Anahtar kelimeler: Talepihtiyati Yazim Ara Tedbir Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Kurul İhtiyati

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTALEP TARİHİ
: █████/2025ARA KARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: █████████ EsasDAVANIN KONUSU
: Genel Kurul Kararlarının Yürütülmesinin Geri Bırakılması/İhtiyati TedbirKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih █████████ Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı kooperatifin 25.09.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların, kamu düzenine aykırı, kanunun ve ana sözleşmenin emredici hükümlerinin ihlali ve ortak iradesinin hile, baskı ve tehditle sakatlanması nedenleriyle mutlak butlanla hükümsüz olduğunun tespitinin talep edildiğini, genel kurul kararları ile toplanmasına karar verilen paranın geri alınmasının imkânsız hale gelme riski bu paraların toplanması yetkisinin, İzmir 23.Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Zimmet", "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Güveni Kötüye Kullanma" suçlamalarıyla sanık sıfatıyla yargılanan mevcut yönetim kuruluna verildiğini, toplantıyı "beraat delili" üretmek amacıyla kurguladığını, böyle bir yapıya, "yok hükmünde" bir karara dayanarak milyonlarca lira para emanet edilmesinin, bu paraların ceza davasına konu eylemlerde olduğu gibi geri dönülemez şekilde kaybedilme ve zimmete geçirilme riskini taşıdığını, dava sonunda davacıların haklı bulunsa dahi, bu paraların tahsilinin fiilen imkânsız hale geleceğini, "Tadil Protokolü"nün 8. Maddesinin Kooperatif'in, .... aleyhine açtığı tüm hukuk ve idare davalarından feragat etmesini emrettiğini, bu kararın uygulanması halinde, kooperatifin 2021'deki usulsüzlüklerin hesabını sorabileceği tüm yasal haklarının, bizzat sanık yönetim eliyle yok edileceğini, dava sonunda verilecek iptal kararının dahi telafi edemeyeceğini, hakların kaybı anlamına geldiğini, davalı yönetimin fahiş ödeme planını bir silah olarak kullanarak, ödemesi fiilen imkânsız olan bedelleri ödeyemeyen müvekkilleri ve diğer muhalif ortaklar hakkında icra takibi başlatma ve kooperatiften ihraç etme girişimlerinde bulunduğunu, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca, dava sonuna kadar telafisi imkânsız zararların ivedilikle önlenmesi amacıyla, alınan tüm kararların yürütmesinin durdurulması, bu kararlara dayanılarak ortaklardan para toplanması, ortaklar aleyhine icra takibi yapılmaması, ihraç işlemi başlatılmaması, protokolün 8. maddesi uyarınca kooperatifin mevcut davalardan feragat etmemesi ve kooperatif adına üçüncü kişilerle yeni sözleşmeler imzalanmaması konularında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Kooperatif yönetim kurulu üyesi .... vekili; 25.09.2025 tarihli genel kurulun yasal süreçlere uygun olup, kararların ortakların çoğunluğunun olumlu oyuyla alındığını, kararların alınmasında herhangi bir usulsüzlük veya baskı söz konusu olmadığını, özellikle “Tadil Protokolü”nün kabulünün, kooperatifin geleceği ve ortakların konut edinme hakkının devamı için zaruri olduğunu,.... A.Ş. ve... Büyükşehir Belediyesi ile uzun süren müzakereler sonucunda varılan mutabakatı onaylamak ve kooperatifin geleceğini garanti altına almak amacıyla düzenlendiğini, davacılar arasında genel kurula katıldığı halde muhalefet şerhi koymayan 13 kişinin dava açma hakkı bulunmadığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E sayılı dosyasında benzer tedbir talebinin reddedildiğini, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın genel kurul kararlarından bağımsız, farklı zaman ve fiillere ilişkin bir süreç olup, ceza davasının varlığının, kooperatifin olağan işleyişini durdurmayacağını, tadil protokolünün 8. maddesinin taraflar arasında süren hukuki ihtilafları sona erdirmek ve yeni bir işbirliği zemini oluşturmak amacıyla düzenlendiğini, geçmişe dönük davalara ilişkin feragat, yeni protokolün sağladığı kapsamlı haklar ve taahhütler karşılığında yapıldığını, ortakların lehine olduğunu, yeni protokol ile kooperatifin çok daha somut ve yakın bir vadede konutlarına kavuşma ve ödemelerini düzenli bir plana bağlama güvencesi elde ettiğini, feragatin genel kurulda açıkça görüşüldüğünü ve ortak çoğunluğu tarafından onaylandığını belirterek davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Kooperatif yönetim kurulu üyesi .... vekili; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında açılan davada talep edilen ihtiyati tedbirin kararda gösterilen gerekçeler ile hukuki dayanaktan yoksun bulunarak reddedildiğini, iddianın yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanması gerektiğini, benzer ve genel ifadelerle açılan davada tedbir istemlerinin reddine karar verilmesini talep ettikleri 13 davacının toplantıya katıldığı halde muhalefet şerhi koymadığını, bu kişiler yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, gerektiğinin dava açma hakkı dahi bulunmayan davalıların Kooperatifin ilerlemesine, müvekkili ve diğer yöneticilerin görevlerini yapmalarına engel olmak maksadıyla davanın açıldığını bildirmiş, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Kooperatif yönetim kurulu üyesi.... vekili; davacılar dava ile birlikte hem genel kurulun yok hükmünde olduğunun hem de genel kurul maddelerinin iptalinin esas hüküm yerine geçecek şekilde kabulü ile uygulamanın durdurulmasını istediğini, HMK'nun hiç bir tedbir kararının esas hüküm sonuçlarını doğuracak şekilde olmayacağı ilkesini koyduğunu, ayrıca tedbir isteyenin ilerde doğacak haklarını güvence altına alıcı almaya yönelik bir tedbir olması gerektiğini, davacıların talebinin doğacak haklarını güvence altına alıcı nitelikte değil aksine ilerde doğacak haklarını engeller nitelikte olup istenen tedbirin, ek protokolün feshine inşaatların durmasına ve ortakların ödemelerinin eriyip yok olmasına neden olacağını, ek protokolün feshinin bir tek sonuç doğuracağını, taraflar arasında hukuksal uyuşmazlığın doğacağını bildirmiş, davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davaya konu kararların toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığının açık ve anlaşılır olduğu gibi davacılardan bir bölümünün dava konusu kararlara ilişkin muhalefet şerhlerini tutanağa işletmedikleri, davacı tarafın kararların yok hükmünde veya iptale tabi olduğuna ilişkin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde bu aşamada kararlarının yürütmesinin geri bırakılması isteminin kabulünü gerektirecek delil toplanmadığı, bununla birlikte kararların niteliğine göre HMK'nun 389.maddesinde tanımlanan meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesine ilişkin hallerin davaya konu kararların yürütülmesinin geri bırakılmaması halinde somut olay açısından varlığının bulunmadığı dikkate alınarak, TTK'nun 449, HMK'nun 389 ve 390 maddeleri yönünden ihtiyati tedbir isteminin kabulü konusunda yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
:İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili kooperatifin ...Büyükşehir Belediyesi'nin... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, belediye destekli ve... iştiraki olan ... A.Ş. güvencesi altında "ekonomik konut üretimi" vaadiyle kurulduğunu, müvekkillerinin bu güvenceye dayanarak kooperatife üye olup, kendilerinden talep edilen tüm aidat ve ödemeleri yerine getirdiğini, Kooperatif tanıtımlarında, konutların 33 ay içinde teslim edileceği beyan edilmesine karşın, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla inşaat ilerleme oranının sadece yüzde 22,11olduğunu, 30.09.2025 tarihli Tadil Protokolü'nün 4. Maddesinde bizzat kooperatif yönetimi tarafından da ikrar edildiğini, beklenen yüzde 70-80 ilerleme ile gerçekleşen yüzde 22,11 ilerleme arasındaki yüzde 50'lik devasa farkın basit bir ticari başarısızlık veya gecikme olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin bu eylemleri nedeniyle İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E sayılı dosya ile nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçlarından yargılandıklarını, yönetim kurulu üyeleri, Kooperatif Başkanı'nın İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04.07.2025 tarihli kararı ile tutuklandıklarını, Bakanlık, güven oylaması yapılmadan alınan genel kurul kararlarının 1163 sayılı Kanun'un emredici hükmüne aykırı olacağından hukuki geçerliliğe sahip olmayacağının bildirildiğini, 25.09.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ise, Bakanlığın bu talimatı tamamen görmezden gelindiğini, ceza soruşturması altındaki yönetim kuruluna, ortaklardan sınırsız para tahsil etme yetkisi, tek başına sözleşme imzalama yetkisi, dava açma ve feragat etme yetkisi ve protokol değiştirme yetkisi gibi son derece geniş yetkiler verildiğini, Genel kurul kararına dayanarak, 30.09.2025 tarihinde tadil protokolü imzalandığını, bu protokol, ortakların mali yükümlülüklerini önemli ölçüde artırmakta, yönetim kuruluna geniş yetkiler vermekte, ortakların dava açma haklarını sınırlandırmakta ve feragat hükümleri içermekte olup, protokol değişikliği için Bakanlık görüşü alınmadığını, bu nedenlerle 25.09.2025 tarihli genel kurul kararlarının hem mutlak butlan ile sakat olduğunu, hem de iptal edilebilir nitelikte olduğunu, HMK'nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması, ortaklardan para tahsilatının durdurulması, yeni sözleşme imzalanmasının engellenmesi, feragat işlemlerinin durdurulması ve yönetim kuruluna verilen geniş yetkilerin kullanılmasının durdurulmasının talep edildiğini, Mahkemece, genel kurul kararlarının toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığını, davacılardan bir bölümünün muhalefet şerhi koymadığını, yaklaşık ispat kuralının sağlanmadığını ve iddiaların esaslı yargılama gerektirdiğini, HMK'nun 389. maddesinde öngörülen telafisi güç zarar halinin somut olayda bulunmadığını gerekçe gösterdiğini, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü'nün 24.09.2025 tarihli ikinci yazısında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56. maddesinin son fıkrası uyarınca, haklarında kamu davası açılan yönetim kurulu üyelerinin durumunun, yapılacak ilk genel kurul toplantısında görüşülmesi ve bu konuda güven oylaması yapılması zorunlu olduğunu, güven oylaması yapılmadan alınan genel kurul kararları, 1163 sayılı Kanun'un emredici hükmüne aykırı olacağını, bu yazının 25.09.2025 tarihli genel kurul toplantısından bir gün önce kooperatife ulaştığını, yönetim kurulunun, bu yazıyı da genel kurul gündemine almayarak ortaklardan gizlediğini, kararda Bakanlık uyarılarına hiç atıf yapılmadığını, Ceza soruşturmasında Yönetim kurulu üyelerinin, zimmet, nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından yargılandıklarını, İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04.07.2025 tarihli kararı bir kısım üyenin tutuklandığını,bunun dikkate alınmadığını, 1163 sayılı yasanın 56.maddesinin uygulanmadığını, kanunun emredici hükmünün ihlal edildiğini,dava dilekçesinde genel kurul kararlarının hem mutlak butlan ile sakat olduğunu, hem de iptal edilebilir nitelikte olduğunu ileri sürdüklerini, ilk derece mahkemesinin mutlak butlan ve iptal arasındaki ayrımı yapmadığını, tüm davacılar için muhalefet şerhi aradığını, mutlak butlan davası için muhalefet şerhi gerekmediğini muhalefet şerhi koymayan 13 davacı için, iptal davası açma hakları yok ise de, mutlak butlan davası açma hakları bulunduğunu, 11 davacının hem mutlak butlan hem iptal davası açabileceğini, 13 davacının sadece mutlak butlan davası açabileceğini, mutlak butlan davası için muhalefet şerhi şartı aranmadığını belirtiştir.GEREKÇE
:Talep, genel kurul kararlarının butlan ve iptaline ilişkin davada, ihtiyati tedbir yoluyla genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması talebinin reddinin istinafıdır.Davalı kooperatifin 25.09.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında Bakanlık bu talimatı görmezden gelinerek, yönetim kuruluna verilen ortaklardan para tahsil etme, tek başına sözleşme imzalama, dava açma ve feragat etme ve protokol değiştirme yetkilerinin verildiğini, Genel kurul kararına dayanarak, 30.09.2025 tarihinde tadil protokolü imzalandığını, bu protokol, ortakların mali yükümlülüklerini önemli ölçüde artırdığını, ortakların dava açma haklarını sınırlandırdığını ve feragat hükümleri içerdiğini, protokol değişikliği için Bakanlık görüşü alınmadığını, bu nedenlerle 25.09.2025 tarihli genel kurul kararlarının hem mutlak butlan, hem de iptal edilebilirlik yaptırımına tabi nitelikte olduğunu, belirterek HMK'nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasının talep edildiğini, yerel mahkemece, genel kurul kararlarının toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığı, davacılardan bir bölümünün muhalefet şerhi koymadığı, yaklaşık ispat kuralının sağlanmadığı ve iddiaların esaslı yargılama gerektirdiği, HMK'nun 389. maddesinde öngörülen telafisi güç zarar halinin somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır. Talep ve karar tarihi itibariyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir isteyen davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 474,00 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.