Anahtar kelimeler: Kredili İhtara Davalıborçlu Kredilerden Kefil İhtar Mevduatlardan Bankalarca İmzaladıklarını Ödenmemesi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı-borçlu ------ arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalılar aleyhine ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın müvekkilinin kefil olmadığı kredilere ilişkin olduğunu, kefalet sözleşmesinde eş rızasının mevcut olmadığını, hesabın usulüne uygun kat edilerek ihtaratın yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.--- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 47.969,81 TL asıl alacak, 9.232,97 TL işlemiş faiz, 217,57 TL BSMV, 1.820,76 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 59.241,11 TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin ---- 07.08.2024 tarihinde, davalı şirkete 28.08.2024 tarihinde tebliğ olduğu, borçlu ----- tebliğ olmadığı, borçluların süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; ----- ile davacı banka arasında 24.02.2021 Tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların 24.02.2021 tarihinde 1.000.000 TL limitli müteselsil kefil olarak, imzaladığını, hesabın kat edilerek davalılara ihtar yapıldığını, davalı şirkete 13.06.2024 tarihinde tebligat yapıldığını, ---- 25.06.2024 tarihinde tebligat yapıldığını, ------ yapılan tebligatın iade geldiğini, ancak tebligatın iade geldiği adresin sözleşmede bildirilen adres olduğunu, davalı şirket ile ---- 17.06.2024 tarihinde, ---- 27.06.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, yapılan inceleme neticesinde;¸şeklinde hesaplama yapıldığını, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığında, takibin 47.969,81 TL Asıl Alacak (Talebi ile aynı), 9.039,60 TL İşleyen Faiz 217,57 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 57.226,98 TL alacak üzerinden, takip yapabileceğini, 47.969,81 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık %56,64 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi talep edebileceğini belirtmiştir.
İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; itirazları değerlendiren bilirkişi kök raporunda değişikliğe gitmemiştir.
Her ne kadar ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalıların şirket yetkilisi olmadığı tespit edilmiş ise de işbu cevabın 2025 yılına ilişkin olup ticaret sicil gazetesindeki ilanlar ve ------- gelen yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde davalı kefillerin kredi tarihi itibari ile yetkili oldukları işbu nedenle eş rızası aranmadığı anlaşılmıştır.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 57.226,98 TL olduğu, anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ---HD -----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin, 47.969,81 TL Asıl Alacak (Talebi ile aynı), 9.039,60 TL İşleyen Faiz 217,57 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 57.226,98 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %56,64 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Hükolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılar taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 3.909,17 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.011,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.897,47 TL'nin davalılardan tahsiline hazineye irad kaydına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ---- için takdir olunan 2.041,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.439,30TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.670,80 TL'sinin davalılardan, 129,20 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı tarafından sarfedilen 8.514,30 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 8.224,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 289,48 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!