Anahtar kelimeler: Erzurum Abone Tesisat Aralık Sayaç Ocak Enerjisi Yazim Aboneliği Dönemleri

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023 (Karar)NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak amacı ile Ocak 2012 (dâhil)- Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı dağıtım sistemine bağlı elektrik aboneliği kapsamında davalı şirketlerin her birinin ilgili dönemi kapsamında elektrik enerjisi satın aldığını, bu kapsamda davalı şirket tarafından faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında “perakende satış hizmet bedeli” ”fatura/sayaç okuma/ hizmet bedeli” tahsil ettiğini, ancak bu “perakende satış hizmet bedeli” ”fatura/sayaç okuma hizmet bedeli” hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, bilindiği üzere; elektrik tüketim bedelleri EPDK tarafından belirlenen tarife usul ve esaslar üzerinden düzenlenen tarife kararına göre faturalandığını ve fatura kalemleri ile kalemlerin birim fiyatları mevcut tek bir tarifede belirlendiğini, dağıtım ve iletim sistemi kullanıcılarının tamamının aynı tarife düzenlemesine tabi olduğunu ve tarife tablolarında sistem bağlantılarına ve ikili anlaşmalarına uygun olan tarife grubuna göre faturalandığını ancak 2006-2015 yılları arasında kwh (birim enerji) başına belirlenen bir bedel olarak tahsil edildiğini, davalı tarafından 2011 yılında da sayaç okuma başına alınması gereken PSH bedeli tek kalem altında ve tüketilen enerji miktarı olan kwh üzerinden hesaplanarak hukuka ve mevzuata aykırı olarak fazla tahsilat yapıldığını, bu çerçevede davalı şirketlerin PSHB'nin tahsili kapsamında da; tarafların her birinin için ilgili oldukları faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davalı şirket tarafından, müvekkili şirketten ocak 2012 (dâhil) - aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı elektrik aboneliğine ilişkin olarak fazla, hatalı, sözleşmelere ve mevzuata aykırı olarak tahsil edilen, elektrik faturalarında yer alan perakende satış hizmeti-sayaç okuma/faturalandırma bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV bedeli dâhil toplam alacak 1.000,00 TL tutarın (hmk uyarınca toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde yapılacak tespitle müddeabihin artırılması, ıslah, evvele, atiye ve falaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla) her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber, tarafların her birinin için ilgili oldukları faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin █████/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini toplam 2.698.979,69-TL olarak artırdığı anlaşılmıştır.CEVAP
:Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yana ait dava dilekçesinde belirtilen husuları kabul etmenin mümkün olmadığını, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan söz konusu husumeti müvekkil şirkete yönetildiğini, ... Çimento Sanayi... A.Ş ile müvekkili şirket ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında akdedilmiş bir satış sözleşmesinin bulunmadığını, davacı ... Çimento Sanayi... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında █████/2016-█████/2017 tarihleri arasında Enerji alım-satım sözleşmesi imzalandığını, █████/2016 tarihi öncesine ait Enerji alım-satım sözleşmesi bulunmadığını, davacı yana 2012 Ocak ve 2015 Aralık tarihleri arasında regüle tarife üzerinden elektrik verdiğini, EPDK tarafından belirlenen tarife üzerinden de faturalar düzenlendiğini, elektrik sözleşmelerinde Türkiye'de elektrik piyasasının serbestleşmesi ile birlikte Serbest Tüketiciler için pek çok farklı koşullarda hizmetler sunulduğunu ve yapılan sözleşmelerin değişkenlik gösterdiğini, serbest tüketici olarak elektrik tedarikçisi değiştirmek için elektrik aboneliği bulunan kişinin sözleşmeyi imzalamasının gerektiğini, sözleşmeyi imzalayan abonenin sözleşmedeki şartları kabul etmiş sayıldığını, yeni hizmeti sözleşme süresince bu şartlar doğrultusunda alacağını, müvekkili şirketin davacı tarafa belirtilen tarihlerde serbest tüketici olarak değil regüle tarife üzerinden elektrik sağladığını, ülkemizde serbest bir elektrik piyasası olmasına rağmen, serbest tüketici olmayanların kullandığı elektrik fiyatları Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlendiğini, faturaları düzenleyen elektrik tedarik şirketleri, belirlenen bu fiyatlar haricinde bir fiyatı kullanamadığı gibi yine EPDK tarafından belirlenen formatta fatura düzenlemek zorunda olduklarını, bu yüzden regüle edilen tarifeden elektrik kullanan tüketicilerin faturasında “Elektrik Dağıtım Bedeli” olarak tahsil edilen bedelin “Enerji Kullanım Bedeli”nin içinde yer aldığını, elektrik dağıtım bedelinin de perakende satış fiyatları gibi yine EPDK tarafından belirlendiğini, düzenlenen tarifelerden elektrik satın almak zorunda olan tüketicilerin elektrik tedarikini bölgelerinde bu tüketicilere elektrik temin etmekle yükümlü olan görevli tedarik şirketlerinden aldıklarını, bu tüketicilerin serbest tüketici sınıfına girmediklerini, kendi tedarikçilerini seçme haklarının da olmadığını, bu tüketicilere uygulanan tarifenin perakende satış tarifesi olduğunu, bununla birlikte tedarikçi seçme hakkı olmasına rağmen düzenlenen tarifede kalmayı tercih eden tüketicilerin de bulunduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 20. maddesine göre, kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17'nci madde hükümlerinin uygulanacağını, Elektrik Piyasası Kanununun 13'üncü maddesi "Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar." amir hükmü gereğince EPDK Kurul kararlarının bağlayıcı olduğunu, uygulaması gereken dönem itibariyle aykırı bir uygulamaya gidilmesinin mümkün olmadığını, aynı hükmün devamında kişinin tabi olduğu tarifelere uyulmaması halinde hizmetin durdurulması dahil önlem ve yaptırımların olacağının kanunda yerini aldığını, PSH bedellerinin kWh bazında hesaplanmasının hukuka uygun olduğunu, PSH bedelinin hukuki alt yapısını oluşturan asıl hükümlerin geçerliliğini koruduğunu, PSH bedelinin tahsil edildiği dönemde iptal edilen kararların da yürürlükte olduğu ve bu kararların tamamına (sonradan iptal edilen ve/veya edilmeyen) dayanarak mevzuata uygun davranıldığını, nitekim söz konusu dönemlerde ilgili kurul kararlarının bağlayıcı olması hasebiyle müvekkili şirket tarafından uygulanmaması olanağının bulunmadığını, davacı tarafından emsal gösterilen Danıştay 13. Dairesi'nin █████████ E █████████ K nolu kararı kapsamında PSH bedellerinin abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiğine ilişkin kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2011/...E ve 2012/... K sayılı ilamı doğrultusunda sadece serbest tüketiciler yönünden uygulanmasının gerektiği belirtilerek onadığını, tüm bu hususların yanında emsal olarak gösterilen kararların sadece serbest tüketiciler yönünden uygulanacağının açıkça belirtildiğini, davacı serbest tüketici limitini geçmiş olsa bile tedarikçisini seçmediği dönemler bakımından elektrik enerjisini davacının bulunduğu bölge kapsamında faaliyet yürüten görevli tedarik şirketi olan diğer davalı ... Elektrik Perakende aracılığıyla aldığından serbest tüketici sıfatını haiz olmadığını, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde ise herhangi bir aboneliğinin bulunmadığını, bununla birlikte davalının diğer davalı ... Elektrikten aldığı herhangi bir enerji mevcut ise bunu hangi hükümler kapsamında aldığının belirlenmesi gerektiğini, bu süreçte elektrik dağıtım hizmetini gerçekleştiren müvekkili şirketin herhangi bir dahlinin bulunmadığını, faturalardaki kalemlerin tahsilatını davacının enerji satın aldığı diğer davalıların yaptığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2011-2015 yılları arasındaki PSH bedeline ilişkin taleplerini tüm davalılara yönelterek tüm davalıların müşterek müteselsil sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak davacı şirketin sadece 2013 yılında Nisan ayında ve 2014 yıllarında müvekkili şirketin portföyünde bulunduğunu, 2013 yılındaki sözleşmede davacı taraf ile görüşmeler yapılarak ve müzakere edilerek PSH bedelinin yansıtılacağının kararlaştırıldığını, 2014 yılında ise zaten davacıya yansıtılan herhangi bir PSH bedelinin bulunmadığını, bu çerçevede müvekkili şirket ile davacı arasındaki işbu davaya konu PSH bedelinin bu abonelik bazında sadece 2013 yılı nisan ayına ilişkin olduğunu, bununla birlikte davacının her davalı ile sözleşmesi ve anlaşmasının birbirinden farklı olduğunu, tüm davalıların müşterek müteselsil sorumlu olduğu şeklindeki iddialarının açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket açısından davanın tefrik edilmesi ve akabinde davacının müvekkil portföyünde sadece 1 ay bulunduğu ve sadece 2013 yılı nisan ayına ilişkin PSH bedelinin davacı ile yapılan sözleşme uyarınca tahakkuk ettirildiği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bağlantı tarifelerinin, ilgili bağlantı anlaşmasına dâhil edilecek olan bir dağıtım sistemine bağlantı için eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması esasına dayalı fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiğini, bağlantı tarifeleri, şebeke yatırım maliyetlerini kapsamadığını, bağlantı yapan kişinin iç tesisatının dağıtım şebekesine bağlanması için inşa edilen bağlantı hattının kapsamında katlanılan masraflar ile sınırlı olduğunu, bağlantı hattının tüketici tarafından tesis edilmesi hâlinde, bağlantı hattının işletme ve bakım sorumluluğunun karşılığının dağıtım şirketine devredildiğini ve bu tüketicilerden bağlantı bedeli alınmadığını, ayrıca, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirket ... Elektrik Toptan Satış A.Ş. ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, dolayısıyla sözleşme şartları ile güç dengesinin bozulmasının mümkün olmadığını, söz konusu sözleşmenin pazarlık usulü yapıldığını, tek taraflı borç ve yükümlülük doğ1urmadığını, bu çerçevede basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davacının yaklaşık 9 yıl sonra işbu haksız davayı ikame etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin işbu toptan satış lisansı ile elektrik iletim ve/veya elektrik dağıtım şirketleri ile yapacağı anlaşmalar çerçevesinde serbest tüketicilere elektrik sağlama hak ve yetkisine sahip olduğunu ve tek taraflı olarak herhangi bir uygulamada bulunmadığını, davacı şirketin yukarıda izah edildiği üzere müvekkil şirket portfoyünde 2013 yılında sadece nisan ayında bulunduğunu ve PSH bedelinin davacıya tarafların özgür iradeleri ile yapmış oldukları pazarlıklar çerçevesinde EPDK'nın belirlediği tarifeler kapsamında tahakkuk edildiğini, 2014 yıllarında ise davacı ile yapılan müzakereler ve pazarlıklar neticesinde davacıdan PSH bedeli alınmadığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.YEREL MAHKEME KARARI;Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; Davalı vekilleri mahkememize sunmuş oldukları cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuşlardır. Taraflar arasında elektrik enerjisi satılmasına dair sözleşme akdedildiği, davacının bu sözleşme uyarınca kendisinden fazla tahsil edilen bedellerin tahsilini talep ettiği dosya kapsamı ile sabittir. 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Davacının Ocak 2012- Aralık 2015 tarihleri arasındaki dönemde kendisinden fazladan tahsil edilen ücretlerin iadesini talep ettiği dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmaması nedeniyle davalıların zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.EPDK 'nın █████/2006 tarih ve 875 sayılı kararında perakende satış hizmeti verilen tüm kullanıcılara kwh bazında belirlenen perakende satış bedelinin uygulanacağı belirtilmiştir. 5496 sayılı kanun ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen geçici 9. Maddesinde yer alan fiyat eşitleme mekanizmasının uygulanacağı açıklanmıştır.Danıştay 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ sayılı kararında sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit ücret uygulanması gerektiğinden bahisle EPDK 'nın █████/2006 tarih 875 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Danıştay Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2012 tarih ve 2011/...Esas 2012/... Karar sayılı ilamı ile bu kararın serbest tüketiciler ile sınırlı olarak uygulanacağı belirtilerek onanmıştır.Davacının serbest tüketici olup olmadığının belirlenebilmesi için bu kıstaslar içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında dava konusu edilen dönem içerisinde davacı tarafın elektrik hizmet alımını tedarikçi olan davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş ve dağıtıcı konumunda bulunan davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... Elektrik Toptan A.Ş'den aldığı, dava konusu edilen dönemde tükettiği elektrik hizmeti miktarlarına göre serbest tüketici sınırları içerisinde kaldığı, ancak davacının tedarikçisini seçmediği, tedarikçisini seçmemiş olsa dahi bu şartları sağlamış olması nedeniyle serbest tüketici kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda elektrik hizmet alımı yapan davacıdan perakende satış hizmet bedelinin sayaç okuma başına olmak üzere maktu olarak alınması gerekmektedir. Ancak davalılar tarafından davacıdan perakende satış hizmet bedeli davacının tüketimindeki KWh üzerinden hesaplanarak tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıdan dava konusu edilen Ocak 2012 - Aralık 2015 dönemleri arasında toplam nispi olarak tahsil edilen PSH bedelinden alınması gerekli maktu bedellerin mahsup edilerek fazla alındığı anlaşılan bakiye bedelin bulunması gerekmektedir.Dosya kapsamına ibraz edilen █████/2022 tarihli ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; davacının 2013/..., 2014/..., 2015/... dönemlerinde elektrik tüketimi hizmetini davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'den, 2012..., 2013/,... dönemlerinde elektrik tüketim hizmetlerini ... Elektrik Dağıtım A.Ş'den, 2013/...., 2014/0.... dönemlerinde ki elektrik tüketim hizmetini ise davalı ... Elektrik Toptan Satış A.Ş'den temin ettiği belirtilmiştir.Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'nin davacıya elektrik tüketimi yönünden hizmet verdiği dönemde toplam da 1.443.373,53 TL tutarında PSH bedeli adı altında nispi oranda tahsilat yaptığı, yapılan bu tahsilat tutarından alınması gerekli maktu PSH bedeli olan 121,43 TL mahsup edildiğinde bu davalı şirketin davacıdan 1.443.252,10 TL tutarında fazladan PSH bedeli tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu bedele KDV oranı uygulandığında davacıdan fazladan tahsil edilen PSH bedelinin 1.703.037,48 TL olduğu sonucuna varılmaktadır.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin davacıya elektrik tüketimi yönünden hizmet verdiği dönemde toplam da 381.237,35 TL tutarında PSH bedeli adı altında nispi oranda tahsilat yaptığı, yapılan bu tahsilat tutarından alınması gerekli maktu PSH bedeli olan 35,52 TL mahsup edildiğinde bu davalı şirketin davacıdan 381.201,83 TL tutarında fazladan PSH bedeli tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu bedele KDV oranı uygulandığında davacıdan fazladan tahsil edilen PSH bedelinin 449.818,16 TL olduğu sonucuna varılmaktadır.Davalı ... Elektrik Toptan A.Ş'nin davacıya elektrik tüketimi yönünden hizmet verdiği dönemde toplam da 462.660,04 TL tutarında PSH bedeli adı altında nispi oranda tahsilat yaptığı, yapılan bu tahsilat tutarından alınması gerekli maktu PSH bedeli olan 32,04 TL mahsup edildiğinde bu davalı şirketin davacıdan 462.628,00 TL tutarında fazladan PSH bedeli tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu bedele KDV oranı uygulandığında davacıdan fazladan tahsil edilen PSH bedelinin 545.901,01 TL olduğu sonucuna varılmaktadır.Yine davacı fazladan tahsil edilen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmektedir. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalıların temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından davalıların dava tarihi itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilmesi gerektiğinden tahsiline karar verilen tutara dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;449.818,16 TL tutarında fazla alınan perakende satış hizmet bedelinin dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,2-1.703.037,48 TL tutarında fazla alınan perakende satış hizmet bedelinin dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,3-545.901,01 TL tutarında fazla alınan perakende satış hizmet bedelinin dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Elektrik Toptan A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,4-Fazlaya dair talebin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili ve davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI
:Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunu, davacı şirketin davalı elektrik şirketlerine 2012 Ocak - 2015 Aralık yılında kullandığı elektrik enerjisine ilişkin faturalar kapsamında ödediği PSH bedelinin istirdadının oluşturduğunu, ancak davacının regüle tarife üzerinden faturalandırılmış olup müvekkil şirket ile arasında akdedilmiş bir enerji tedarik sözleşmesi bulunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği uyarınca davacının son kaynak tedarikçisi sıfatına haiz olmasına rağmen alınan bilirkişi raporunda bu durum dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, çünkü davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş bir Elektrik Tedarik Sözleşmesi varmış gibi hesaplama yapıldığını, müvekkil şirketin EPDK kurul kararında belirtilen tarifeyi esas alarak fatura düzenlemesi yaptığını, açık mevzuat hükmü doğrultusunda davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; hesaplamaya konu edilen faturalar ve dönemleri itibariyle; bilirkişi raporunda tespit edilen tutarların KDV hariç miktarlar olup, açıklanan mevzuat doğrultusunda bu miktarlara ilişkin dönemlerin yürürlükteki EPDK kurul kararları ile meşru zeminde bulunduğunu, meşru bir zemine oturtulan işlemlerin hangi gerekçelerle iadesi istenilmekte ve hangi karar esas alınarak hesaplama yapıldığının açıklığa kavuşturulmadığını, mahkemece verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ... Çimento Sanayi... A.Ş. ile müvekkil şirket ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında akdedilmiş bir satış sözleşmesi bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında █████/2016-█████/2017 tarihleri arasında Enerji Alım-Satım Sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda davacının talebinin reddinin gerektiğini, █████/2016 tarihi öncesine ait Enerji Alım-Satım sözleşmesinin davacı taraf ile müvekkil şirket arasında bulunmadığını, düzenlenen tarifelerden elektrik satın almak zorunda olan tüketicilerin, elektrik tedarikini bölgelerinde bu tüketicilere elektrik temin etmekle yükümlü olan görevli tedarik şirketlerinden aldıklarını, bu tüketicilerin serbest tüketici sınıfına girmediklerini, kendi tedarikçilerini seçme haklarının olmadığını, bu tüketicilere uygulanan tarifenin perakende satış tarifesi olduğunu, bununla birlikte tedarikçi seçme hakkı olmasına rağmen düzenlenen tarifede kalmayı tercih eden tüketicilerin de bulunduğunu, davalı tarafın cevap dilekçelerinde belirttiği bütün hususların ispatı gerektiğini, oysa davalı salt iddiada bulunmakta fakat ispata dair herhangi bir belge sunamadığını, alacak talepleri yönünden ise herhangi bir alacağının olmadığı tüm alacak taleplerinin eksiksiz bir şekilde ödendiğinin sundukları belgelerle ispatlandığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu husumete ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarına detaylı itirazlarını ileri sürdüklerini, bu itirazlarında gerek davacının serbest tüketici sıfatını haiz olmadığı gerekse alınan bedelin 6446 sayılı yasada değişiklik yapan 17.06.2016 tarih ve 6719 sayılı kanun kapsamında tahsilinin hukuka uygun olduğunu belirttiklerini, işbu beyanlarının dosya kapsamında bilirkişiler tarafından dikkatli bir şekilde irdelenmediğini ve eksik ve yanlış beyanlar içeren rapor tanzim edildiğini, ancak işbu alacak talebiyle aynı minvalde olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde devam eden 2021/... Esas sayılı dava dosyası kapsamında söz konusu alacak kaleminin alınmasının hukuka uygun olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiğini, yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığını, davacıya hukuka uygun işlem tesis edildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; abonenin sözleşme imzalamadığı durumda serbest tüketici statüsüyle portföye alım yapılamayacağını, bu nedenle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanması gerekirken davacıya serbest tüketici olarak değil regüle tarife üzerinden elektrik sağlandığını, işbu sebeple hukuka aykırı tespitler doğrultusunda verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, PSH bedellerinin perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından alındığını, müvekkil şirketin perakende lisansına değil dağıtım lisansına haiz olduğunu, davacının ödediği faturalarda yer alan ve KWH üzerinden belirlenen PSH bedelini talep etme hakkının mevcut olduğu yönündeki beyanının yerinde olmadığını, detaylı olarak yapmış oldukları açıklamaları irdelendiğinde tahsil edilen bedellerin ilgili mevzuat kapsamında Kurul tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğunun görüleceğini, davacının serbest tüketici sıfatını haiz olmadığı açık olmakla birlikte, kabul anlamına gelmemek şartıyla bir an serbest tüketici olduğu varsayılsa da talep dönemlerine ilişkin yürürlükte bulunan yönetmeliğin 21/4 maddesi uygulanmaya devam ettiğinden ve herhangi bir iptal işlemine tabi tutulmadığından dolayı bu madde kapsamında PSH bedelinin bu madde metni kapsamında sabit ve/veya değişken olarak belirlenebileceği dikkate alındığında yine yapılan faturalandırmanın ve alınan bedellerin hukuka uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas teşkil eden 18.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişilerin Danıştay kararında ve EPDK kararında belirtilen PSH bedeli ve PSH okuma bedelini birbiri ile karıştırdığını, müvekkil şirket tarafından 2013 yılında sadece 2013/.... döneminde PSH bedeli alındığını, PSH okuma bedeli alınmadığını, 2014 yılında ise PSH bedelinin hiç alınmadığını, bu yönüyle bilirkişilerin eksik bilgiye sahip oldukları, PSH bedeli, PSH okuma bedeli farkını bilmediklerinin açık olduğunu, belli ki bilirkişilerin PSH bedeli ile PSH okuma bedelinin farklı kalemler olduğunu bilmediklerini, Danıştay kararında sayaç okuma bedelinin maktu olması gerektiğinin belirtildiğini, PSH bedelinin okuma bedelinden farklı bir kalem olduğunu, perakende satış hizmet fiyatlarının, abone grupları ve/veya gerilim seviyeleri bazında ayrı ayrı olmak üzere sabit ve/veya değişken bir bedel olarak belirlenecek iken, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti fiyatının okuma başına uygulanacağını, dolayısıyla PSH bedelinin abone grupları ve/veya gerilim seviyeleri bazında ayrı ayrı olmak üzere nispi bir bedel olarak belirlenebilecekken sayaç okuma bedelinin okuma başına maktu bir bedel olarak uygulanabileceğini, 2014/.. - 2014/.... - 2014/... - 2014/.... - 2014....dönemlerine ilişkin faturalarda ne PSH bedeli ne kayıp kaçak bedeli ne dağıtım bedeli ne de başka bileşen bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasındaki ticari protokolün 62. maddesinde zaten aktif tüketim bedelinin 0,157-TL/KWH olarak anlaşıldığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17...2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, iş bu kanun değişiliği nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini yürürlükte bulunan tarifeye dava açmayan davacının adli yargıda işbu davayı açma hakkının bulunmadığını, zorunlu kamusal bedellerin, tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği EPDK ve Elektrik Piyasası mevzuatı uyarınca tarifelerin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, davacı tarafından faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, tacir olan davacının fatura içeriğini kabul ettiğini tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, elektrik enerjisi temini hizmetini sağlayan davalılar tarafından düzenlenen faturalarda nispi olarak tahsil edilen perakende satış hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak amacı ile Ocak 2012 (dâhil)- Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı dağıtım sistemine bağlı elektrik aboneliği kapsamında davalı şirketlerin her birinin ilgili dönemi kapsamında elektrik enerjisi satın aldığını, bu kapsamda davalı şirket tarafından faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında “perakende satış hizmet bedeli” ”fatura/sayaç okuma/ hizmet bedeli” tahsil ettiğini, ancak bu “perakende satış hizmet bedeli” ”fatura/sayaç okuma hizmet bedeli” hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, bilindiği üzere; elektrik tüketim bedelleri EPDK tarafından belirlenen tarife usul ve esaslar üzerinden düzenlenen tarife kararına göre faturalandığını ve fatura kalemleri ile kalemlerin birim fiyatları mevcut tek bir tarifede belirlendiğini, dağıtım ve iletim sistemi kullanıcılarının tamamının aynı tarife düzenlemesine tabi olduğunu ve tarife tablolarında sistem bağlantılarına ve ikili anlaşmalarına uygun olan tarife grubuna göre faturalandığını ancak 2006-2015 yılları arasında kwh (birim enerji) başına belirlenen bir bedel olarak tahsil edildiğini, davalı tarafından 2011 yılında da sayaç okuma başına alınması gereken PSH bedeli tek kalem altında ve tüketilen enerji miktarı olan kwh üzerinden hesaplanarak hukuka ve mevzuata aykırı olarak fazla tahsilat yapıldığını iddia ederek, müvekkili şirketten ocak 2012 (dâhil) - aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı elektrik aboneliğine ilişkin olarak fazla, hatalı, sözleşmelere ve mevzuata aykırı olarak tahsil edilen, elektrik faturalarında yer alan perakende satış hizmeti-sayaç okuma/faturalandırma bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV bedeli dâhil her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber, tarafların her birinin için ilgili oldukları faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde iadesini talep ettiği, davalılar vekillerinin ayrı ayrı ibraz ettikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep ettikleri mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin ayrı ayrı ileri sürdükleri sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan █████/2022 tarihli ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; davacının 2013..., 2014/...., 2015/...dönemlerinde elektrik tüketimi hizmetini davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'den, 2012/...., 2013/,.... dönemlerinde elektrik tüketim hizmetlerini ... Elektrik Dağıtım A.Ş'den, 2013/..., 2014/...,.... dönemlerinde ki elektrik tüketim hizmetini ise davalı ... Elektrik Toptan Satış A.Ş'den temin ettiğinin ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda Faturalardaki Perakende Satış Hizmet Bedellerinin toplam tutarından alınması gerekli maktu bedelin mahsubu sonrasında bakiye bedelin ise; ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nden KDV hariç 1.443.252,10 TL, KDV dahil 1.703.037,48 TL, ... Elektrik Dağıtım A.Ş'den KDV hariç 381.201,83 TL, KDV dahil 449.818,16 TL ve ... Elektrik Toptan Satış A.Ş. yönünden KDV hariç 462.628,00 TL, KDV dahil 545.901,01 TL olduğunun bildirildiği, davacının serbest tüketici niteliğinde olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili ve davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf aşamasında davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den alınması gereken 116.334,49-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 29.083,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 87.250,86-TL harcın adı geçen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den alınması gereken 30.727,08-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 7.681,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.045,32-TL harcın adı geçen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den alınması gereken 37.290,50-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 9.322,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.967,88-TL harcın adı geçen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-İstinaf başvurusu sırasında davalılar ... Elektrik Perakende Satış A.Ş., ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,8-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.