Anahtar kelimeler: Davamızın Varılamamıştır Gidilmiştir Hasıl Danışmanlık İlamsız Olmuştur Ttk Alacağa Borca

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından iş güvenliği danışmanlık hizmetine dayalı alacağa ilişkin davalı tarafa karşı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine TTK 5/A maddesince zorunlu kabul edilen ticari arabuluculuk yoluna gidilmiştir. Ancak söz konusu arabuluculuk sürecinde taraflarca anlaşmaya varılamamıştır. Bu sebeple işbu itirazın iptali davasını açma gereği hasıl olmuştur. Davamızın Kabulüne, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile 14.153,56 TL TL borca takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiz ile birlikte takibin devamına, Haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılım sağlamadığı görüldü.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Taraflar için defter inceleme günü verildiği SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:" V - SONUÇ
:1) Davacının incelememize ibraz ettiği 2022 ve 2023 yılına ait ticari defter vekayıtlarının delil vasfı taşıdığı, davalının incelememize katılmadığı, yerinde inceleme talebindeDe bulunmadığı, dava dosyasına da herhangi bir defter ve defter kaydı sunmadığı,2) Taraflar arasında 16.12.2020 tarihli 12 ay taahhüt süreli İş Sağlığı ve GüvenliğiHizmetleri Sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşme ile davacı tarafından davalıya iş sağlığı vegüvenliği hizmetleri verilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6.1.Maddesinin ;” Taraflardanbiri sözleşmeyi sona erdirmek istediğini sözleşmenin her bitim tarihinden en az 3 ay önce diğertarafa noter kanalı üzerinden bildirmediği takdirde sözleşme ve taahhütler kendiliğinden 1 yıldaha uzatılmış olacaktır.” Hükmünde olduğu,Taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin olarak tarafların fesih ihtarı davaDosyasında bulunmadığından sözleşmenin yukarıda açıklanan 6.1.Maddesi hükmü uyarıncaSözleşmenin kendiliğinden 16.12.2023 tarihine kadar uzadığı,3) Davacının 12.602.- TL tutarlı cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacınınticaridefter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarında davacının davalıdancari hesap ilişkisi içinde 11.12.2023 takip tarihi itibariyle 12.602.- TL alacaklı gözüktüğü,Dava dosyasındaki T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı veGüvenliği Genel Müdürlüğü kayıtlarından, davacının Çalışma ve Eğitim Planlarından, TakipSistemi ve Saha Gözlem, Değerlendirme ve İş Yeri Ziyaret Raporlarından, davacının davalıya29.11.2022 ile 20.8.2023 tarihleri arasında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygunolarak hizmet verdiğinin ve davacının davalıya bu süreye uyumlu tarihlerde aylık hizmetfaturaları düzenlediğinin ve bu hizmet faturalarının davacı tarafından davalıya elektronikortamda iletilerek tebliğ ve teslim edildiğinin, davalının faturalara itiraz etmediğinin ve iadefaturası da düzenlemediğinin, görüldüğü, davacının davalı adına düzenlediği davacı alacağınıoluşturan faturaların tamamının davalıya tebliğ edildiğinin, fatura konusu hizmetlerin davalıyaverildiğinin anlaşıldığı,4) Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.7.Maddesinin;” Ödemeler her ayın en geç 5.günü ödenecektir.” Hükmünde olduğu, bu hükme göre davalının aylık fatura dönemlerini takipeden ayların 5. günleri itibariyle temerrüde düştüğü kanaatine varıldığı, bu kapsamda yapılanhesaplamalar sonucunda;Davacının davalıdan 11.12.2023 takip tarihi itibariyle; Talep ve tespitlerimiz gibi12.602.- TL asıl alacak ve tespitlerimiz gibi 979.33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam13.581.33 TL alacaklı olduğu, 12.602.- TL tutarındaki asıl alacağa 11.12.2023 takip tarihindenitibaren tespitlerimiz gibi yıllık %16.75 ve değişen oranlarda avans faizi talebindebulunulabileceği, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.Deliller
:*-------- İcra Müdürlüğünün --------- Sayılı dosya uyap kayıtları,*Tarafların BA BS formu,*Davacı şirket ticari defter kayıtları,*Bilirkişi kök raporu,İnceleme ve Gerekçesi
:Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan iş günvenliği hizmetine ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Davacı şirket, davalı şirket ile aralarında cari alacaktan kaynaklı borç ilişkisi olduğunu beyanla alacak talebinde bulunmuş, davalı şirket davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı yönünde savunmada bulunmuştur.6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur . (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur. Dosyada toplanan delillerle davacının defterleri lehine delil olarak değerlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme ile davacının takip tarihi itibariyle 12.602,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.7.Maddesinin;” Ödemeler her ayın en geç 5.günü ödenecektir.” Hükmünde olduğu, bu hükme göre davalının aylık fatura dönemlerini takipeden ayların 5. günleri itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmış ve davacının faiz alacağı bilirkişi marifeti ile hesaplanmıştır. Bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca, davalının haksız itiraz nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.HÜ K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,2-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 12.602,00-TL asıl alacak, 979,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.581,33-TL üzerinden işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.454,45-TL'nin davalıdan tahsili ile 526,75-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,5-Karar ve ilam harcı olan 927,74-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 500,14-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,6-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Uyarınca 13.581,33-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Davanın reddedilen miktar yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler Madde 13/1 ve A.A. Ü. T. Uyarınca 572,23-TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,8-Davacı tarafça yatırılan 916,00- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere 10.961,00-TL yargılama giderinden davayı kabul-ret oranı dikkate alınarak toplam 10.517,85-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa idesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. █████/2026Mahkeme hakimi ----------- █████/2026 tarihinde meslekten çekilmiş olması nedeni ile -----------Muh. sayılı yazısı ile işbu dosyada gerekçeli karar tüm işlemlerinin Mahkeme Hakimi ---------- tarafından bakılması tensip edilmiş olduğundan her ne kadar kısa karar ----------- tarafından verilmiş olmasına rağmen, gerekçeli karar yazım ve onay aşamaları ---------- tarafından tamamlanmıştır.