Anahtar kelimeler: Milas Müdafi İnceleyen Süreç Ertelemeye Sayı Dosyayı Hukukî Yere Tecavüz

YARGITAY DAİRESİ
: 8. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 1186-514I. HUKUKÎ SÜREÇHakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1, 62, 52/2-3 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye ilişkin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.09.2019 tarihli ve 358-247 sayılı hükmün, sanık müdafi, Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince 03.03.2021 tarih ve 1186-514 sayı ile hüküm fıkrasının ertelemeye ilişkin bendinde yer alan "cezasının ertelenmesi" ibaresinin "hapis cezasının ertelenmesi" şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 27.11.2023 tarih ve 18458-9148 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.II. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.01.2024 tarih ve 64684 sayı ile; "...istinaf aşamasında hapis cezasının artırılması söz konusu değildir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesince verilen beş yıldan az netice hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 04.03.2024 tarih ve 158-2024 sayı ile; itiraz nedeni yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının her iki yaptırım yönünden ertelenmesine karar veren İlk Derece Mahkemesi hükmündeki "cezasının ertelenmesi" ibaresini "hapis cezasının ertelenmesi" şeklinde düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.IV. GEREKÇEA. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konularına İlişkin AçıklamalarAyrıntıları Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 248-359; 31.05.2023 tarihli ve 315-322; 05.07.2022 tarihli ve 359-528 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;CMK'nın "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararlar; istinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün bozulması ve davanın yeniden görülmesi olarak sayılmış, davanın yeniden görülmesi kararını veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma sonunda ya istinaf başvurusunu esastan reddedeceği ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kuracağı belirtilmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin Türk yargı sistemine ikinci kez dâhil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir durum ve anlayış ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı başvurulabilen, hatta başvuru olmasa da bir kısmı için re'sen öngörülen bir kanun yolu (CMK madde 272/1) olarak istinafta, hem maddi vakıa denetimi hem de hukuki denetim yapılabilmekte, sebep gösterilmese de ilk derece mahkemesi hükmü, bir bütün olarak incelenmekte, varsa hukuka aykırılıklar re'sen belirlenerek, kural olarak yeniden yapılacak yargılama ile ıslah edilmekte iken, Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerini konu edinen temyiz kanun yolu, bir hukuki denetim mekanizması olarak öngörülmüş, temyiz merciinin yetkisi de kural olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerince verilen kararların, maddi ceza hukuku ve muhakeme hukuku normlarının kullanılması bakımından hukuka aykırılık taşıyıp taşımadıklarının incelenmesi ile sınırlanmış (CMK. madde 288/1, 294/2), hukuka aykırılık, aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasında; "Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması" olarak tanımlanmıştır.CMK'nın "Temyiz" başlıklı 286. maddesi karar tarihi itibarıyla;"(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.(2) Ancak;a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,c) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,f) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,h) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,Temyiz edilemez.(3) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:a) Türk Ceza Kanununda yer alan;1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),7. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),8. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),9. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301),10. Silâhlı örgüt (madde 314),11. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),suçları.b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar." şeklinde düzenlenmiştir.18.10.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.10.2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle, CMK'nın 286. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine (6) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere "7. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A)" bendi eklenip diğer alt bentler buna göre teselsül ettirilerek madde son hâlini almıştır.Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı olağan kanun yolu olarak CMK'nın 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna, istinaf üzerine verilen bölge adliye mahkemesi hükümlerine karşı olağan kanun yolu olarak da aynı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna başvurulabilecektir. Kural bu olmakla birlikte, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlerden hangilerine karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı CMK'nın 272. maddesinin üçüncü fıkrasında, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen hükümlerden hangilerine karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı da aynı Kanun'un 286. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında sayılmak suretiyle kuralın istisnaları gösterilmiştir.Öte yandan, Ceza Genel Kurulunca 10.09.2025 tarih ve 151-326 sayı ile; yapılan istinaf incelemesi sırasında erteleme şartları oluşmamasına karşın hapis cezasını TCK'nın 51. maddesi uyarınca erteleyen ilk derece mahkemesi hükmündeki erteleme fıkrasının çıkarılmasına ilişkin bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının, cezanın infazını mümkün hâle getirmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesince hükmolunan beş yıl veya daha az hapis cezasını "artırdığı", bu nedenle de temyiz edilebilir olduğu kabul edilmiştir.CMK’nın 286/2. maddesinin (b) bendinde "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez." şeklinde yer alan düzenleme ile sadece hapis cezasının artırılması durumunda hükmün temyiz edilebileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin (e) bendindeki "Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez." düzenlemesi ile (b) bendi birlikte değerlendirildiğinde ise kanun koyucunun hapis cezasının aksine adli para cezasının artırılmasına, hükmün tabi olacağı kanun yolunun belirlenmesi noktasında bir değer atfetmediği ve bunun hükme temyiz yeteneği kazandırmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 481-283 sayılı kararı da aynı yöndedir.B. Hukuki DeğerlendirmeHakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının her iki yaptırım yönünden ertelenmesine karar veren İlk Derece Mahkemesi hükmündeki "cezasının ertelenmesi" ibaresini "hapis cezasının ertelenmesi" şeklinde düzelterek adli para cezasını erteleme dışı bırakıp istinaf başvurusunu esastan reddeden ve beş yıldan az netice hapis cezasını artırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu kabul edilmelidir.Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 18458-9148 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,3- Sanık müdafinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 1186-514 sayılı kararına yönelik temyiz isteminin CMK'nın 289/1. maddesi gereğince REDDİNE,4- Dosyanın, İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.