genel yetki kurallarını işlevsiz hâle getirecektir. Nitekim ... 6. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) yerleşik uygulamaları da bu yöndedir.Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça ... 5. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile 121.146,62-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamındaki fatura içerikleri, cari hesap hareketleri ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin özel nitelikli sanayi tipi lazer kesim makinesinin temin, teslim, kurulum ve kullanım amacına uygun şekilde çalışır halde teslimine ilişkin karma nitelikli bir sözleşme ilişkisine dayandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça makinenin ayıplı olduğu, edimlerin gereği gibi yerine getirilmediği ve sözleşmeden dönme şartlarının oluştuğu savunulmuş olup, bu haliyle uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı görülmüştür.Davalının yerleşim yerinin ... olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan “davalının fabrika adresinde bizzat tarafımca çekilen kuruluma başlama ve kurulumun bitimine dair fotoğraflar dilekçemiz ekinde sunulmuştur” şeklindeki beyanı ile dosyaya sunduğu görseller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin ifa yerinin de .../... olduğu anlaşılmıştır. Buna rağmen dava konusu icra takibinin ... İcra Müdürlüğü’nde başlatıldığı görülmüştür. Bununla birlikte, 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesinin de iş bu davada uygulama yeri bulunmadığından, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olduğu, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip nedeniyle İİK’nın 67. maddesi anlamında usulüne uygun yapılmış geçerli bir icra takibinin anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK m.114/2 ve m.115/2 uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin incelenmesinde; Tarifenin “Görevsizlik, yetkisizlik, dava şartı yokluğu ve benzeri nedenlerle davanın reddi” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı maktu tutarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.Aynı Tarifenin 13. maddesinde ise, konusu para veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücretinin nispi olarak belirleneceği, hükmedilecek ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, ayrıca bu düzenlemenin 7. maddenin ikinci fıkrası yönünden istisna teşkil ettiği hüküm altına alınmıştır.Eldeki davada, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, dava değeri ise 121.146,62-TL’dir. Bu durumda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 ve 13. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu miktarın davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenen maktu vekâlet ücretini aşamayacağı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, nispi olarak hesaplanan vekâlet ücretinin maktu vekâlet ücretinin altında kalamayacağı yönünde Tarifede açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Somut olayda dava değeri olan 121.146,62-TL üzerinden Tarife uyarınca %16 oranında hesaplanan 19.383,46-TL vekâlet ücretinin, Asliye Ticaret Mahkemeleri için belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı lehine 19.383,46-TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın 1.463,16-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 731,16-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 19.383,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip✍E-ImzalıdırHakim✍E-Imzalıdır