Anahtar kelimeler: Mahsuba Alanya Çokluğuyla İnceleyen Sayı Süreç Cezasıyla Dosyayı Hukukî Antalya
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 1. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 2620-2804
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanığın yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a, h, 39/2-b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.04.2022 tarihli ve 212-125 sayılı hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 17.10.2022 tarih ve 2620-2804 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.12.2023 tarih ve 15523-8366 sayı ile oy çokluğuyla temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
    Daire Başkanı ... ve Üyesi ...; Sanığın tasarlayarak, bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak ve yakalanmamak için kasten insan öldürmek suçuna yardım eden olarak iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yetecek şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.03.2024 tarih ve 150021 sayı ile; "...Somut olayda sanık ... ile maktul arasında bir husumet bulunmadığı gibi sanığın maktulün öldürülmesi eylemine iştiraki için bir sebebi de bulunmamaktadır. Olayın sebebi sanık ... ile maktul arasındaki senet kaynaklı bir husumet olup, bu nedenle sanıklar ... ve ...'un maktulü öldürmeye karar vermelerinden sonra silah aramaya başladıkları, ancak silah temin edemedikleri bunun üzerine ...'un amcası oğlu olan ...'de var olduğunu bildiği namlusu kesilmiş av tüfeğini satın alarak maktulün öldürülmesi eyleminde kullandıkları sabit olup, sanıklar ... ve ...'in olaya ilişkin konuşmaları sırasında yanlarında bulunan ...'in olaydan ve silahın suçta kullanılacağından haberdar olduğu kesin olarak belirlenememiştir.
    Dosya kapsamında, sanık ... aleyhine öldürme suçunun müşterek faili olan itiraz dışı sanıklar ... ve ...'ın ifadeleri dışında başkaca herhangi bir delil mevcut olmadığı gibi bu ifadeler de ...'in sanıklar ... ve ...'un maktul ...'yü öldürme kararını bildiği ve bu amaçla silah temin ettiği yönünde net bir beyanlarının bulunmadığı anlaşılmış ve ...'in somut öldürme olayından ve silahın bu suçta kullanılacağından bilgisi olduğu hususunda şüpheden uzak kesin bir yargıya varılamamıştır.
    Sanık ...'in, öldürme eyleminin müşterek failleri olan ... ve ...'a yönelik 'bu silah çok geri teper eğer kullanacaksanız önce bir deneyin' şeklindeki beyanının da ... ve ... tarafından gerçekleştirilen nitelikli öldürme suçuna iştirak iradesi ve suça yardım kastının bulunmadığını gösterdiği gibi sanığın suçta kullanılacağını bilmeden silah satmak şeklindeki eyleminin ise 6136 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi gerekir, aksi halde silah satanların sattıkları silah ile işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulması gibi hukuka ve adalete uygun olmayan sonuçlar ortaya çıkar. Bu durumda, sanık ...'in olaydan bir hafta önce somut olarak hangi suçta kullanılacağını bilmeden, nitelikli öldürme suçunun müşterek failleri olan ... ve ...'a suçta kullandıkları silahı satmak şeklindeki eyleminde nitelikli öldürme suçuna iştirak iradesi ile hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gibi savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı başkaca herhangi bir delil elde edilmediğinden, şüpheden sanık yararlanır kuralı gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurulmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.07.2024 tarih, 2254-4914 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
    Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    İnceleme dışı sanık ...; maktulden faizle borç para aldığını, borcunu ödemesine rağmen maktulün senette sahtecilik yaparak 400.000 TL borcu olduğunu söylediğini ve kendisini tehdit ettiğini, bu konuya çözüm bulmak amacıyla arkadaşı olan inceleme dışı sanık ... ile birlikte maktulün ortağı inceleme dışı sanık ... ile buluştuklarını ve ondan yardım istediklerini, ...'in kendilerine; "Bir tabanca bulacaksınız, susturucusu olsun, ... içmeyi sever, içirdikten sonra konuşun, ikna etmeye çalışın, senedi isteyin, vermezse duruma göre davranırsınız ama çıkmadan senedi yanına alması için ...’i ikna edin, eğer bir olay olacaksa Anamur’a getirmeyin, Alanya’da 'Kuş Yuvası' diye bir yer var, orası tenha bir yer, cesedi oraya atarsınız, kimse bulamaz, bir olay olursa silahı denize atın, tuzlu su olduğu için üzerindeki izler silinir, hem de bulması zor olur, aracı da bana getirin, ben temizlerim." dediğini, bunun üzerine silah bulmaya çalıştıklarını, istedikleri gibi bir silah bulamamaları sebebiyle ...'un; "Son çare kuzenimdeki kesik silahı alacağım." diyerek sanığı telefonla aradığını, ardından da ... ile birlikte sanığın bulunduğu yere gittiklerini, sanığın ...'a silahın yerini tarif ettiğini, ...'un bulamaması üzerine sanığı tekrar telefonla aradığını, ... ile sanığın silahı birlikte bulup geldiklerini, araca binen ...'un silahı kendi oturduğu koltuğun altına koyduğunu, sanığın kendisine hitaben; "Bu silah normalde uzun namlulu bir silah ama namlusu kesilmiş, bu silah çok teper, eğer kullanacaksanız önce bir dene." dediğini, bu konuşmadan sonra ...'la birlikte geldikleri araçla oradan ayrıldıklarını, ...'un yolda kendisine "Bu silah vukuatlı, eğer kullanırsak amca oğluna dönüşte 500 TL vereceğiz, kullanmazsak silahı ben teslim edeceğim." dediğini, aynı gün saat 19.30 sıralarında maktul ile buluştuklarını, maktulün aracın sağ arka koltuğuna oturduğunu, yolda senetle ilgili tartışmaya başladıklarını, işaret etmesi üzerine önde oturan ...'un arkasını dönüp tüfekle iki el ateş ederek maktulü öldürdüğünü, ardından maktulün cesedini bagaja koyduklarını, Kuş Yuvası denilen bölgeye giderek cesedi uçurumdan attıklarını ve temizlenmesi için aracı önceden anlaştıkları bir bölgeye bıraktıklarını,
    İnceleme dışı sanık ...; kendisinden daha önce birkaç kez silah isteyen ...’e her seferinde olumsuz yanıt verdiğini, bir gün kuzeni olan sanık ile birlikte gezdikleri sırada ...’in yanlarına geldiğini, ...'in yine kendisinden silah istediğini, konuşmayı duyan sanığın ...'e ne istediğini sorduğunu, bıçak istediğini söylediği hâlde sanığın inanmayarak ... ile konuşmaya devam ettiğini, ...'in de "Para işi yapıyorum, bana silah lazım." dediğini, bunun üzerine sanığın "Bende bir tane kısa kesik var, satarım sana." dediğini, kendisinin ise "Ben sizin işinize karışmam, ... isterse kuzenin evine kadar seni götürürüm, siz aranızda anlaşırsınız." dediğini, bu konuşmadan bir süre sonra ...'in kendisinden tekrar silah bulmasını istediği, bunun üzerine ...'i sanığın evine götürdüğünü, sanığın da tüfeği alarak geldiğini, tüfeği aracın içerisinde ...'e gösterdiğini ve her ikisinin aralarında 500 TL karşılığında anlaştıklarını, ...'in tüfeği aldığını ancak parasını vermediğini,
    İnceleme dışı sanık ...; olaydan önce cezaevinde birlikte kalmaları dolayısıyla tanıdığı ...'in, ... ile birlikte yanına geldiğini, adı geçenleri çağırmadığını, geldikleri araca da binmediğini, maktul ile ilgili hiçbir şey konuşmadıklarını, yalnızca ...'in maktul ile anlaştıkları için Eğirdir'e kamyon bakmaya gideceklerini söylediğini,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık; amcasının oğlu olan ...'un, babası ile sorunlarının olduğunu, bu nedenle evde bulunan tüfekle babasına zarar vermesinden koktuğu için bir yıl önce tüfeği ...'tan alıp kendi evinde muhafaza ettiğini, olay günü ...'un bir araçla geldiğini, araçtan yalnızca ...'un indiğini, araçta başka bir kişi olup olmadığını bilmediğini, ...'un evde bulunan tüfeği kendi başına aldığını, olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını savunmuştur.
    V. GEREKÇE
    A. Hukuki Açıklamalar
    Ayrıntıları Yüksek Genel Kurulun 18.12.2024 tarihli ve 194-421; 08.01.2025 tarihli ve 400-1 sayılı; 03.12.2025 tarihli ve 333-545 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
    Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmına gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimale dayanarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.06.2013 tarihli ve 36-294 sayılı).
    Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, muhtemel şüphenin gerekçeli bir şekilde tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti durumunda vicdani kanaate ulaşılmasının mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez.
    B. Hukuki Değerlendirme
    Maktulden faizle borç para alan inceleme dışı sanık ...'in, borcunu ödediğini iddia etmesine karşın maktulün elinde borçlusu ..., alacaklısı kendisi olan 400.000 TL bedelli bir senedin bulunduğu ve senetteki borcu ödemesi konusunda ...'e baskı yaptığı, bu konuya çözüm bulmak isteyen ... ile arkadaşı olan inceleme dışı sanık ...'un, maktulün ortağı olan inceleme dışı sanık ... ile buluştukları ve ondan yardım istedikleri, ...'in de ... ve ...'a; "Bir tabanca bulacaksınız, susturucusu olsun, ... içmeyi sever, içirdikten sonra konuşun, ikna etmeye çalışın, senedi isteyin, vermezse duruma göre davranırsınız ama çıkmadan seneti yanına alması için ...’i ikna edin, eğer bir olay olacaksa Anamur’a getirmeyin, Alanya’da 'Kuş Yuvası' diye bir yer var, orası tenha bir yer, cesedi oraya atarsınız, kimse bulamaz, bir olay olursa silahı denize atın, tuzlu su olduğu için üzerindeki izler silinir, hem de buluması zor olur, aracı da bana getirin, ben temizlerim." diyerek yol gösterdiği, ... ve ...'un planlarını gerçekleştirebilmek için silah bulmaya çalıştıkları ve bu amaçla aradıkları sanıkla buluştukları, silaha ihtiyaçları olduğunu söyleyen ... ve ...'un sanıktan 500 TL karşılığında namlusu kesilmiş, tek kırma av tüfeğini satın aldıkları ve aynı gün saat 19.30 sıralarında maktulle buluştukları, maktulün aracın sağ arka koltuğuna oturduğu, araç seyir hâlindeyken taraflar arasında senetle ilgili tartışma çıktığı, ...'in kendisine işaret etmesi üzerine önde oturan ...'un arkasını dönüp tüfekle iki el ateş ederek maktulü öldürdüğü, inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un cesedi bagaja koyup 'Kuş Yuvası' denilen bölgeye giderek uçurumdan attıkları, ardından da inceleme dışı sanık ... ile telefonda görüşüp aracı temizlenmesi için anlaştıkları bir bölgeye bıraktıkları kabul edilen olayda;
    Olayda kullanılan tüfeği kendisinin teslim etmediği yönündeki savunması inceleme dışı sanıklar ... ve ...'un beyanlarıyla doğrulanmasa da inceleme dışı sanıklar ile maktul arasındaki borç ilişkisinin ve tüfeğin hangi amaçla kullanılacağının sanık tarafından bilindiği hususu dosya kapsamındaki delillerle kanıtlanamamıştır. Sanığın aksi kanıtlanamayan ve aşamalarda istikrar gösteren bu yöndeki savunması, inceleme dışı sanık ...'in sanığa para işi yaptığını söyleyerek silahı istediğine dair ifadesi ile de desteklenmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanığın müsnet nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştirak ettiği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı anlaşılmakla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince ispat edilemeyen suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir
    Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.12.2023 tarihli ve 15523-8366 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
    3- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2620-2804 sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının, sanığa isnat edilen yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçunun sabit olmadığının ve CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca, gereği için kararı veren Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!