Anahtar kelimeler: Ferî Prime Feri Kazanç Kastamonu Müdahil Kurumu Kesinlik Şartı Eksiklikleri
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
FER'Î MÜDAHİL
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 05.09.2019 - 05.05.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak bir fiil çalışmalarını sürdürdüğünün tespiti ile davalı şirketteki işe başlangıç tarihinin tespiti, SGK sigortalılık bitiş tarihinin tespiti, eksik yatan prim zamanının tespiti ve bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale kapsamında müvekkili şirketin, “Kastamonu İli ... İlçesi ... mevkii 316 adet konut, 1 adet ticaret merkezi, 1 adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işini aldığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman iş akdi kurulmadığını, davacının iş bu tespit davasına konu etmiş olduğu çalışmanın hiç gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin bahsedilen yapım işi için davacıdan bir traktör kiraladığını, kira bedeline istinaden davacının banka hesaplarına bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bu ödemelerin maaş ödemesi olmadığını, makbuz suretlerinde görüneceği üzere ‘’Traktör Kira Bedeli’’ adı altında defalarca ödemeler de yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, aynı dönemde çalıştığı değerlendirilen Bordro Tanığı ...’nin davacı 3.000,00 TL'ye yakın maaş alırdı açıklaması ile SGK hizmet döküm cetveline göre ... sicil sayılı ...a iş yerinden 05.09.2019-11.10.2021 tarihleri arasında davacı ile aynı dönemde çalıştığı değerlendirilen Tanık ... beyanında; traktörün aylık kirası 2.5 00... .000,00 TL olduğu, bu para bazen elden bazen de bankadan ödenirdi yönündeki açıklaması ve IV.7. Bölümde açıklanan para makbuzları ile IV.8. bölümde açıklanan ...Sendikasının sayın Mahkeme kayıtlarına giren 01.02.2021 tarihli yazısında; saha elemanı olarak çalışan sendikasız bir işçinin alabileceği net ücretin 2019 yılı-4.200,00TL, 2020 yılı-4.350,00TL olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde talebe bağlı kalarak davacının net aylık ücretinin 3.000,00 TL, brüt aylık ücreti ise 3.000,00 TL/0,7148=4.196,98 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait ...-93 000 ... sigorta sicil numaralı iş yerinde 05.09.2019-05.05.2020 tarihleri arasında brüt 4.196,98-TL üzerinden fiilen ve sigortalı olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale kapsamında müvekkili şirketin, Kastamonu İli ... İlçesi ... mevkii 316 adet konut, 1 adet ticaret merkezi, 1 adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işini aldığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman iş akdi kurulmadığını, davacının iş bu tespit davasına konu etmiş olduğu çalışmanın hiç gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin bahsedilen yapım işi için davacıdan bir traktör kiraladığını, kira bedeline istinaden davacının banka hesaplarına bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bu ödemelerin maaş ödemesi olmadığını, makbuz suretlerinde görüneceği üzere traktör kira bedeli adı altında defalarca ödemeler de yapıldığını, dava konusunun tümden reddedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2-Fer'i Müdahil Kurum vekili, davaya konu dönem itibariyle davalıya ait iş yerinde geçen çalışmasına rastlanmadığını, davacının eksik bildirildiğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgeler ile ispatı gerektiğini ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gereektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin dokuzuncu fıkralarına dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77. ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilci tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve ███████-480 Esas - ████████ Karar, 20.10.2010 tarihli ve ███████-481 Esas - ████████ Karar, 20.10.2010 tarihli ve ███████-482 Esas - ████████ Karar, 19.10.2011 tarihli ve ███████-608 Esas - ████████ Karar, 19.06.2013 tarihli ve ███████-1617 Esas - ████████ Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı HMK'nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde ise; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler iki bin beş yüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.
Eldeki davada, Mahkemece hizmet tespiti yönünden verilen karar yerinde olmakla; prime esas kazanç tespiti talebi yönünden verilen karar isabetli değildir. Bu kapsamda sözü geçen dosya kapsamında, yukarıda değinilen mevzuat uyarınca, prime esas kazanca dair ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, sendika üyesi olmayan işçinin ücretlerinin sendikadan sorularak araştırma yapılması ve yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... ve Üyeler ..., ..., ...'nun oyları ve oy çokluğuyla,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
I. Daha önce Dairemizin ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
1.Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.
2.Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve ███████-376 Esas, ████████ Karar, 09.07.2020 tarih ve ███████-904 Esas, ████████ Karar ve 16.07.2020 tarih ve ███████-2141 Esas, ████████ Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.
3.Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak Kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve ███████-2141 Esas, ████████ Karar).
Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda:
“Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir. Bununla birlikte bağlantılı davalarda birbirine aykırı karar verilmesi hâlinde bu aykırılığın -taraflarca ileri sürülmesi durumunda-gerekçesinin açıkça ortaya konması anayasal bir yükümlülüktür ve bu husus Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı kapsamındadır” gerekçesi ile hizmet tespit davasında işçilik alacaklarına ilişkin ücret tespitinin delil olarak dikkate alınmamasını, gerekçe yapılmamasını hak ihlali olarak kabul etmiştir.(B. No: ██████████, 20.10.2021).
4. Belirtmek gerekir ki sigortalı aynı zamanda bireysel iş hukuku kapsamında işveren aleyhine işçilik alacakları davası açmış ve bu davada işçilik alacaklarına esas hizmet süresi veya prime esas kazanç ücreti belirlenmiş ise bu tespit davasında unsur etkisi yaratacak şekilde bir kuvvetli delil niteliğinde kabul edilecektir.
II. Dairemizin █████████ E, ██████████ Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
5.5510 sayılı Kanun'un 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.
6.Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bir numaralı alt bendi gereğince prime esas kazançların hesabında, “hak edilen ücretlerin brüt toplamı” esas alınmaktadır. Aynı maddenin (d) bendi, “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur”, düzenlemesi gereğince ücretler, hak edilen ay esas alınmak sureti ile prime tabi tutulur. Ücretlerin, hak edildiği ayın prime esas kazancına dâhil edilmesi için hak edilmesi yeterli olup, ödenip ödenmediğine bakılmaz (..., . Yargı Kararları ile Sigortalılara Yapılan Ödemelerin Prime Tabi Tutulması. (...). Cilt 6. Sayı: 2 2023. s: 553-580, .... Sosyal Sigortalar Uygulaması. .... . 2017. s.464;.... Sosyal Güvenlik hukuku. 3. Baskı. .... . 2022. s.109; ..., .... 5510 Sayılı Kanuna Göre Sigor-ta Primine Esas Kazançların Hesaplanması. ... Dergisi. Sayı. 93. 2009. s.316; .../...., Hukuku Dersleri. 20. Baskı. .... . 2019. s.176; .../.../..., Sosyal Güvenlik Hukuku. 18. Baskı. .... ... 2020. s.236; .... Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları. 2. Baskı. .... . 2009, s.135; ..., Y. Sosyal Güvenlik Hukuku. 11. Baskı. .... 2020. s.166.).
6.Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, "yazılı delil aranması, kesinleşen işçilik alacaklarının ücrete ilişkin kararının kuvvetli delil kabul edilmemesi ve davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak son aya tavanı geçmemek sureti ile mal edilmesi gerektiği" gerekçesi ile verilen yerel mahkeme kararının çoğunluk görüşü ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.Belirtmek gerekir ki karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre yerel mahkemenin kararı yerindedir. Çoğunluğun yazılı delil araması, kesinleşmiş işçilik alacaklarındaki ücrete ilişkin tespiti kuvvetli delil kabul etmemesi ve ayrıca işçilik alacaklarında belirlenen ücreti ise ödenmesi halinde son aya mal etme kararı yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!