Anahtar kelimeler: İnceleyen Sayı Varlıklıklar Delaletiyle Süreç Müdafileri Kahramanmaraş Yağma Dosyayı Hukukî
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 6. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza
    SAYISI
    : 67-173
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanıkların teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 290/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c-d, 35/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 14.11.2012 tarihli ve 8-307 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri ve katılan ... Varlıklıklar AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 14.11.2017 tarih ve 4234-4434 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.12.2017 tarih ve 181143 sayı ile sanıklara atılı teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçunun sabit olmadığından bahisle itiraz yoluna başvurulması üzerine Ceza Genel Kurulunca 29.09.2020 tarih ve 57-382 sayı ile; sanık ...’in savunma hakkının kısıtlandığından bahisle Yerel Mahkemenin mahkûmiyet hükümlerinin diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozma kararına uyan Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesince 03.06.2021 tarih ve 67-173 sayı ile; sanıkların TCK’nın 290/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-c-d, 35/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş olup bu hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 23.11.2022 tarih, 25439-16285 sayı ve oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
    Daire Üyeleri ... ve ...; "...Öncelikli olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı icra dosyasının ve bu icranın talimatlarını yerine getiren Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğünün ████████ talimat sırasında kayıtlı dosyasının asıllarının celp edilmesi ve onaylı suretlerinin dosyaya konulması, iddia edilen yedieminlik görevinin bittiği yönündeki savunmaların sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle söz konusu kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması gerekir. Yine dosyada dinlenilmesi tek tanık olması nedeniyle CMK 210/1. maddesi gereğince zorunluluk olan ... ...’in tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerekir. Kararın bu iki usulü eksiklik yönünden esasa girilmeden bozulması gerektiği görüşündeyiz. Bu eksiklikler giderildikten sonra Mahkeme tarafından yedieminlik görevinin sabit olması halinde diğer aşamaya yani eylemin sübut bulup bulmadığına ve sübut bulan eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunun incelenmesine geçilmesi gerekirdi. Kaldı ki yukarıdaki hususların yani yedieminlik hususunu hukuken doğru olduğu ve halen devam ettiği ve dinlenecek olan tanık ... ...’in de müşteki ...’ın ilk iddiasını teyit ettiği takdirde fabrika girişinde içeriye girmek için müştekiyi 'ittirme' eyleminin yağma suçunun yasal unsurlarını oluşturan malı teslime zorlayacak 'cebir' boyutuna ulaşıp ulaşmadığı, bu eylemin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden TCK'nın 116/4. maddesindeki eylemi oluşturup oluşturmayacağı hususlarının da tartışılması gerekirdi." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.01.2023 tarih ve 114405 sayı ile; "...Olayımızda gerek katılan ...'ın kollukta verdiği ‘iteklendiği’ şeklindeki beyanını daha sonraki aşamalarda ifade etmemesi; gerek polis tutanağının gerekli verileri içermemesi nedeniyle cebir unsurunun gerçekleştiği anlaşılmamaktadır. Ayrıca katılanın iteklenip zarar gördüğüne dair dosyada doktor raporu da bulunmamaktadır. Nitekim olayda cebrin mevcut olup olmadığı doktor raporuyla belirlenmelidir. Dolaysıyla olayda hem iteklemenin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse de bu iteklemenin cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığı belli değildir. Yukarıdaki itiraz gerekçelere ilave olarak belirtilmelidir ki, olayı görme ihtimali bulunan tanık ... ... de duruşmada dinlenmemiştir. Olayın tek tanığı olması nedeniyle CMK 210/1 md.si uyarınca dinlenmesi gerekliydi. Sonuç olarak sanıkların katılanı itekledikleri hususunun kesin olmaması, buna ilişkin katılanın ifadelerinin çelişkili olması, itmeye ilişkin doktor raporunun bulunmaması, fabrika içerisinde ... ...'ye ait makinelerin de olması ve hangi makinelere el atıldığının belirli olmaması, tanık ... ...'in dinlenmemesi karşısında, sanıkların yağmaya teşebbüs suçunu işledikleri hususunda şüpheli bir durum ortaya çıkmaktadır ve şüpheden de sanıklar yararlandırılmalıdır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 27.03.2023 tarih, 627-9549 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
    İtirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ... ve ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
    1- Sanıklar hakkında eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının,
    2- Eksik araştırma ile hüküm kurulmadığının kabulü hâlinde ise sanıklara isnat edilen teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığının,
    Belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    Olay tutanağında; 28.06.2010 tarihinde saat 14.00 sıralarında ... Grup Tekstil Fabrikasında yediemine teslim edilen makineleri sökmeye gelen şahıslar olduğu anonsu üzerine olay yerine intikal edildiğini, burada yediemin olduğunu beyan eden katılan ... ve mallara haciz koyduran katılan ...’in bulunduğunu, icra edilen fabrika içerisindeki tekstil makinelerini sökerek almaya çalışan inceleme dışı sanık ... ile sanıklar ... ve ... ...’nin karakola götürüldüğünün belirtildiği,
    28.06.2010 tarihli genel adli muayene raporunda; katılan ...'de darp cebir izine rastlanılmadığının bildirildiği,
    Kolluk tarafından düzenlenen 08.02.2011 tarihli tutanakta; inceleme dışı sanık ...’den sorulduğunda ... ...’nin açık adres bilgilerini bilmediğini ancak numarasının 0530 …86 olduğunu beyan ettiğinin, telefon numarası arandığında cevap vermediğinin, şahsın kimlik bilgilerinin kayıtlarda bulunmadığının yazıldığı,
    Anlaşılmaktadır.
    Katılan ... kollukta; olay günü öğle saatlerinde Denizli’den geldiklerini beyan eden sanıkların iş yerinden makine çıkaracaklarını söylediklerini, kendisinin yediemin olduğunu bildirmesi üzerine sanıkların kendisini iterek içeri girdiklerini, telefonla görüştürdükleri inceleme dışı sanık ...’nin "Fabrikamı terk et!" dediğini ancak yediemin olması nedeniyle ayrılmadığını, sanıkların fabrikaya girerek makineleri sökmeye başlamaları üzerine polisi aradığını,
    Kollukta ek ifadesinde
    : iş yerinin sahibi olan inceleme dışı sanık ...’nin gönderdiğini söyleyen ve Doblo marka araçla gelen sanıkların makineleri söküp götüreceklerini bildirmeleri üzerine bu makinelerin yediemin olarak kendisine teslim edildiğini ve makinelerin sökülmesine izin vermeyeceğini söyleyerek polisi çağırıp şikâyetçi olduğunu, karakoldaki işlemleri tamamlayıp iş yerine döndüğünde sanıkların aynı araçla tekrar gelerek kendisini dışarı çıkarmaları üzerine avukatına bilgi verdiğini ve bunun ardından sanıkların olay yerinden kaçtıklarını, ertesi gün sanıkların yine aynı araçla iş yerine gelerek "Dışarıda dur, makineleri söküp götüreceğiz." demeleri üzerine katılan ...’i arayıp bilgi verdiğini, bu sırada ... ile görüşeceğini söyleyen inceleme dışı sanık ...’ın telefonunu aldığını, görüşme sonrasında ise telefonu önce vermek istemediğini ancak daha sonra iade ettiğini,
    İstinabe suretiyle alınan ifadesinde; olay tarihinde önceden tanımadığı üç kişinin fabrikaya gelerek "Biz alacaklı ile anlaştık, makineleri söküp götüreceğiz." dediklerini, onlara itimat etmeyerek katılan ... ve avukatı ile görüştüğünü, bu sırada başka bir minibüsle sekiz kişinin daha geldiğini, kendisi telefonla görüşürken fabrikadaki makineleri sökmeye başladıklarını, katılan ...’in avukatının kolluğa haber vermesini söylemesi üzerine haber verdiğini ve sanıkların fabrikadaki makineleri dışarı çıkaramadıklarını,
    Bozma sonrası istinabe suretiyle alınan ifadesinde; olay günü sanıkların iş yerine gelerek makineleri sökmeye çalıştıklarını, "Çık buradan, biz makineleri sökeceğiz." diyerek kendisini itekleyip dışarı attıklarını ve ardından kapıyı kapattıklarını, "Seni öldürürüz" şeklinde tehdit ettiklerini, bunun üzerine katılan ...’i aradığını, adı geçenin güvenlik güçlerine haber verilmesini söylemesi üzerine kendisinin kolluk kuvvetlerini aradığını, ertesi gün aynı olayın yeniden yaşandığını, bu kez sanıklar dışında bir minibüs dolusu tanımadığı sekiz kişinin geldiğini, ilk olayın olduğu gün sanıkların makineleri almalarını polislerin engellediğini,
    Katılan ... bozma öncesi aşamalarda; Kahramanmaraş 1. İcra Dairesinin ████████ talimat sayılı dosyası ile alacağına karşılık olarak ... Tekstildeki mallara haciz koydurduğunu, yediemin olarak bıraktığı katılan ...’in saat 13.00 sıralarında kendisini arayarak Denizli’den gelen üç şahsın makineleri sökmeye başladıklarını bildirdiğini, bunun üzerine iş yerine gelerek buradan alacağı bulunduğunu, bu nedenle icra koydurduğunu söylediğini, sanıkların ise "Biz icradan anlamayız, bizi iş yeri sahibi ... gönderdi, makineleri sökeceğiz." şeklinde beyanda bulunduklarını, ancak makinelerin bulundukları yerden sökülerek alınamadığını,
    Bozma sonrası istinabe suretiyle alınan ifadesinde; olay günü katılan ...’in kendisini arayarak üç kişinin gelip "Biz buradaki makineleri sökeceğiz." diyerek tehdit ettiklerini ve telefonunu almak istediklerini söylediğini, kendisinin de "Sen polisi ara, ben avukatı arıyorum." dediğini, olay yerine gittiğinde akşam olduğunu, ertesi gün minibüs benzeri bir araçla sekiz kişinin gelerek kendisini de tehdit ettiklerini, ikinci olayda olay yerinde bulunduğunu ve avukatının da yanında olduğunu, sanıkların makineleri arka kapıdan girerek sökmeye çalıştıklarını ve makinelerde maddi hasar oluştuğunu, çelişki nedeniyle sorulduğunda da; önceki ifadesinde olayı tek bir olay gibi anlatmış ise de iki olay olduğunu,
    Tanık ... Mahkemede; fabrikada muhasebeci olarak çalıştığını, tam tarihini hatırlamadığı bir gün inceleme dışı sanık ...’nin gönderdiği sayısını tam olarak hatırlamadığı 2–3 kişinin fabrikaya geldiğini, fabrikadan herhangi bir makine sökmeye çalıştıklarına şahit olmadığını, ancak yedieminin yönetim binasında oturması sebebiyle dışarıda beklemesini söylediklerini, fabrikanın kapanmasından sonra da yaklaşık iki yıl boyunca tanık ... ve ... ... ile birlikte iki günde bir fabrikaya gidip geldiklerini,
    Tanık ... Mahkemede; olay tarihinde fabrikanın kapalı olduğunu, kendisi ve tanık Sonay’ın görevleri devam ettiği için fabrikada bulunduklarını, olay tarihinde makine veya parçaları sökmek üzere fabrikaya gelindiğine şahit olmadığını,
    İnceleme dışı sanık ... ... kollukta; Fabrikada yüz elli civarında iplik makinesi olup bunların değerinin katılan ...'in alacağının 10-15 katı kadar olduğunu, belirtildiği gibi üç kişinin gidip bir iki günde sökebileceği makineler olmayıp belki otuz kırk kişinin dört ayda anca sökebileceği makineler olduğunu, bu makinelerin bir yılda kurulduğunu, katılan ...’in yedieminlik sınırlarını aşarak adeta fabrikaya yerleştiğini, hatta beyin olarak tabir edilen küçük ancak çok önemli bazı makine parçalarını söktüğü ihbarı üzerine kontrol amacıyla şahıs gönderdiğini, katılan ...’in yaptıklarının ortaya çıkmaması için bu yönde bir mizansen hazırladığını, olayın yakın tanıklarının ... ile fabrikanın o tarihteki personelleri olan tanıklar ... ve Sonay olduğunu, kimseyi tehdit etmediğini ve tehdit amacıyla kimseyi göndermediğini, ayrıca ortağı olduğu şirketin borçlu olmasının trilyonluk malların kontrol edilmesine ya da mallara sahip çıkılmasına engel teşkil etmeyeceğini,
    Mahkemede; sanıkların fabrikanın bakımı için yollandığını, ...’in fabrikanın eski müdürü olduğunu ancak açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini
    İnceleme dışı sanık ... kollukta; Denizli’de ikamet ettiğini, inceleme dışı sanık ...’nin Kahramanmaraş’taki fabrikada icralık olmayan ve beyin olarak tabir edilen makine kartlarının çalınmaması için makinelerden anladığından dolayı kontrol etmesini istediğini, bu nedenle saat 10.00 sıralarında Antep yolu üzerinde bulunan ... Grup isimli iş yerine gittiğini, ...’nin telefonla fabrikanın eski müdürü ...’i çağırdığını ve ... ile fabrikanın müdür odasında oturduklarını, ...’nin telefonda ...’e "Birazdan arkadaşlar gelecek, makinelere bakacaklar." dediğini, yaklaşık 1,5 saat sonra Antep’ten bir firmanın geldiğini, katılan ...’in fabrika girişini açarak buradaki malların bir kısmının icralık ve kendisine emanet olduğunu söylediğini, kendisinin de makineleri göstermesini isteyip durumu ...’ye aktaracağını ifade ettiğini, bunun üzerine ...’in de patronunu aradığını ve sonrasında polislerin olay yerine geldiğini, polis geldiği sırada güvenliğin bulunduğu yerdeki çardakta oturduğunu, herhangi bir şekilde makine sökmediğini veya makine almaya gelmediğini, yalnızca Antep’ten gelen firmanın fazla makine parçası götürmemesi için kontrol amacıyla bulunduğunu ve bu olaylara ...’in de şahit olduğunu
    Mahkemede; olay tarihinde ip almak amacıyla Gaziantep’e geldiğini, yanında diğer sanıkların da bulunduğunu, tek şoför olarak yorulmamak için sanık ...’i de yanına aldığını, sanık ... ...’nin de tekstil işiyle uğraştığını ve ucuz ip bulması hâlinde kendisinin de alacağını söyleyerek yanında geldiğini, inceleme dışı sanık ...’nin kendisini arayıp Kahramanmaraş’taki fabrikada makine söküleceğini ve başında durup duramayacağını sorduğunu, kendisinin Gaziantep’teki işinin bitmek üzere olduğunu ve gidebileceğini söylediğini, Kahramanmaraş’a geldiklerinde teknisyenlerin makinelere bakmaya başladıklarını gördüğünü, kendisinin girişte güvenlikte oturup çay içtiğini, bu sırada polislerin gelerek kendilerini yakaladıklarını, güvenlikte otururken yanında diğer sanıklar ... ile ... ...’nin de bulunduğunu
    İfade etmişlerdir
    Sanık ... aşamalarda; kendisini inceleme dışı sanık ...’ın büyüttüğünü, onu manevi babası gibi gördüğünü ve yanında çalıştığını, olay günü ...’ın "Hadi seni gezmeye götüreyim." demesi üzerine onun kullandığı araçla Kahramanmaraş'a geldiklerini, diğer sanık ...’i daha önce tanımadığını ve ne amaçla geldiklerini bilmediğini, ...’ın fabrikanın içine girdiğini ancak makine söküp sökmediğini görmediğini, bu sırada kendilerinin dışarıda yaklaşık 1–1,5 saat kadar beklediklerini ve fabrikaya girmediklerini, ...’ın Denizli’de tekstil işiyle uğraştığını ve bildiği kadarıyla fabrika makinelerinin sökülüp takılması işinden anlamadığını, fabrikaya geldiklerinde güvenlik görevlisi olan katılan ...’ten başka kimseyi görmediğini, aralarında herhangi bir arbede ya da tartışma yaşanmadığını, ...’ın savunması okunup sorulduğunda; Kahramanmaraş’a ucuz ip almak için geldikleri yönündeki anlatımın doğru olmadığını,
    Sanık ... aşamalarda; teyzesinin oğlu olan inceleme dışı sanık ...’ın birlikte gezmeyi teklif edip uzun yola çıkacaklarını ve araç sürmeyi bilen bir şoföre ihtiyaç olduğunu söylemesi üzerine ona eşlik ettiğini, diğer sanığın da yanlarında bulunduğunu, Konya’da bir süre oyalandıktan sonra Gaziantep ve Kahramanmaraş’a geldiklerini, Konya’dayken yolda inceleme dışı sanık ...’nin ...’ı aradığını ancak konuşmanın içeriğini bilmediğini, yalnızca ...’ın ...’nin Kahramanmaraş’taki fabrikaya uğramalarını istediğini söylediğini, bunun üzerine ...e ait olduğunu sonradan öğrendiği fabrikaya gittiklerini, burada ...’ın fabrika müdürüyle odasında bir süre görüştüğünü, kendisi ile sanık ... ...’nin dışarıda çay içtiklerini, çay içerken polislerin geldiğini, fabrikadan herhangi bir makine veya teçhizat sökmeye çalışmadığını ve bu yönde bir konuşma da duymadığını, ayrıca inceleme dışı sanık ...’ın içeride fabrika müdürü ve yedieminle ne görüştüğünü bilmediğini,
    Savunmuşlardır.
    V. GEREKÇE
    A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
    Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.
    Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.
    Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.
    Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.
    B. Hukuki Değerlendirme
    Katılan ...’in yetkilisi olduğu şirketin, inceleme dışı sanık ...’nin şirketinden alacağı bulunması nedeniyle İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin Kahramanmaraş’taki fabrikasında bulunan malları üzerinde Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğünün ████████ talimat sayılı dosyası ile haciz işlemi yapıldığı ve malların yediemin olarak katılan ...’e teslim edildiği, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...’nin talimatıyla, inceleme dışı sanık ... ile sanıklar ... ve ... ...'nin fabrikaya gelerek hacizli makineleri söküp götürmek istedikleri, bu makinelerin hacizli olduğunu belirtip engel olmak isteyen katılan ...'i iterek cebir uygulayıp binaya girdikleri, katılanı içeri girmemesi ve engel olmaması için tehdit ettikleri, katılanın polise haber vermesi üzerine ise sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı iddia olunan olayda;
    Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması ve sonucuna göre müsnet suçun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespitini teminen; katılan ...’in aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması ve olay tutanağında yeterli açıklamalara yer verilmemesi karşısında, öncelikle olay yerinde bulunduğu belirtilen ...’in ve olay tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinin tanık olarak beyanlarına başvurularak ...’e olay günü fabrikada bulunup bulunmadığının, olayın ne şekilde meydana geldiğinin ve makinelerin bakımı için Gaziantep ilinden herhangi bir firma yetkilisinin gelip gelmediğinin, kolluk görevlilerine olay yerine geldiklerinde sanıkların fabrikanın içinde mi yoksa dışında mı olduklarının, söz konusu makineleri sökmeye yarayacak herhangi bir alet görüp görmediklerinin, olay yerinde katılanlar ve sanıklar dışında başkalarının bulunup bulunmadığının ve olay günü herhangi bir makinenin sökülüp sökülmediğinin sorulması, inceleme dışı sanık ...’nin beyanına başvurularak fabrikadaki makinelerin bakımı veya sökümü için Gaziantep ilinden birilerini gönderip göndermediğinin açıklattırılması, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün █████████ esas ve Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğünün ████████ talimat sayılı dosyalarının asılları veya onaylı suretlerinin tamamının temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp suç tarihinde katılan ...’in yediemin olup olmadığının ve suç tarihinde hacizli mallar dışında bakımı gereken başka malların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    Ulaşılan bu sonuç karşısında sanıklara isnat edilen teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçunun sabit olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 25439-16285 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
    3- Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 67-173 sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, sanıklar hakkında eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!