Anahtar kelimeler: Açtırmış Dövizin Kredili Tavsiyeleri Dönüşümünün Kredilerden İlçesinde Unvanı Yönlendirmeleri Desteklenmesi

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:Av.Av.DAVALI
:VEKİLİ
:Av.DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Davacı ...'in "... ... ..." ticaret unvanı ile ... ili, ... ilçesinde yer alan ticari işletmesini kendi adına işleten gerçek kişi tacir olduğunu, davacı, davalı ... Bankası Anonim Şirketin'nin ... mevduat hesabı açtırmış olup davalı bankanın yönlendirmeleri ve yatırım tavsiyeleri doğrultusunda dövizin dönüşümünün desteklenmesi uygulamasına katılmaya teşvik edildiğini, bu kapsamda davacının dövizi satılarak Türk lirasına dönüştürüldüğünü, uzun bir süre boyunca gerçekleştirilen bu bankacılık operasyonları sonunda, dövizin dönüştürülmesinin desteklenmesinin de sona ermesiyle davalı banka, davacının gerçek kişi tacir olduğunu, ... ... ... Bankası Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ'e göre ancak tüzel kişi tacirlerin bu uygulamaya katılabileceğini belirtildiğini, bu kapsamda davalı banka, herhangi bir yargı veya tedbir kararı olmadan müşterisi davacının hesaplarına el koymuş ve 83.669,01 Türk lirasını haksız bir şekilde gasp ettiğini, davacı, davalı bankayı tüzel kişi tacir olduğu vb. yönde aldatmadığını, eskiden beri davalı banka ile çalışmakta olup bankaya sunduğu tüm evrakta gerçek kişi olduğunu, keza müşteri edinimlerinde ve devam eden süreçte müşterinin tanınması () günümüzde belki de bankaların en büyük sorumluluğunda olduğunu, öte yandan davacının ticari faaliyet alanı ... eşyası satımı olup finansal alanda uzmanlığının olmadığını, diğer bir ifadeyle, davacının, davaya konu işlemlerin hatalı olup olmaması hakkında çıkarımlarda bulunmasına imkan veren hukuki ve teknik bilgisi ya da finansal okur yazarlığı bulunmadığını, kendisi yalnızca kendi ticaret alanı olan ... eşyası satımıyla ilgilenmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrasında da "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" kuralı getirilmiş olup öğretide "ticaretine ait" ifadesiyle kendi iş alanının kastedildiği, her tacirin karışık finansal araçlar ve iş süreçleri hakkında bilgi sahibi olmasının beklenmeyeceği ifade edildiğini, bilakis davacı, finansal alanda uzmanlığı olan, "kuruluş/faaliyet izni ve ruhsat/lisans alma koşuluyla kurulan", bu sebeple kendisine finansal hizmetler sunma yönünde ayrıcalıklar tanınan, "uzmanlık seviyesinde işgören", öğretide görüş birliğiyle ve yargı kararlarında istikar bir şekilde "güven (itimat) kurumu" olarak nitelendirilen ve basiretli tacirden dahi daha üst bir özen seviyesinde faaliyetleri yürütmek zorunda olan davalı bankanın ısrarlı yatırım tavsiyeleri üzerine uygulamaya katıldığını, bu uygulama sebebiyle davacı başkaca finansman ve yatırım imkanlarından mahrum kalmış, hatta anılan Tebliğ sebebiyle "döviz alımı yapmama yükümlülüğü" altına girmiş tüm bunların karşısında, bu uygulamadan elde edilen tüm karına davalı bankaca haksız el konulduğunu, davalı, davacının hesaplarındaki paraya el koyarken ne bir dava açmış ne de bir tedbir kararı almış açıkça sözleşmeye, kanuna aykırı ve haksız fiil niteliğinde eylem gerçekleştirdiğini, bankaların, ülkemizde "güven kurumu" olması, finansman konusunda basiretli iş adamı gibi davranmakla yükümlü olmanın ötesinde diğer tacirlere kıyasla özen seviyelerinin daha yüksek (izinle yürütülen ve uzmanlık gerektiren faaliyetlerden) olması gerekmesinin karşısında davalı bankanın hatalı ve hileli tutumu nedeniyle yanlış uygulamadan ... eşyasının satımıyla uğraşan gerçek kişi tacir olan davacı sorumlu tutulamayacağını, davacının tüm zararı ticari faiziyle birlikte giderilmelidir. Nitekim Yargıtayın yerleşik içtihatları da huzurdaki yargılamada olduğu gibi müşterinin niteliklerinin tespiti ve doğru hesaplamaların yapılması hususlarında tüm kusurun özel izinle kurulan ve kendisine bir çok faaliyet alanında ayrıcalık tanınan uzmanlık derecesinde özene sahip bulunması gereken bankalarda olduğu kabul edildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumlu sonuçlanmadığını, tüm bu nedenlerle ile davacının uğradığı tüm maddi ve manevi zararların tazmini ile kredi notu gibi hiçbir şekilde mağdur olmamasını sağlayacak şekilde hesapların eski hale getirilmesine/valör tarihlerinin düzeltilmesine ve davacının elde etmesi mümkün görülen tüm menfaatin karşılığının 3095 sayılı kanun m.2/2'de belirtilen ticari avans faiziyle ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin faizleriyle davalıya yükletilmesin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkil banka 2023/ sayılı tebliğ kapsamında hareket etmiş olup, uhdesine aldığı bir tutar bulunmadığını, 2023/ sayılı Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasının Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında davacı tarafından tebliğde belirtilen destek ödemesinin talep edilmesi üzerine davacıya destek ödemesi yapıldığını, davacıdan bu kapsamda İhracat Bedeli Kabul Belgesi Talimatı ve Döviz Dönüşüm Desteği Taahhütnameleri imzalanarak müvekkil bankaya sunulduğunu, ancak Tebliğ’in 3. Maddesinde yer alan “Firmalar: ... ve ... Bankasınca belirlenen diğer mali kuruluşlar hariç olmak üzere ...’de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliği haiz firmaları ifade eder” şeklinde yer alan tanıma davacının şahıs firması olması sebebiyle uygun olmadığı anlaşıldığını, ... Cumhuriyeti ... Bankası tarafından davacının Tebliğ’deki şartlara uygun olmadığı tespit edilmiş ve davacıya ödenmiş olan destek ödemesi tutarlarının faizi ile birlikte iadesi talep edildiğini, bu sebeple, davacı tarafından alınmış olan destek ödemesi tutarı ilgili Tebliğ kapsamındaki şartları karşılamaması sebebiyle ... ... ... Bankası’nın destek ödeme tutar ve faiz hesaplamaları doğrultusunda ve Bankamızla akdetmiş olduğunuz Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında hesabından tahsil edilmiş, ... Bankası’na iade edildiğini, nitekim Bankacılık Hizmet Sözleşmesi'nin 9.6.1 maddesinde "Banka vadesi gelmese bile alacaklarını, müşteriye bildirimde bulunmaya gerek duymaksızın, Müşterinin Bankadan olan her türlü alacağı veya Müşteri hesabına tahsil ettiği senet bedelleri ile takas ve mahsup etmeye yetkilidir." hükmü düzenlendiğini, müvekkil Banka bu kapsamda ... Bankası tarafından iade alınan tutarları davacının hesabından tahsil ettiğini, davacı taraf mezkur tebliğe aykırı hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde yaptırım tutarlarını ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacı taraf tacir olup türk ticaret kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince; en az müvekkil banka kadar basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, yine davacının özen yükümlülüğü de bulunduğunu, ... bankasına davacının destek ödemesinin iade edilmesiyle davacı sebepsiz zenginleşmiş olmakta ve sebepsiz zenginleşme hükümlerince tutarların iadesi gerektiğini, bu nedenlerle işbu davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, son aşamada hukuki dayanaktan yoksun olan davanın tümüyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:Dava, bankaca kullandırılan ticari kredilerden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Mahkememiz dosyası konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 özetle: Taraflar arasında bila tarihli "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi", 13.12.2023 tarihli "İhracat Bedelli Kabul Belgesi Talimatı " ve █████/2023,█████/2023 ve █████/2023 tarihli "Döviz Dönüşüm Desteği Taahhütnamesi" imzalandığını, dava dosyasına sunulan 10 Ocak 2025 tarih ... sayılı Sicil Gazetesinin Gerçek Kişiler başlıklı bölümünde; "Ticaret Ünvanı ... ... ..." Adres ;... .../... adresinde ticaret yapan ...'in Gerçek Kişi tacir olarak tescil olduğunu, yapılan Sözleşmeler çerçevesinde davalı/borçluya Türk Lirasına çevrilen tutarın %2'si kadar döviz dönüşüm desteği, söz konusu tebliğin 3. maddesi kapsamında ilgili destekten sadece "...'de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliğe haiz firmalar yararlanabileceğinden" davalının gerçek kişi olduğu dava dosyasına sunulan 10 Ocak 2025 tarih 11247 sayılı Sicil Gazetesinin Gerçek Kişiler başlıklı bölümünden anlaşıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının, davalı bankanın yönlendirmesi- yatırım tavsiyeleri sonucunda döviz dönüşüm desteklenmesi uygulamasına katıldığı, davacının dövizinin satılarak TL'ye dönüştürüldüğü ancak davalı banka tarafından bu destek uygulamasından sadece tüzel kişi tacirlerin faydalanabileceği iddiasıyla davacıdan hesabından haksız olarak 83.669,01 TL nin tahsil edildiği iddiasına dayalı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin mevzuata uygun olup olmadığı, mevzuata uygun ise yapılması gereken gerçek kesinti bedelinin tespit edilmesi amacıyla dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş , bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; Taraflar arasında "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi", 13.12.2023 tarihli "İhracat Bedelli Kabul Belgesi Talimatı " ve █████/2023,█████/2023 ve █████/2023 tarihli "Döviz Dönüşüm Desteği Taahhütnamesi" imzalandığı, dava dosyasına sunulan 10 Ocak 2025 tarih ... sayılı Sicil Gazetesinin Gerçek Kişiler başlıklı bölümünde; "Ticaret Ünvanı .../... adresinde ticaret yapan ...'in Gerçek Kişi tacir olarak tescil olduğunu, yapılan Sözleşmeler çerçevesinde davalı/borçluya Türk Lirasına çevrilen tutarın %2'si kadar döviz dönüşüm desteği, söz konusu tebliğin 3. maddesi kapsamında ilgili destekten sadece "...'de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliğe haiz firmalar yararlanabileceği'' belirtilmekle, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte; her ne kadar davacı tarafça, davalı bankanın kendisinden döviz dönüşüm desteği kapsamında haksız olarak tahsilatlar yapıldığı iddia edilmiş ise de ''Firmaların Yurtdışı Kaynaklı Dövizlerinin TL'ye dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğe İlişki Uygulama Talimatı'nın 3. Maddesinin 1.Ç bendinde uygulamadan ... ve ... bankasınca belirlenen diğer mali kuruluşlar hariç olmak üzere ...'de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliği haiz firmaların faydalanabileceğinin belirtildiği, davacının gelen müzekkere cevaplarında da belirtildiği üzere gerçek kişi tacir olduğu, basiretli olarak davranması gerektiği, döviz dönüşüm desteğinden faydalanması mümkün olmamasına rağmen davalı banka ile sözleşmenin akdedildiği, davalı tarafça yapılan kesintilerin mevzuata uygun olduğu gözetilerek davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸E-imzalıdır.Hakim¸E-imzalıdır.