Anahtar kelimeler: Söke Aydin Aydın Yazim Başkanı Layihalar Dinlenip İstenmiş Davadan İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: 14.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 14.05.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.09.2023 gün ve ████████ E. ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, müvekkil kooperatifin yönetim kurulu başkanı olan ....'ın şikayeti üzerine Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca müvekkili kooperatifin 2007-2012 tarihinde görev yapan yönetim kurulunun; gelir gider işlemlerinde usulsüzlük bulunup bulunmadığı, kooperatif organlarının hukuka uygun olarak oluşturulup oluşturulmadığı ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını gerektiren herhangi bir durumun bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, yapılan işbu bilirkişi incelemesi sonucu 13.02.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda "tediye makbuzları ile mali müşavir ...'a (2014 tarihinde vefat etmiştir) muhasebeci ücretleri olarak fazla miktarda ödemelerde bulunarak adı geçenle yoğun şekilde para alışverişinin gerçekleştirildiği ve kooperatifi 15.264 TL zarara uğrattıkları, bu zarardan yönetim kurulunu teşkil eden ..., ... ve ...'un yasal faizi ile birlikte malen ve müştereken sorumlu bulundukları, ve daha önceki kooperatif muhasebecisi olarak görevlendirilen mali müşavir ...'ın yıl sonu itibariyle iş sözleşmesini feshetmesi gerekirken 9 ay öncesi keyfi ve dayanaksız olarak feshederek adı geçen tarafından icraya verildiği ve İcra Dairesine 9 aylık ücretini ödediği gibi icra masraflarını da ödemiş olan yönetim kurulu üyelerinin ortaya çıkacak miktardan müşterek ve müteselsil olarak yasal faizleri ile birlikte sorumlu bulundukları şeklinde tespitler yapıldığını, ayrıca yine aynı raporun sonuç kısmında, denetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın da denetim ve gözetim yapmayarak fahiş tutarda yapılan ödemelere göz yumdukları, şeklinde değerlendirmeler yapıldığını, Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan davada yapılan yargılama sonucunda Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı, █████/2022 tarihli kararında; " ... hal böyleyken tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ..., ... ve ...'un dayanaksız ve keyfi uygulamalar ile yukarıda belirtildiği şekilde kooperatifi toplamda 20.765,71 TL zarara uğratmak ve kendilerinden sonra gelen yönetim kurulu üyelerine kooperatife ait defter ve belgeleri teslim etmemek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları ve bu şekilde üzerilerine atılı TCK'nun 257. Maddesinde düzenlenen Görevi Kötüye Kullanma suçunu işledikleri anlaşıldığını, davalı/borçluların atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiş olup işbu karar █████/2022 tarihinde kesinleştiğini, müvekkil kooperatifin 2007-2012 tarihleri arasında eski yönetim ve denetim kurulunun sorumluluğu ve haksız eylemlerinden kaynaklanan zararın tahsilini teminen davalı/borçlular hakkında █████/2022 tarihinde İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçluların yapmış olduğu yetki itirazının kabulü nedeniyle işbu davalı/borçlular yönünden icra takibine Söke İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalı/borçluların borca, faize ve alacağın diğer ferilerine haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle icra takibinin durması üzerine; İzmir Arabuluculuk Bürosunun █████████ Dosya numaralı dosyasıyla Dava Şartı Arabuluculuk sürecine geçildiğini, 06.07.2022 tarihinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamadığını, sonuç itibariyle yönetim kurulu tarafından "hizmet bedeli ve avans" adı altında yapılan ödemelerin toplamının 39.950,00 TL olduğu ve hizmet bedeli olarak ödenmesi kabul edilen 24.690,00 TL'nin bu miktardan tenzil edilmesi neticesinde 15.264,00 TL'nin adı geçen mali müşavire gerekçesiz olarak yapılan fazla ödeme olduğu ve bu miktarın kooperatifin zararı olduğunun tespit edildiğini, fazla ve gerekçesiz ödemelerin yapıldığı mali müşavir ...'tan önce kooperatifin muhasebecisi olan mali müşavir ....'ın iş sözleşmesinin yıl sonu itibariyle feshedilmesi gerekirken, hiçbir haklı neden gösterilmeksizin ve keyfi olarak 9 ay önceden iş sözleşmesinin feshedildiği, bunun üzerine ....'ın kooperatif hakkında icra takibi başlattığı ve 9 aylık ücreti ile icra masrafları olmak üzere toplam 5.501,71 TL'yi kooperatiften tahsil ettiği, bu şekilde kooperatifin keyfi ve dayanaksız olarak 5.501,71 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, Mali Müşavir ....'a haksız ve dayanaksız olarak yapılan 15.264 TL ödemeden ve....'tan önceki Mali Müşavir ....'ın iş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedilmesi neticesinde icra yoluyla yapılan 5.501,71 TL ödemeden o dönem ki yönetim kurulu üyeleri olan davalı/borçlular ..., ... ve ...'un (14.04.2007 - 27.11.2012 tarihleri arası) sorumlu oldukları ve ayrıca denetim kurulu üyesi olan ...'ın (14.04.2007 - 22.12.2013 tarihleri arası) da gerekli denetim ve gözetim görevini yapmayarak yukarıda belirtildiği şekilde kooperatifin zarara uğramasında sorumlu olduğu şeklindeki değerlendirmeler dikkate alındığında kooperatifin davalı/borçlular tarafından toplam 20.765,71 TL zarara uğratıldığının sabit olduğunu belirterek, Söke İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına (takibe, borca, işlemiş ve işleyecek faize ve diğer feri’lere yönelik) yaptığı itirazın iptaline ve takibin, takip talebinde yazılı koşullarla devamına, davalı/borçlular aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, harca esas değer olarak 38.333,50TL bildirildiği anlaşılmıştır.
CEVAP
: Davalı vekili davacı kooperatif vekili tarafından eski yönetim ve denetim kurulunda olan müvekkillerin 2007-2012 yılları arası sorumlulukları ve haksız eylemlerinden kaynaklanan zararın tahsili için İzmir 4.İcra Müdürlüğü' nün █████████ E sayılı icra takibi açıldığını, taraflarınca yetki ve borca itiraz edilmiş olup, yetki itirazı kabul edilerek dosya Söke İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş olup, Söke İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra takibi ile tebliğ edilen ödeme emrine taraflarınca itiraz edilmiş olup, akabinde davacı vekili tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanamayınca iş bu itirazın iptali, takibin devamı ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi amacı ile iş bu dava açıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise usulden reddine aksi halde esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın ...' a ihbarına karar verilmesini talep istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 14.04.2007-27.11.2012 döneminde davacı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığını, davalı ...'ın davacı kooperatifin 2. Başkanlığını, davacı ...'un 14.04.2007-27.11.2012 yönetim kurulu üyeliğini, davalı ...'ın 14.04.2007-22.12.2013 döneminde denetim kurulu üyeliği görevi yaptığı, davacı kooperatifin davalılardan sonraki temsilcisi ...ın Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayeti üzerine, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden, ...'ın 5237 SY.TCK 61/1, 1136 sayılı Kooperatifler Kanununun Ek2/3., TCK.nun 62/1., TCK.nun 52/2.maddeleri uyarınca, sonuç olarak 25 gün hapis ve beş yüz (500,00) TL.adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık davalılar ..., ..., ...'ın 5237 sayılı TCK.'nın 257/1, 62/1, 50/1-a, 52/2 maddesi gereğince neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı sanıklar ...,..., ...'ın kararları istinaf sınırı altında kaldığından kesin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının ceza dosyasında soruşturma aşamasında alınan 13.02.2008 tarihli bilirkişi raporu ile kısmen çeliştiği ancak alınan bilirkişi raporlarının ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle son bilirkişi raporuna itibar edilerek dosyada alınan bilirkişi raporlarında SMMM ....'a davalı eski yöneticiler tarafından ödenmiş 39.950,00 TL' lik bir ödeme hesaplanmadığı, SMMM ....'a yapılan muhasebe Ücret Ödemeleri 23.639,76 TL. olup bunun 1.254,76 TL'si tekrar davacı kooperatifin giderleri için ödendiği, muhasebecinin net aldığı ücretin 22,385,00 TL olduğu, netice itibariyle mali müşavir ....'ın davacı kooperatiften 2,305,00 TL, alacaklı olduğu, ancak 39.950,00 TL davacı kooperatifin ödeme makbuzları SMMM ...'ın düzenlediği serbest meslek makbuzu toplamı olduğu, bu hesabın gerçek ödeme olmadığı, davacı kooperatifin tediye makbuzları ile SMMM...'ın serbest meslek makbuzlarının örtüşmesi gerektiği, aradaki farkın SMMM ....'ın yaptığı tahsilatların tümüne makbuz düzenlemediğinden kaynaklandığı, yöneticiler yönünden verilen mahkumiyetin BK'nun 74.maddesi nazara alındığında mahkeme yönünden bağlayıcı olmadığı, diğer davalı eski denetçi hakkındaki kararın HAGB olması sebebiyle mahkumiyet kararı mahiyetinde de olmadığı, davacı kooperatifin bu yönde bir zarara uğratılmadığından kooperatif eski yöneticileri ve denetçisinin sorumluluğunun da bulunmadığı dava dilekçesindeki diğer iddiası olan mali müşavir ...'tan önce kooperatifin muhasebecisi olan mali müşavir ....'ın iş sözleşmesinin yıl sonu itibariyle feshedilmesi gerekirken, hiçbir haklı neden gösterilmeksizin ve keyfi olarak 9 ay önceden davalı eski yöneticiler tarafından fesih edilmesinden kaynaklı zarar talebi yönünden ise SMMM .... tarafından Söke İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında talep konusu edilen alacağın davacı kooperatif kayıtlarına göre ödenmesinden kaynaklı toplam zararın 2.857,19 asıl alacak, 3.535,95 yasal faiz = 6,393.14 TL olduğu ve bu zarara davalı yöneticilerin kararının sebep olduğu anlaşılmakla bu zarardan sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, davacı kooperatifin eski denetim kurulu üyesi olan ...'ın denetim ve gözetim yaparken, yönetim kurulunca alınan karara müdahale yapması mümkün olmayıp, bu hususta eylemi ile zarar arasında illiyet bağı olmadığı, bu sebeple bu zarardan sorumlu olmayacağı kanaatine varılmakla davalı ... yönünden sorumluluk olmadığı belirtilerek davanın esastan reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verimiştir.
Karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... vekili, davalı ... açısından varılan kanaatin diğer davalılar yönünden varılan kanaatten farklı olması ve .... yönünden alacağın tamamının red edilmesi göz önüne alındığında mahkemece .... yönünden 17.900,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken aksi yöndeki değerlendirmenin yerinde olmadığı hususu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlar kapsamında yeni bir rapor alınmaksızın karar verildiği, Söke 4. ASCM'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilam kesinleşmiş olmakla dosya kapsamında alınan heyet raporunun mahkumiyete ilişkin kararının kesin delil niteliğinde olmasına rağmen mahkemenin kabul ettiği raporda aksi tespit ve değerlendirmeler ile sabit olan sorumluluk dışına çıkılarak denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun olmadığı yönünde varılan kanaatin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, davalıların ceza dosyasında alınan rapora itiraz etmedikleri, davalı yanlar yönünden ileri sürülen iddiaların kesinleşen ceza mahkumiyet kararı ile sabit olduğu üzere mahkumiyetin fiil kısmında ilişkin bölümün hukuk mahkemesinde kesin delil niteliğine sahip olduğundan eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması, .... yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, kooperatif zararının yöneticiler ve denetçiden tahsiline yönelik açılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın .... yönünden esastan reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı kooperatifin yeni yönetici tarafından yapılan ihbar üzerine Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayeti üzerine açılan kamu davasında kooperatifin SMMM ....'a fazladan yaptığı ödemeler yanında ....'tan önce kooperatifin muhasebecisi olan mali müşavir....'ın iş sözleşmesinin yıl sonu itibariyle feshedilmesi gerekirken, hiçbir haklı neden gösterilmeksizin ve keyfi olarak 9 ay önceden fesih edilmesi sebebiyle adı geçen eski muhasebecinin ücret alacağının kooperatiften tahsil edilmesi sebebiyle yine kooperatifin zarara uğratılmasından bahisle Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında hem ....'a yapılan fazla ödemeden hem de ....' e yapılan yersiz ödemeden dolayı davalıların sorumlu kanaatiyle yukarıda belirtilen şekilde ceza verilmekle birlikte söz konusu ceza dosyasında alınan rapor dayanak tutularak davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasında mahkemece SMMM bilirkişisi tarafından sunulan █████/2023 tarihli rapor hükme elverişli bulunarak SMMM .... yönünden davacının zararının olmadığı, eski SMMM .... yönünden ise davacı zararı olmakla birlikte talep edilen kadar olmadığı yönünde değerlendirme ile .... haricindeki yönetici/davalılar yönünden kısmen kabul, davalı denetçi/.... yönünden ise sorumluluğa dair illiyetin olmaması sebebiyle esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Mahkemece BK 74 maddesi kapsamında davalı yöneticiler yönünden verilen ceza kararının istinaf incelemesine tabi olmadığı, davalı denetçi yönünden ise HAGB kararı verilmesi nedeniyle hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olmadığı belirtilmiş olmakla her ne kadar BK 74. md. gereğince ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakimi maddi vakıa tespiti ile bağlı olduğu, bu nedenle, ceza dosyasında hükme esas alınan rapordaki alacak miktarı ile hukuk mahkemesince alınan rapordaki alacak miktarı birbirinden farklı tutarlarda olabilir ise de mahkumiyet kararına dayanak eylem/fiil yönünden ceza dosyasındaki kanaatlerin hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olacağı, bu kapsamda her ne kadar denetçi yönünden HAGB kararı mahkumiyet olmadığından, yöneticiler yönünden ise kararın istinaf denetimine mashar olmadığından mahkemece değerlendirme alınmamış ise de az önce yapılan açıklamalar karşısında mahkemece yapılan değerlendirme yerinde olmamış bu sebeple davacı yanca yapılan istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, uyuşmazlığın esası yönünden alanında uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanması yahut raporun denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için uzman bilirkişi görevlendirmesinin yanı sıra alanında uzman bilirkişi tarafından rapor tanzim edilmekle birlikte az önce sayılan hususlar yönünden raporda eksiklik ver ise bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olaya dönüldüğünde, davalılar sorumluluğun tespiti bakımından yapılacak değerlendirme neticesi kazandırılan raporun hükme esas alınabilmesi için bu yönden inceleme yapma ile görüş bildirmesi gerekenin kooperatif bilirkişisi olduğu gibi az yukarıda da belirtildiği üzere ceza mahkemesinin maddi vakıa yönünden bağlayıcı mahiyetteki tespitlerin de hükme esas alınması gerektiğinden mali kayıtlar göz önüne alınarak yapılacak inceleme ve görüş bildirmesi gerekenin de kooperatif bilirkişisi olduğu, hükme esas alınan raporda bu nitelikte bilirkişi olmadığı ayrıca ceza mahkemesi kararına dayanak teşkil eden rapordaki mali tespitler ile mahkemece yaptırılacak inceleme sonucu sunulacak rapordaki mali tespitler birbirinde farklı miktarlarda olabilir ise de hükme esas alınan █████/2023 tarihli raporun ceza dosyasına kazandırılan raporda SMMM ....a yapılan fazla ödeme iddiası yönünden ciddi nitelikteki itirazların karşılanmadığı, serbest meslek makbuzları ile tediye makbuzlarının denetime elverişli olacak şekilde rapora yansıtılması gerektiği gibi ceza doyasında hükme esas alınan raporda tespit edilen 39.950,00 TL'lik ödemenin ne ödemesi olduğu, bunun ne kadarının muhasebe ücreti olduğu yada olmadığı husususun da net bir biçimde ortaya konulması gerekirken belirtilen yönlerde inceleme yapılmadığı gibi rapor tanziminde uzman olmayan bilirkişi tarafından inceleme ve tespit yapıldığı gibi sorumluluk açısından değerlendirme de yapıldığından raporun hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla bu yönden mahkemece yaptırılan incelemenin eksiklik oluşturduğu anlaşılmıştır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamayacağından bu yönden davacı yan istinaf isteminin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Açıklanan sebeplerle mahkemece en son rapor sunan SMMM bilirkişisi yanına kooperatif bilirkişi eklenmek suretiyle oluşturulacak heyetten yukarıda belirtilen ve eksik incelemeye neden olan hususları karşılayacak mahiyette olacak şekilde, ceza dosyasında davalılar yönünden tespit edilen maddi vakıalar göz önüne alınarak kooperatif bilirkişi tarafından kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle elde edilecek bilgi ve belgeler kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından ise sorumluluk yönünden tespit edilen bilgi ve belgelere göre davacı zararının olup olmadığı, ceza dosyasındaki maddi vakıalar (fiil/eylem) ile uyumlu olması kaydıyla davacı zararının tespit edilmesi halinde ise davalılar sıfatlarına göre sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarının tespiti ile önceki raporlara yapılan ciddi nitelikte itirazların da tek tek karşılandığı ve özellikle gerek SMMM ...., gerekse de önceki SMMM.... yönünden icra dosyası üzerinden talep edilen sorumluluk miktarları kapsamında zarar mevcudiyeti (kooperatif yönünden fiili ödeme) halinde ise eski ve yeni mali müşavirler yönünden ayrı ayrı zarar miktarının ne olduğu, zararın olmaması halinde ceza dosyasında alınan rapordaki hesap hatasının neyden kaynaklandığı ile zararın kısmi nitelikte olduğunun tespiti halinde ise tespit edilen zarar miktarının nasıl ve ne şekilde hesaplanığı ayrıca da SMMM .... yönünden zarar konusu değerlendirilirken kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapıldıktan sonra hazırlanacak raporda serbest meslek makbuzları ile tediye makbuzlarının karşılaştırması (rapora yansıtılarak) yapılmak suretiyle yeni bir rapor alınarak, gerekmesi halinde ise bu rapora yapılan itirazların da alınacak ek raporla karşılanarak işin esasına uygun düşecek ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre, her ne kadar reddedilen miktara ilişkin davalılar yararına tek vekalet ücreti hükmedilmiş esi de davalı ... yönünden açılı davada ileri sürülen hususun ....'ın denetici olmasından kaynaklı sorumluk olduğuna göre bu davalı yönünden ileri sürülen eylem yönetici sorumluluğundan farklı olduğundan yeniden yapılacak yargılama neticesinde yukarıda belirtilen gerekçe ile ....yönünden ret kararı verilmesi halinde ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde değerlendirme yapılması doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı yanın sair istinaf itirazları ile davalı ...'ın istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!