Anahtar kelimeler: Torbanın Çıkışa Ceset Torbası Tespitte Yetkiyi Görevde İnceleyen Kültür Süreç

YARGITAY DAİRESİ
: 11. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 63-131I. HUKUKÎ SÜREÇGörevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 28/1 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2012 tarihli ve 733-406 sayılı hükümlerin, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 20.03.2014 tarih ve 15519-3233 sayı ile; "…... Belediyesince 20.03.2009 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d maddesi uyarınca doğrudan temin usulü ile 500 adet ceset torbası alındığı, çıkışa dair evrak bulunmadığı hâlde 21.04.2009 tarihinde yapılan tespitte 47 adet torbanın bulunduğu, suça konu tarihlerde ilgili belediyenin Kültür ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan sanıklar ..., ... ve ...'nün numuneyi görmeden 20.03.2009 tarihli malzeme muayene formunu, sanık ...'in ise torbaların teslim alındığını görmeden aynı tarihli taşınır işlem fişini imzalayarak görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri, iddiası ile cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, sanıkların eylemlerinin sübutu hâlinde kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyan ... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 22.05.2014 tarih ve 598-572 sayı ile verilen görevsizlik kararı doğrultusunda dosyanın gönderildiği ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 19.02.2015 tarihli ve 172-50 sayılı; sanıkların kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçundan CMK'nın 223/2-a.c maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 27.01.2021 tarih ve 1132-763 sayı ile; "…Sanıkların ... Belediye Başkanlığında kamu görevlisi olarak çalıştıkları, ihale sonucu alınan 500 adet ceset torbasının teslim alınmasına ve bu ceset torbalarının muayenesinin yapılmış olduğuna dair belgeleri imzaladıkları gerçekte 47 torbanın teslim alındığının anlaşılması nedeniyle sanıkların eyleminin TCK’nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.... 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 06.04.2021 tarih ve 63-131 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanıkların beraatlerine hükmetmiştir.Bu hükümlerin de katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2021 tarihli ve 94089 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 23.01.2024 tarih ve 43490-753 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de müzakere sırasında bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyesince, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınmadığının ileri sürülmesi üzerine, Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;... 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamanın 06.04.2021 tarihli oturumunda bozma ilamının okunduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından bozma ilamına karşı diyeceği ve son sözleri sorulan sanıkların beyanları alındıktan sonra, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.IV. GEREKÇEAyrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4).Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir.Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 06.04.2021 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükümlerin kurulması suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükümlerin tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.Ulaşılan sonuç karşısında, sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu bu aşamada değerlendirilmemiştir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2021 tarihli ve 63-131 sayılı direnme kararına konu hükümlerin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,2- Dosyanın, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.