Anahtar kelimeler: Kurgu Saygın Profesyonel Paravan Şebeke Sürdüren Sakatlanarak Kimlikler Çıkmış Hasımsız

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, ... ili ... ilçesinde uzun yıllardır gıda perakendeciliği faaliyeti yürüten, basiretli bir tacir olarak ticari hayatını sürdüren saygın bir işletme olduğunu, ancak müvekkil şirket, son derece profesyonel, iştirak halinde hareket eden ve sahte kimlikler ile paravan şirket isimleri kullanan organize bir şebeke tarafından, iradesi tamamen sakatlanarak ağır bir dolandırıcılık eyleminin mağduru konumuna düşürüldüğünü, işbu davaya konu çeklerin, müvekkilinin rızası dışında, hileli bir kurgu ile elinden çıkmış olup, çeki elinde bulunduran şahısların kimliğinin belirsiz olduğunu, bu hususta Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden nitelikli dolandırıcılık ve gıda sahteciliği suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu beyanla; müvekkili şirketin marketine gelen kişilere güven sağlanarak teslim edilen ürünlerin bedeli olarak şüpheliler tarafından bildirilen ... ... isimli şahsın ... / ... ... Şubesi nezdindeki ... numaralı hesabına ... TL EFT yapmış; bununla birlikte, işbu davaya konu olan ve müvekkil şirket adına lehdar olarak düzenlenen, ... keşidecili, ... Şubesi'ne ait ... keşide tarihli, ... ve ... seri numaralı toplam ... TL bedelli iki adet çek, müvekkil şirket tarafından cirolanarak ... yetkilisi olduğunu iddia eden şahıslara teslim edildiğini, söz konusu çeklerin lehdar kısmının müvekkili şirket adına düzenlendiğine dair ellerinde bir çek görseli bulunmamakla birlikte çeklerin keşideci şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine teslim edildiğine dair taraflarca imzalanmış olan ... tarihli çek teslim tutanağının mevcut olduğunu, söz konusu belgenin müvekkili şirketin çekler üzerindeki hak sahipliğini ve çeklerin hileli kurgu neticesinde rıza dışı elden çıkmadan önceki meşru zilyetliğini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tevsik ettiğini belirterek davanın kabulü ile kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız tahsilat yapmasını ve müvekkil şirketin telafisi güç zararlara uğramasını engellemek amacıyla ivedilikle ... / ... Şubesine ait, ... keşidecili, ... keşide tarihli, ... ve ... seri numaralı, her biri ... TL bedelli toplam iki adet çek üzerine teminatsız olarak (mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde) ödemeden men yasağı ve bu hususta ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, ilanların yapılmasına, ilan sürelerinin dolması ve yasal prosedürün tamamlanması akabinde, müvekkilin rızası dışında hileli kurgu ile elinden çıkan ve son hamili bilinmeyen dava konusu 2 adet çekin zayi nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı (hasımsız olması hasebiyle yasal düzenlemeler çerçevesinde) üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, TTK 818/s. Maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. Maddelerine göre açılmış, zayi nedeni ile çek iptali davasıdır.Zayi nedeniyle çek iptali davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, zayi olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Bununla birlikte senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270).Taraflardan birinin o davada taraf sıfatının bulunmadığı kanısına varılırsa dava sıfat yokluğundan reddedilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. I 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1196 vd.). Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 224 vd.).Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2011 tarih 2011/1-631 E. ████████ K. Sayılı kararı) (Aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2009 tarih ███████-34E. ████████K.; █████/2009 tarih 2009/2-402E. ████████K.; █████/2010 tarih 2010/4-4E. ███████K.; █████/2010 tarih ███████-638E. ████████K; █████/2011 tarih ███████-657E. ███████K. sayılı kararları).İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. █████████ Esas , █████████ Karar sayılı ilamında ".... TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı çekin lehdarı ancak yetkili hamili olmadığından davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. " şeklinde karar verildiği görülmüştür. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi nin ████████ Esas, ████████ Karar; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları da bulunmaktadır.)Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; davacı vekili tarafından davacının lehtarı olduğu çeklerin ciro edilerek hileli yollarla kimliği belirlenemeyen kişilere teslim edildiği beyan edilerek çek iptali istemi ile dava açılmıştır. Davaya konu çeklerde davacı lehtar olduğunu beyan etse de, davacı çekleri cirolayarak dava dışı 3. kişilere teslim ettiği iddia olunduğuna göre, davacının artık yetkili hamil olmaması ve davanın yetkili hamil tarafından açılabileceği hususu gözetilerek davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,2-Harç tam ve peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...E-imzalıHakim ...E-imzalı