Anahtar kelimeler: Merhum Muğla Ölen Babası Yazim Dan Layihalar Menfi Dinlenip İstenmiş

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 07.05.2026
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.09.2023 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkillerinin merhum .... mirasçıları olduğunu, ölen babası ....'dan alacaklı olduğundan bahisle, Muğla 2.İcra Dairesi'nin █████████ E ve Muğla 1. İcra Dairesi tarafından 2022/ 2253 E sayılı icra takip dosyalarında icra takiplerinde alacaklı olarak gösteren davalı ....'a hiçbir borçları bulunmadığını, senetlerdeki imzaların babalarına ait olmadığını, babalarının ekonomik durumunun çok iyi olduğunu ve borçlanmasını gerektirecek bir durum olmadığını, senetlerin mirastan mal kaçırmak amacıyla düzenlendiğini belirterek, söz konusu icra takiplerine konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, muris ....'ın dava konusu 01.02.2017 keşide tarihli, 02.02.2020 vade tarihli 1.045.000,00 TL bedelli bono ve 01.02.2017 keşide tarihli, 02.03.2020 vade tarihli 1.215.000,00 TL bedelli iki adet bonoyu kendisi imzalayarak verdiğini belirterek davanın reddine ve asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacıların kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların miras haklarını almalarını engellemek amacıyla düzenlendiği ileri sürülen bono nedeniyle açılan menfi tespit istemiyle eldeki davanın açıldığını, Adli Tıp Kurumu raporuna göre senetlerdeki imzaların ....’ın eli ürünü olduğu tespit edilmesine karşın, muris ....’ın maddi durumunun çok iyi olduğunu, buna karşılık davalı oğlunun kendisine bu kadar yüksek borç verebilecek bir ekonomik gücünün bulunmadığını, senetlerin düzenleme tarihinden çok sonra (yaklaşık 27 yıl sonraki olaylara dayandırılarak) icraya konulması ve taraflar arasındaki diğer tapu iptal davaları göz önüne alındığında; senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı, mirasçıların payını azaltmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğu gerekçesiyle davacıların icra takiplerine konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:Davalı vekili, dava konusu olan, lehtarı müvekkili ...., keşidecesi muris ... olan █████/2017 keşide tarihli, █████/2020 vade tarihli, 1.045.000,00 TL bedelli bono ile yine lehtarı müvekkil ... .., keşidecesi muris ... olan █████/2017 keşide tarihli, █████/2020 vade tarihli, 1.215.000,00 TL bedelli bonoda yer alan imzaların İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 17.03.2023 tarihli raporuna göre muris ....'ın eli ürünü olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemenin bu durumu göz ardı ederek, hatalı bir karar verdiğini, 1989 yılında muris....'ın belediye başkanı adayı olduğu dönemde sürekli müvekkilinden aldığı paraları seçimler için harcadığını, hatta 2000 yılında yeni alınan iş yeri için tüm işlerini müvekkilinin yaptırdığını, bu iş yeri için eşinin bileziklerini dahi bozdurduğunu, iş yeri için paraları kendisinin harcadığını, murisin ise maddi bir katkı sunmadığını, 2017 yılında muris ....'dan paraların iadesini sağlamak istediğini, tapulu arazilerinden satmak istediğini, ancak bu yerleri satamayınca müvekkili ....'a davaya konu iki adet senedi verdiğini ve zamansız ölümü nedeni ile murisin oğluna olan borçlarını ödeyemediğini, murisi iyi tanıyan ve aynı mahallede doğup büyümüş tanıkların, murisin müvekkilinden sürekli borç aldığını açıkça ifade ettiklerini, muris ve müvekkili hakkındaki eksik bilgiler ile değerlendirme yapıldığını, .. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden sicilden terkin edilen ..... Şti.'ye ait bir cevap yazısı veya bilgi-belge gelmediğini, mahkemenin de bu cevap yazısını beklemeden eksik inceleme neticesinde karar verdiğini, gelecek olan yazı cevabında sicilden terkin edilen....,...Şti.nin gelirleri ve dolayısı ile müvekkilin kazanç miktarının açıklığa kavuşacağını, bu şirket araştırıldığında müvekkilinin aylık gelirinin 3.000,00 TL değil, bu şirket sebebi ile muristen kat kat fazla geliri olduğunun ortaya çıkacağını belirtmiştir.
GEREKÇE
: Dava, icra takibine konu bonolar nedeniyle menfi tespit istemine istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacıların senetlerdeki imzaların muris babalarına ait olmadığı, babalarının ekonomik durumunun çok iyi olduğu ve borçlanmasını gerektirecek bir durum olmadığı, senetlerin mirastan mal kaçırmak amacıyla düzenlendiği iddiasıyla menfi tespit talebinde bulundukları, dava sebebi muvazaaya dayandığından her iki tarafın tanıklarının dinlendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı mirasçıların, miras bırakanın düzenlediği borç senedinin muvazaa nedeniyle hükümsüzlüğünü ispatla yükümlü oldukları, mirasçıların, muvazaalı borç senedinin hükümsüzlüğünü her türlü delille ispatlayabilecekleri, ATK raporuna göre senetlerdeki imzaların muris .. eli ürünü olduğu tespit edilmesine karşın, dinlenen tanık beyanları ve getirtilen kayıtlar dikkate alındığında, muris....’ın maddi durumunun çok iyi olduğu, buna karşılık davalı oğlunun kendisine bu kadar yüksek borç verebilecek ekonomik gücünün bulunmadığı, senetlerin düzenleme tarihinden yaklaşık 27 yıl sonraki olaylara dayandırılarak bono düzenlediği yönündeki beyanların inandırıcı olmayıp, hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle itibar edilemeyeceği, böylelikle davaya ve takibe konu bonoların mevcut bir borca ilişkin olarak düzenlendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, dinlenen tanık beyanları, getirtilen kayıtlar ve taraflar arasındaki diğer tapu iptal davaları göz önüne alındığında, senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı, mirasçıların payını azaltmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle de, dinlenen tanık beyanları, getirtilen kayıtlar ve taraflar arasındaki diğer tapu iptal davaları göz önüne alındığında, senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı, mirasçıların payını azaltmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 146.371,45-TL'den peşin alınan 35.592,86-TL'nin mahsubu ile bakiye 110.778,59-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!