Anahtar kelimeler: Feri Direnilmesi Direnilmiş Müdahil Bozulmuştur Beşinci Sayisi Esastan Kurum Adliye

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 01.12.2023 tarihli ve ███████ 86... /12265 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;Dairemizin 01.12.2023 tarihli ve ███████ 86... /12265 Karar sayılı bozma kararına direnilmiş ise de Mahkemece verilen ilk kararın Dairenin 22.10.2021 tarihli ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 7 ve 5510 sayılı Kanun'un 10. maddeleri kapsamında sigortalı sayılabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti ile yabancı ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmemiş olması, Türk işverenin iş merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak koşulu aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin işbu yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması gerektiği, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri gözetilecekse de, işverenin baştan beri yurt dışında faaliyet göstermesi halinde, bu işveren yanında işe başlanması ve orada çalışılması, Türkiye’de tescilli işyerinde faaliyet yürütmekte olan işverenin yurt dışında ayrı işyeri açması ve sigortalının Türkiye’deki işyerinde herhangi bir çalışması, bu işyerinden görevlendirmesi söz konusu olmaksızın, doğrudan yurt dışındaki işyerinde çalışmasının, geçici görevle yurt dışına gönderilme niteliğinde değerlendirilemeyeceği, diğer bir deyişle, geçici olarak götürülmeyip yurt dışında o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren, Türkiye' de işyeri bulunmayan işverenler yanında, doğrudan yurt dışındaki iş nedeniyle işe alınan Türk işçilerin o ülke mevzuatına tabi olacakları, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılamayacakları belirtilerek, davacının anılan mevzuat hükümlerine göre 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olup olamayacağı, davalı şirketin yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği ile görevdeki geçiciliğe ilişkin koşulların yöntemince araştırılması, 506 sayılı Kanun'un 7 ve 5510 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında geçici görevle gönderilme olgusu, değinilen ilkeler kapsamında irdelenerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi, sigorta primine esas kazanç açısından ise HMK’nın geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabileceği açıklanarak bahsedilen ilkeler kapsamında araştırma yapılarak karar verilmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, ancak bozma gereğine uygun araştırma yapılmadığı, öte yandan yargılama sırasında davalı işverenlerden... San. ve Tic. A.Ş. tarafından 29.09.2021 tarihli dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunulduğu ve 30.11.2021 tarihinde davacı ile ilgili ek aylık prim hizmet belgelerinin Kuruma verildiği, işverenin 7326 sayılı Kanun'dan yararlanarak yapılandırma başvurusunda bulunmak suretiyle sigorta primleri ile idari para cezalarını ödediği, ancak Kurum tarafından, hizmetin işleme alınıp alınamayacağı ile ilgili Mahkeme kararının beklendiğinin cevabi yazı ile bildirildiği, bu durumda belirtilen husus araştırılarak davanın konusuz kalıp kalmadığı yönünden de değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği görülmekle Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeple;Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.