Anahtar kelimeler: Yelek Baskılı Proforma Kırtasiye Pantolon İddiadavacı Kıyafet Medya Kurduğu Sağlanıp

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile Kasım 2023 içerisinde sosyal medya aracılığı ile müvekkil şirketin yetkilisi irtibat kurduğu ve müvekkil şirketle ilgili olarak özel baskılı takvim, kalem gibi kırtasiye ürünlerinin; yine özel baskılı Yelek, Pantolon gibi kıyafet ürünlerinin yaptırılması hususunda görüşmeler sonucu anlaşma sağlanıp sözlü şekilde sözleşme kurulduğunu, proforma fatura şeklinde davalı tarafça düzenlenen 4 adet fatura müvekkil şirket yetkilisine gönderildiğini, davalı şirket, sipariş edilen ürünlerin yaptıracağını ve öncesinde ön ödeme yapılması gerektiğini müvekkil şirkete beyan ettiğini, █████/2023 tarihinde 8.400,00TL - █████/2023 tarihinde 8.500,00TL-█████/2023 tarihinde 10.000,00TL - █████/2023 tarihinde 9.175,00TL - █████/2023 tarihinde 3.060,00TL olmak üzere toplamda 39.135,00TL olarak yapılacak ürünlerin ön ödemesi davalı şirket hesabına gönderildiğini, davalı tarafa ulaşan müvekkil şirket yetkilisi, ürünlerin kargoya verileceği bilgisini aldığını, davalının tüm ürünlerin bedellerinin ön ödemesini alarak ürünleri göndermediğini, ticari defterler incelendiğinde aralarındaki ticari ilişki ve müvekkil şirketin alacaklı olduğu kanıtlanacağını, █████/2024 tarihinde ---.Noterliğinin ------ yevmiye sayılı ihtarnamesi e-tebligat ile davalıya tebliğ edildiğini, borçlu itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun icra takibine karşı borca itirazda buluması; itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatı talebiyle Mahkemenize başvuru zorunluluğunu doğduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ulaşmış dava dilekçesi iddia edilen alacağa ilişkin izahatten uzak ve gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında bir takım ürünlerin yaptırılması hakkında sözlü anlaşma gerçekleştiğini, müvekkil şirket numune ürünler yaptırmış ve onay aldığını, müvekkil şirket çalışma şekli olarak ilk etapta sipariş aldığı tarihte bir ön ödeme aldığını, ürünler yapıldıktan sonra ise bakiye ödeme tamamlanır ve ürünler kargolacağını, davacı şirkete de defalarca anlatıldığını, davacı ödemeyi gerçekleştirmediği için ürünlerin teslim edilmediğini, ödemezlik defii söz konusu olmadığını, davacı üstüne düşen edimi yerine getirmeden müvekkilden ürünleri talep ettiğini, müvekkil şirket kanundan doğan hakkını kullandığını, davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---- İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 39.356,94 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı defterlerini inceleyen bilirkişi ---- rapor içeriğine göre; davalı tarafından davacıya toplam üç adet 65.060,00TLlik proforma fatura düzenlediği, davacı tarafça banka kanalı ile davalıya toplam 39.135,00 TL lik ödeme yapıldığı, davacının davalıdan, davacının yasal defter ve kayıtlarına göre 18.12.2023 tarihi itibari ile 39.135,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.
Davacı, davalıdan mal satın almak amacıyla davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, anlaşma gereği ön ödemeleri yaptığı fakat davalının ürünleri teslim etmediğini, yapılan ön ödeme bedelinin iadesi gerektiğinden bahisle ilamsız icra takibi yaptığı, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.
Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında anlaşma gereği ön ödemesi yapılan ürünleri davalının teslim etmemesi nedeniyle alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 39.135,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, davalının da davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu kabul ettiği, sipariş tarihinde ön ödeme, sipariş bitince de kalan bedelin ödeneceği, sonrasında ürünün kargolanacağı, davacının ödemeyi yapmaması nedeniyle teslim yapılmadığını savunduğu, davalının kendi düzenlediği proforma faturasında ödeme koşullarının bir kısım ödemenin ön ödeme, kalanının teslimat ( %50- %50, %60-%40)olarak belirlendiği, davacının anlaşma gereği ön ödemeyi yaptığının banka dekontları ile sabit olduğu, davalının ürünlerin üretildiğine/ hazır olduğuna dair davacıya herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, cevap dilekçesi anlatımından da ürünlerin üretildiğine dair bir durum olmadığı, davalı tarafça teslimat yapıldığına dair delil sunulmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 39.135,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, davacının takip öncesi temerrüt şartlarının oluştuğuna dair kayıt, belge bulunmadığı, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ---. İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 39.135,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.673,31 TL’den peşin olarak yatırılan 475,42 TL'nin mahsubu ile 2.197,89 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 475,42 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi, 604,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.092,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 99 kabul) 7.021,47 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 39.135,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 221,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99kabul) 3.564,00 TL' sinin davalı taraftan, (%1Ret) 36,00 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!