Anahtar kelimeler: Gazetenin Nüshasında Temmuz Bakanlar Bankanın Sürdürüldüğünü Kesinlik Halen Tasfiyesinin Tasfiyenin
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili bankanın Resmi Gazete'nin 3 Temmuz 2001 gün ve 24451 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren 4684 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle 4603 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeler kapsamında tasfiyesinin öngörülmüş olup tasfiyenin halen sürdürüldüğünü, 4603 sayılı Kanun gereğince Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan 28.03.2001 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1. Maddesiyle; "... ....Bankası A.Ş. nin bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet gösteren iştiraklerindeki hisse payları ve ticari gayrimenkulleri ile ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri tüm hak ve yükümlülükleri ile bilanço değerleri üzerinden .... İdaresi Başkanlığına devredilmiştir. ... .... Bankası A.Ş.'nin bankacılık ve bankacılık dışı faaliyetlerinde müştereken kullanılan menkul, gayrimenkul, araç, gereç ve malzemelerinin dağılımı ... .... Bankası A.Ş. İle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında yapılacak protokolle belirlenir." hükmü getirildiğini, Kararnamenin 1. maddesi gereği davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile müvekkili banka arasında 14.12.2001 tarihli protokol akdedildiğini, devri yapılan gayrimenkuller içinde yapımı tamamlanmış olanlar dışında inşaatı devam eden gayrimenkuller de olduğundan protokol eki devir listesinde bunların inşaat projeleri şeklinde yer aldığını, ancak bir kısmı tamamlanmış bir kısmı halen devam eden 3380 gayrimenkulün ve projenin kağıt üzerinde yapılan devrinin fiiliyatta gerçekleşmesi sırasında davalı tarafça devir konusu varlık, iş ve işlemler, sözleşme ve yükümlülüklerin derhal teslim alınmaması nedeniyle gayrimenkullerin bilanço değerlerinin tespitinden ve 14.12.2001 tarihli protokolden sonra söz konusu gayrimenkuller için (.... Projesi vb.) yapılması zorunlu olan ve gecikmesinde sakınca bulunan bir takım harcamaların müvekkili bankaca yapılmak zorunda kalındığını, harcamaların esasen davalının söz konusu gayrimenkulleri ve projeleri fiilen devir tarihinde teslim almış ve teslim almakta gecikmemiş olsa idi yapacağı ve yapmak zorunda olduğu harcamalar olduğunu, yapılan bu harcamaların müvekkili bankaya ödenmesi gerektiğini, alacaklarının Bakanlar Kurulu Kararnamesi nedeniyle yapılan devirden kaynaklanan yapımcı firmalara ödenen hakediş bedelleri, .... Projesi 2. Etap 1. Kısımda yer alan 2 43... parsele ilişkin harcamalar, TOKİ adına ödenen sigorta primi ve aidat tutarları ile Yüksek Planlama Kurulu kararlarından kaynaklanan vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY tahvili ve kupon bedelleri tutarları ve Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan KEY tahvili kupon bedellerinden kaynaklandığını ileri sürerek; uğradıkları ve uğrayacakları faizi aşan munzam zararlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla oluşan 69.260.045,28 TL alacağın her bir alacak kalemi için ayrı ayrı belirtilen başlangıç tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 14.12.2001 tarihli protokolün 5. maddesi gereğince tahkim itirazında bulunduklarını, dava konusu talepler yönünden zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, Başkanlıkça devralınan hak ve yükümlülüklerin sadece mülkiyeti Başkanlığa devredilen taşınmazlarla sınırlı olduğunu, Başkanlığa devredilen taşınmazlarla ilgili hak ve yükümlülüklerden sadece devir protokol tarihi olan 14.12.2001 tarihinden sonraki iş ve işlemlerden kaynaklananların Başkanlığa ait olduğunu 14.12.2001 tarihinden önceki iş ve işlemlerle ilgili hak ve yükümlülüklerin ise tasfiye halindeki Bankaya ait olup bunlarla ilgili hukuki işlemlerinde Bankanın sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında Bakanlar Kurulu Kararından kaynaklanan gayrimenkullerin devri nedeniyle akdedilen 14.12.2011 tarihli protokolden sonra davacı tarafından yapılan harcama ve KEY hesapları nedeniyle oluştuğu iddia olunan alacağın tahsili istemiyle açılan davada, davalı tarafından ileri sürülen tahkim ve zamanaşımı itirazı protokol kapsamı ve 5/2 maddesi gereğince yerinde bulunmayarak reddine karar verildiği, bilirkişi kurulunun özellikle 04.12.20 15... .11.2016 tarihli ek raporlarına göre; davacı tarafından 03.04.20 01... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████████ Bakanlar Kurulu Kararı ile taraflar arasında akdedilen 14.12.2001 tarihli protokol gereği davalıya devredilen gayrimenkullerle ilgili olarak devir sonrası davacı tarafından ödendiği iddia edilen heyelan önleme giderleri, hakediş bedelleri, diğer bazı giderler ve KEY anapara ve taksitlerinin YPK kararı ile ertelenen tekrar vadesi gelen taksitlerle ilgili yeniden yapılandırma kapsamı dışında kalan kupon bedellerinden kaynaklı alacağın tahsilinin talep edildiği, davadan önce davalı yanın temerrüdüne ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılamadığı, gayrimenkullerin devrinden sonra davacı tarafından karşılanan harcama ve giderler toplamının 53.948.416,32 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 53.948.416,32 TL'nin 08.12.2011 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 53.948.616,5 TL alacak kalemlerinden; a) heyelan önleme giderleri olarak belirlenen 218.612,71 TL asıl alacağa 08.01.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, b) .... Projesi ile ilgili olarak yapımcı firmalara ödenen hakediş bedeli alacağı olarak belirlenen 381.068,73 TL alacağa protokol tarihi 14.12.2001 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans, c) toplam 572.758,88 TL aidat, sigorta ve diğer ödeme bedeller için 08.11.2013 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ekinde tabloda belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve d) vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY Tahvili ve Kupon Bedelleri yönünden ise; i) Yüksek Planlama Kurulu Kararına istinaden davalı tarafından çıkarılan tahvillerden kaynaklı 22.487.942,00 TL KEY taksit bedelinin; 01... tarihinde vadesi geldiği halde ödenmeyen 11.243.971,00 TL'sına bu tarihten; 01... tarihinde vadesi geldiği halde ödenmeyen 11.243.971,00 TL'sına bu tarihten itibaren avans faizine, ii) yine YPK kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan ve Mahkemece kabul edilen 30.288.234,18 TL tutarındaki KEY tahvili kupon bedellerine ilişkin bu alacağın; 2005 yılına ait olan 4.714.817,75 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.01.2006’dan itibaren; 2006 yılına ait olan 6.031.246,00 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.01.2007’dan itibaren; 2007 yılına ait olan 5.132.975,34 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.01.2008’dan itibaren; 2008 yılına ait olan 6.575.097,00 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.01.2009’dan itibaren; 2009 yılına ait olan 3.379.208,77 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.01.2010’dan itibaren; 2010 yılına ait olan 4.454.889,32 TL'lik kısmı için ödeme/temerrüt tarihi olan 01.12.2011’dan itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davalının mülkiyetini devralmasına rağmen önlem almadığı ... no’lu parseldeki heyelan riskinin bertaraf edilmesi için Müvekkil Banka tarafından sarfedilen 1.225.706,00 TL’nin sadece 218.612,71 TL'sının kabulünün doğru olmadığını, mülkiyeti devredilen taşınmazlar ve üçüncü kişiler yönünden heyelan riski oluşmasına rağmen, davalı İdare tarafından bu riskin önlenmesi için önlem alınmadığını, müvekkili Banka, davalıya devretmiş olmakla birlikte .... Projesi kapsamında, üçüncü kişiler için hayati tehlike oluşturacak olan bu durumun engellenmesi için davalının onayı dahilinde, onun adına ve hesabına olarak heyelan riskinin önlenmesini sağladığını, inşaatın yapımı sırasında davalı ile sürekli mutabakat kurulduğunu ve yapım bedeli davalıdan müteaddit defalar talep edildiğini, davalı İdare ile Banka arasındaki hukuki ilişkinin (ortak/paydaş) ilişkisi olmadığını, devir ile birlikte Projenin sahibi olan davalı tarafından yapılmayan işin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili Bankanın bu tarihte arsa sahibi/paydaşı veya herhangi bir konutun sahibi olmadığını, davacının yaptığı masrafları tüm hissedarlardan hisseleri oranında rücu etmişse de; sadece zorunlu ve faydalı harcamaların ödenmesine karar verildiğini, diğer paydaşlarla müvekkili arasındaki 2004 yılına ait Hakem Kararının huzurdaki davada davalı lehine delil ve kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, bu durumda davalının diğer arsa paydaşları gibi değerlendirilmesinin ve bu harcamalardan kısmen sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkil Banka tarafından sarfedilen 1.225.706,00 TL’nin, bu işle ilgili kesin hesap tarihi 08.01.2003’ten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, .... Projesi ile ilgili olarak yapımcı firmalara ödenen 12.883.485,45 TL hakediş bedelinden sadece 381.068,73 TL'nin kabul edilerek fazlaya ilişkin kısmın reddine dair verilen hukuka aykırı hükmün de bozulması gerektiğini, davacı ile davalı arasındaki devir ilişkisinin 28.03.2001 tarihinde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulduğunu, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin ilk fıkrasında "ticari gayrimenkullerin, bilanço değerleri üzerinden, tüm hak ve yükümlülükleri ile devredilmesi hüküm altına alındığını, ancak çok sayıda ve değişik illerde bulunan taşınmazların devir ve teslimi hemen gerçekleşmediğini, iki Kurum arasında Protokolün imzalanmasının da zaman aldığını, Protokolün 14.12.2001 tarihinde yapılmış olmasına rağmen, 28.09.2001 tarihi itibarıyla hesaplanan bilanço değerlerinin esas alınması fiilen zorunlu olduğunu, bu tarihten(28.09.2001) sonra ve hatta 14.12.2001 tarihli protokolden sonra da hukuken devredilmiş olmasına rağmen fiziken devredilmemiş olan gayrimenkuller için davacı tarafından ödemeler yapılmak zorunda kalındığını, ödenmemesi halinde gerek davacı gerekse davalı yönünden daha büyük risk oluşturacak olan bu ödemeler bilanço değerlerine, yani devredilen gayrimenkullerin maliyet bedellerine ilave edilemediğini, davalı İdarenin, devir sırasında bu harcamaları yapmayı kabul etmediği gibi, müteaddit defalar talep edilmiş olmasına rağmen davacı tarafından yapılmak zorunda kalınan bedelleri ödemeyi de kabul etmediğini, davalının sorumluluğunun belirlenmesinde, bilanço değerlerine dahil olması gereken 12.883.485,45 TL yerine, adaletsiz ve hukuka aykırı bir yöntem izlenerek enterpolasyon usulü ile taraf sorumluluklarının hisselendirilmesi suretiyle (% 45,17 - % 54,83), tahmini sorumluluk miktarı hesaplanmasının da, Bakanlar Kurulu Kararı’nın amacına, lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu, hakedişe konu inşaatların ve gayrimenkullerin tamamının davalıya devir ve teslim edildiğini, 2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi gereğince ‘kanuni devir’ olan hukuki ilişkide, talep edilen hakediş bedellerinin ‘devir bedeli’ niteliğinde olduğunun kabulü ve tarihine bakılmaksızın ödenen hakediş bedellerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken kısmen kabule hükmedilmesinin, taraflar arasındaki devir ilişkisinin dayanağı olan Bakanlar Kurulu kararına, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aidat, sigorta ve diğer ödeme tutarlarına ilişkin olarak kısmen kabulde de, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hatasının dikkate alınmadığını, belirtilen nedenlerle; davacı tarafından ödenen ve devir/ bilanço değeri kapsamında davalıya mal edilmesi gereken 12.883.485,45 TL’nin ve 699.031,58 TL aidat, sigorta ödemelerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; cevap, düplik, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerindeki beyanları ile dosya kapsamındaki sabit ödeme tutarları gözetilmeden hukuka aykırı olarak karar verildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında mevzuat hükümlerinin dikkate alınmadığını, 06.06.2003 tarihli ve 25130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4864 sayılı Kanunun 10.maddesi ile 2985 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddesi hükmü gereği "28.03.2001 tarihli ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince Tasfiye Halinde ... .... Bankası A.Ş. tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredilen varlıklarla ilgili iş ve işlemlere ilişkin hak ve yükümlülüklerin 14.12.2001 tarihinden önceki dönem için Bankaya, bu tarihten sonraki dönem için Başkanlığa ait olduğunu, 4684 sayılı Kanun ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde devre konu olan varlıklara dair "hak ve yükümlülüklerin" aidiyetinin konu bakımından sadece Başkanlıkça devralınan hak ve yükümlülüklerin sadece mülkiyeti Başkanlığa devredilen taşınmazlarla sınırlı olduğunu, zaman bakımından ise Başkanlığa devredilen taşınmazlarla ilgili hak ve yükümlülüklerden sadece devir protokol tarihi olan 14.12.2001 tarihinden sonraki iş ve işlemlerden kaynaklananların Başkanlığa ait olduğunu, bu protokol tarihinden önceki iş ve işlemlerle ilgili hak ve yükümlülüklerin ise tasfiye halindeki Bankaya ait olup bunlarla ilgili hukuki işlemlerin de Bankanın sorumluluğunda olduğunu, 09.03.2010 tarihli ve 27516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5953 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3. maddesi ile 2985 sayılı Kanuna eklenen ek 14. Maddede ise; 28.03.2001 tarihli ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, Tasfiye Halinde ... .... Bankası A.Ş. tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle .... İdaresi Başkanlığı'ndan ve ortaklarından hiçbir hak ve alacak talep talebinde bulunulamayacağının düzenlendiğini, 4. maddesi ile de 2985 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi ile yapılan değişikliğe göre; Tasfiye Halinde .... Bankası A.Ş. tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na ve ortaklarına karşı yargı merciilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden davalar ile icra takipleri ek 14. madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır " hükmüne yer verildiğini, bu düzenlemelere göre müvekkilinin dava konusu talep olunan bedelleri ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, taraflar arasında Bakanlar Kurulu Kararına istinaden imzalanan 14.12.2001 tarihli protokol hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, bu protokolün özel hükümler başlıklı 4.3. maddesinde; "Devre konu mal varlığı, hisse payları, menkul ve gayri menkullerle ilgili olarak devir tarihinden (işbu protokolün imzalandığı tarih) önceki tüm iş ve işlemlerin sorumluluğu ve hakları Tasfiye Halinde ... ....Bankası A.Ş'.ne devir tarihinden (işbu protokolün imzalandığı tarih) sonraki tüm iş ve işlemlerin sorumluluğu ve hakları Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na aittir. Bu kapsamda, devir tarihinden önce ödenmesi gerekip de ödenmeyen borçların sorumluluğunun Tasfiye Halinde ... ... Bankası A.Ş.'ne ait olup, yine bu kapsamdaki borç ve taleplerle ilgili hukuki işlemlerin Tasfiye Halinde ... .... Bankası A.Ş. tarafından yürütülecektir" düzenlemesine yer verildiğini, bu durumda 14.12.2001 tarihli protokolden önceki iş ve işlemlerle ilgili hak ve yükümlülükler ile bu tarihten önce ödenmesi gerekip de ödenmeyen borçların sorumluluğunun davacı Bankaya ait olduğunu, dolayısıyla bunlarla ilgili hukuki işlemlerin sorumluluğunun da davacı Bankada olduğunu, 28.03.2001 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve taraflar arasında akdolunan 14.12.2001 tarihli protokol çerçevesinde devir konusu varlıkların hak ve yükümlülükleri ile Bilanço değerlerinin sağlıklı olarak tespiti ile mümkün olan en kısa sürede müvekkili idarenin tasarrufuna verilmesi sorumluluğunun gayrimenkullerin zilyetliğinin bulunduğu davacı Bankaya ait olduğunu, bu nedenle davacı Bankanın devre konu gayri menkullerin bilanço değerlerine dahil etmediği harcama unsurlarının bulunmasının da kendi sorumluluğunda olduğunu, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu karar gereğince taraflar arasında akdedilen Protokol hükümleri hilafına "her bir gayri menkul için yapılan tüm harcamaların toplamından oluşacak gerçek bilanço değerleri karşılığının saptanması" şeklindeki beyan ve iddianın haksız olduğunu, davacı Banka tarafından devre konu tüm gayri menkullere ilişkin olarak gerçek bilanço değerleri karşılığının TOKİ uhdesine geçirilmiş olan her bir gayri menkul için yapılan tüm harcamaların toplamından oluşacak şekilde saptanması talebinin gerçekle bağdaşmadığını, zira, davacı Banka'nın devre konu gayrimenkullere ait bilanço değerlerinin, gayrimenkul için yapılan tüm harcamaların toplamından oluşmadığını, mevduat faizlerinin maliyete intikal ettirilmesiyle şişirilmiş Bilanço değerlerini ifade ettiğini, sonuç olarak █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince müvekkili İdareye devredilen gayrimenkullere ilişkin 14.12.2001 tarihinden önceki döneme ait olup da bu tarihten sonra ödendiği iddia olunan harcamaların davacı Bankaya ait olduğu hususu Protokolde hükme bağlandığından, bu harcamaların Bilanço değerlerine yansıtılmaması gerekçesiyle müvekkili idareden talep edilmesinin hiçbir hukuki gerekçesinin bulunmadığını, 4684 sayılı Kanun ile tasfiyesi öngörülen davacı Banka'nın, devir konusu varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce kendisi tarafından yapılmış akitlerden doğan yükümlülüklerin de Banka tarafından yapılmış işlemlerden doğduğu dikkate alınarak Bankanın tasfiyesi çerçevesinde karşılanması gerektiğini, dava konusu .... Projesi ile ilgili olarak yapımcı firmalara ödenen hakediş bedellerine ilişkin davacı talebinin protokolün özel hükümler başlıklı 4.3. Bendi kapsamında geçerliliğinin bulunmadığını, davacı tarafından gerek müteahit firmalara gerekse projeye ilişkin müvekkili idare tarafından davacı Banka tarafından ödeme yapılabilmesi için müvekkilinin yazılı muvafakati veya mutabakatının bulunmadığını, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili idarenin 19.02.2002 tarihli ve 816 sayılı yazısı ile yüklenicilere ödenecek hakedişlerin Protokolün imza tarihi sonrası 17 gününe isabet eden %54,83 oranında müvekkili İdare tarafından ödeme yapılacağının bildirildiğini, bu kapsamda anılan Banka tarafından bu nitelikteki enterpolasyon yolu ile olan ödeme işlemine ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve.... İnş. A.Ş. ile ... A.Ş.nin hakedişlerinin belirlenen oranda müvekkili idare adına fatura edilerek ödemesinin yapıldığını, ancak bilirkişi raporunun 9. sayfasında yer alan 1. tabloda 142 (369.980,99 TL) ve 143 (177.820,54-TL) no'lu hakedişler ödendiği halde bu husustaki ödemelerin toplam borçtan 583.628,89 TL düşülemeyerek hatalı rapor düzenlendiğini, bu tutara ilişkin yine faiz başlangıç tarihinin 14.12.2001 tarihinin esas alınmasının ve avans faizi hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin söz konusu Aralık ayı hakedişlerinin ödeme süresinin son günü esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini, Tasfiye Halinde ... Bankası kayıtlarına göre firmalara yapıldığı belirtilen hakedişlerin ödeme tarihlerinin ve temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin araştırılmadığını, Banka tarafından “Heyelan Önleme Giderlerine Katılım Payı” olarak talep edilen ödemenin; █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na istinaden davacı Banka ile İdare arasında 14.12.2001 tarihinde imzalanan Protokol'ün (4.3.) maddesi hükmü ile yukarıda değinilen Yargıtay 15. HD. █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile onanan 14.11.2005 tarihli Hakem Heyeti Kararı çerçevesinde; 14.12.2001 tarihinden sonra yapılan ve müvekkilinin % 50 mülkiyet payı üzerinden (437.225,42/2) 218.612,71 TL'lik borçlanma tutarının müvekkili idarece kabul edildiğini, ancak, .... Projesi'ne ait devam eden inşaat uygulamaları ve giderler kapsamında müvekkili İdarece ödenen toplam 14.016.249 TL'lik hakediş ödemelerinden müvekkili idareye devir edilmeyen 61 adet konuta isabet eden .... payı üzerinden davacı Banka'nın müvekkili İdareye 649.388,06 TL borcunun bulunduğunu, davacı Banka'ya yönelik bu borçlandırma işleminin, Banka'ya yazılan 28.12.2004 tarih ve 15761 sayılı yazılarının ve bu yazı ekinde yer alan 27.12.2004 tarih ve Seri-A, .... Sıra No'lu müvekkili idare faturası üzerinden yürütüldüğünü, bu nedenle, “Heyelan Onleme Giderlerine Katılım Payı” olarak davacı Banka'ya ödemede bulunulmadığını, ancak bilirkişi raporunda, bu husustaki beyanları dikkate alınmadan 281.669,71 TL asıl alacak, 707.483,93 TL temerrüt faizi olmak üzere 989.153,64 TL alacak hesaplandığını, müvekkili idare adına ödendiği iddia edilen sigorta primi ve aidat tutarları yönünden; taraflar arasında imzalanan Protokolün özel hükümler başlıklı 4.3. maddesi gereği müvekkilinin bu kalem alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, yine davacı Bankanın Yüksek Planlama Kurulu Kararlarından kaynaklanan alacak taleplerinin de haksız olduğunu, Konut Edindirme Yardımı Hesaplarına olan borçlarına ilişkin davacı banka tarafından müvekkili İdareye yapılan ödeme taleplerine ilişkin olarak müvekkili İdare tarafından Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan alınan görüşe göre; “,..2000/T-28-KEY-I Özel Seri No'lu tahvile ilişkin ödenmeyen kupon ödemeleri ve anapara borcu dahil olmak üzere 112 Milyon TL tutarındaki toplam borcun 2010 yılından başlamak üzere yıllık eşit ödemeli 5 yıl vadede yapılması ve Tasfiye Halindeki ... Bankası A.Ş.'ye 2010 yılından önce bir ödeme yapılmaması gerektiği düşünülmektedir.” ifadesinin yer aldığını, hazine yardımının müvekkili İdare hesaplarına KEY Tahvil Borcu'nun ödenmesine münhasır intikal etmesi sonrasında da, 112.439.719.TL'lik tutarın davacı Banka'ya aktarılmasına yönelik müvekkili İdare işleminde, .... Bankası'nın 08.02.2012 tarih ve F01357 Referans sayılı dekontunda görüleceği üzere “.....Tal. İst. 2004/T-31 Sayılı YPK Kararı ile belirlenen tahvil borcu" dekont açıklamasıyla davacı Banka'nın hesabına aktarılarak gerçekleştirildiğini, ne var ki bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan dekontun değerlendirme konusu dahi yapılmadığını, diğer yandan, bilirkişi raporunun 13. sayfasında yer alan tablonun “KEY hesaplarından kaynaklanan alacaklar” bölümünde hesaplama hatalarının da bulunduğunu, gerek Yüksek Planlama Kurulu Kararları, gerekse Devlet Planlama Teşkilatı görüşü ile Maliye Bakanlığı tasarrufunda gerçekleştirilen iş ve işlemlerin; müvekkili idarenin KEY borçlanmasına yönelik genel değerlendirme çerçevesinin tümüyle amme intizamına yönelik olduğunu, bu nedenle, amme intizamına yönelik olarak değerlendirilmesi gereken müvekkili idareye KEY borçlanmasına yönelik iddiaların dava konusu yapılmasının esasa ve usule aykırı olduğunu, kaldı ki; davaya konu edilmeye çalışılan borcun müvekkili idarece davacı Banka'ya ödendiğini, vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY Tahvili ve Kupon bedelleri tutarı olarak 22.487.943,89 TL ile YPK Kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan KEY tahvili kupon bedellerinden kaynaklanan alacaklar tutarı olarak 32.013.878,36 TL talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kök rapora itiraz edilmesi üzerine alınan ek raporda da itirazlarının karşılanmadığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması istendiği halde mahkemece aynı heyetten 3. Ek rapor alındığını, müvekkilinin 3. Ek rapora itirazları, mevzuat ve protokol hükümleri değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 28.03.2001 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden davacı ile davalı arasında imzalanan 14.12.2001 tarihli protokol ile davalıya devredilen taşınmazlardan kaynaklanan yapımcı firmalara ödenen hakediş bedelleri, .... Projesi 2. etap 1. kısımda yer alan 2 43... parsele ilişkin harcamaları, TOKİ adına ödenen sigorta primi ve aidat tutarları ile Yüksek Planlama Kurulu kararlarından kaynaklanan vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY tahvili ve kupon bedelleri tutarları, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan KEY tahvili kupon bedellerinin, devirden sonra davacı tarafından ödendiği iddia olunarak bu ödemelerin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
6100 sayılı Kanun'un 267. maddesi hükmüne göre ise; mahkeme bilirkişi olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir, ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurul da görevlendirilebilir.
6100 sayılı Kanun'un 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, 28.03.2001 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden davacı ile davalı arasında imzalanan 14.12.2001 tarihli protokol ile davalıya devredilen taşınmazlardan kaynaklanan ve vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı yararına yapımcı firmalara ödenen hakediş bedelleri, .... Projesi 2. etap 1. kısımda yer alan 2 43... parsele ilişkin harcamaları, TOKİ adına ödenen sigorta primi ve aidat tutarları ile Yüksek Planlama Kurulu kararlarından kaynaklanan vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY tahvili ve kupon bedelleri tutarlarının, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan KEY tahvili kupon bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 14.12.2001 tarihli protokolün (4.3) maddesinde devre konu mal varlığı, hisse payları, menkul ve gayrimenkullerle ilgili olarak devir tarihinden (işbu protokolün imzalandığı tarih) önceki tüm iş ve işlemlerin sorumluluğu ve haklarının davacı Tasfiye Halinde ... .... Bankası Anonim Şirketi'ne, devir tarihinden (işbu protokolün imzalandığı tarih) sonraki tüm iș ve işlemlerin sorumluluğu ve haklarının davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na ait olduğu, bu kapsamda, devir tarihinden önce ödenmesi gerekip de ödenmeyen borçların sorumluluğu davacı Tasfiye Halinde ... .... Bankası Anonim Şirketine ait olduğu, yine bu kapsamdaki borç ve taleplerle ilgili hukuki islemler Tasfiye Halinde ... ....Bankası Anonim Şirketi tarafından yürütüleceği kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından davalıya devredilen taşınmazlara vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapılan harcamalar ile Yüksek Planlama Kurulu kararlarından kaynaklanan vadesi geldiği halde ödenmeyen KEY tahvili ve kupon bedelleri tutarlarının, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yapılan ertelemenin dışında kalan KEY tahvili kupon bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle açılan davada, uyuşmazlık konusu teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmışsa da, bilirkişi heyetinde inşaat teknik bilirkişinin bulunmadığı, özellikle yapımcı firmalara ödenen hakediş bedelleri ile .... Projesi 2. etap 1. kısımda yer alan 2 43... parsele ilişkin heyelan harcamaları talepleri yönünden inşaat bilirkişinin teknik görüşünün alınması gerekmektedir.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için iki inşaat mühendisi, mali müşavir, bankacılık işlemlerinde ve ticaret hukukunda uzman akademik kariyere sahip beş kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden dava konusu taleplerin yerinde olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, davacı iddialarını ve tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!