Anahtar kelimeler: Yenilediği Kafeye Usdyi Usdlik Ödeyip Durdurduğu Devralıp Süreçte İmkanlarıyla Hazırlığı

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Adi Ortaklık Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı ...’ın, kendi imkanlarıyla devralıp yenilediği kafeye davalı ...’ı adi ortak olarak aldığı, taraflar arasında 200.000 USD ödeme karşılığında işletme hakkının devri hususunda noter onaylı sözleşme imzalandığı, ancak davalının bu borcun yalnızca 70.000 USD’lik kısmını ödeyip kalan 130.000 USD’yi ödemediği, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğu, bu süreçte davalının işletmeyi hukuka aykırı olarak üçüncü kişilere devrettiği ve mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu iddialarıyla; borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talep ettiği görülmüştür.Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekmektedir.Ticaret mahkemelerinin görevi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalar tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.Nispi ticari davalar ise, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. TTK'nın 19/2. maddesi gereğince, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmez. Bu noktada her iki tarafında tacir vasfında olması gereklidir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.Adi ortaklık 6098 sayılı TBK'nun 620 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliğe haiz değildir.Somut olayda; davaya konu uyuşmazlığın adi ortaklığa ilişkin olduğu ve mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari davalarda her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiği, bu nedenle gerçek kişi taraflar hakkında tacir araştırması yapıldığı, tarafların İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydı olmadığı, 2. Sınıf tüccar olup işletme esasına göre defter tuttuğu, davacı ve davalı tarafların her ikisinin tacir olmadığı bu nedenle Mahkememizin görevli olmayacağı davaya konu uyuşmazlık hakkında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin görevli olmadığının tespiti ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay .. HD. .../... E. .../... K. sayılı ilamı)HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine,4-Harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına,5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,Dair tarafların yokluğunda verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM’ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır