Anahtar kelimeler: Hesabıma Nam Dönük Tevkifat Yürüttüğünü Mayıs Kesildiğini Yıllardır Tarımsal Bağkur
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır kendi nam ve hesabıma tarımsal faaliyet yürüttüğünü, bu anlamda hale teslim ettiği ürünlerden 1998/Mayıs döneminde %1 oranında Bağ-Kur sigorta primi kesildiğini, müvekkilinin davalı Kurum tarafından tevkifat kesintisi nedeniyle geriye dönük olarak sigortalı olma hakkının getirilmesi nedeniyle, prim kesintisine dayanarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmak için müracaatta bulunduğunu, ancak yapılan denetmen incelemesi sonucu, ...Ltd. Şti. komisyoncusuna ait tevkifat listesinde yer alan ...'ın müvekkili olduğuna ilişkin tespit yapılamadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, yapılan Kurum işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin soyismi "..." olmasına rağmen tevkifat listesine sehven "..." yazıldığını, baba ismi de "..." olmasına rağmen "..." yazıldığını, ancak "..." Mahallesinde bu alt bilgilere sahip herhangi bir kişi olmadığı gibi tevkifat listesinde yer alan "..."ın da müvekkili dışında bir kişi olmasının da mümkün olmadığını, dolayısıyla Mahkemece yapılacak araştırma ve sunulacak deliller çerçevesinde ...Ltd. Şti. Komisyoncusunun 1998/Mayıs dönemine ait tevkifat listesinde yer alan "..."ın müvekkili olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümü iş bu cevap dilekçesi ile birlikte tekrar edildiğini, iş bu davalarda Antalya İdare Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğunu, bu bağlamda esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil Kurumda yapılan sicil dosyası incelemesinde; davacı ...'ın 03.02.2023 tarih ve 63408235 sayılı tevkifata istinaden geriye dönük hizmet talebiyle 1998 yılı Mayıs dönemi hizmet talebinde bulunduğunun görüldüğünü, davacının talebi üzerine ...... ve Sebze Komisyoncusuna ait 1998/Mayıs ayı kesinti listesi incelendiğini, baba adı ... ve adresi ... olan ... adında bir kişiden kesinti yapıldığının görüldüğünü, listedeki kişinin soyadı ve kimlik alt bilgilerinin sigortalı ...'ı teyit etmemesi nedeniyle sigortalıya talebi doğrultusunda herhangi bir işlem yapılamadığını belirerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulü ile
...Ltd. Şti. Komisyoncusunun 1998/Mayıs dönemine ait tevkifat listesinde yer alan ... isimli kişinin davacı olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından sadece tanık beyanları göz önüne alınarak karar verilmesi, davanın herhangi bir yazılı belgeyle ispatlanmamış olmasının açıkça Kanuna aykırı olduğunu, tarımsal faaliyete ilişkin araştırmanın yetersiz olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararının bozulmasını talep etmktedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tevkifat kesintisinin aidiyetinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
3. Tevkifatların alt kimlik bilgileri bulunmaması sebebiyle aidiyeti şüpheli olduğu durumlarda Kurum Bağ-Kur süresinin tespiti yönünden talepleri reddetmektedir. Kurumun işleminin iptali ile aidiyetin tespiti davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
4. Mahkemece ürün teslimini gösterir belgelerin davacıya ait olduğuna ilişkin yeteri kadar araştırma yapılmaksızın verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Baba adı ... olan davacının iddiası, baba adı ... olan 1998/5 aydaki ... adına yapılan tevkifatın tarafına ait olduğudur. Mahkemece il/ ilçe kapsamında yapılan araştırmada ... oğlu ... bulunmaması sebebiyle tevkifatın davacıya ait olduğu tespit edilmiş ise de bu tür aidiyet davalarında listedeki kişinin kendisi olduğunu tereddütsüz ispatı gereklidir. Davacının baba adı ... olup listedeki ... ismi ile farklılık arz etmektedir, dinlenen tanıklardan bazıları davacının ... isimli amcası olduğunu beyan etmiş ise de Mahkemece alınan nüfus kayıtlarında bu isimle bir akrabası olmadığı anlaşılmıştır. Davacının soyismi de farklı olup sırf isim benzerliği sebebi ile tevkifatın aidiyeti tespit edilemeyecektir. Mahkemece prim kesintilerinin hangi ürün satışı sebebi ile olduğu, kim tarafından kesilerek Kuruma intikal ettirildiği, davacının bu tarihten sonra tarımsal faaliyeti kapsamında başka alıcılara ürün teslimi olup olmadığı, satmış ise makbuzlar ürün alıcılarından, davacıdan ve Kurumdan sorulup belirlenmeli davacının listede yazılı kişi olup olmadığı tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile kabul kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!