Anahtar kelimeler: Nonin Mersis İhyası İhya İlamlı Açmak Hasıl Erdiğini Erdiğinin Başlattığını

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2026 havale tarihli dava dilekçesi ile, ... Şirketi (Mersis No:...)'nin tasfiyenin sona erdiği █████/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunduğunu, böylece şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğini, müvekkilin belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak ... 23. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlattığını, ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesinin talep edildiğini, icra dairesince taleplerinin kabul edilmesi üzerine iş bu ihya davasının açılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, bu sebeple şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemlerinin bittiğini, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçları ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceğini, bu nedenlerle ... Şirketinden olan alacağımız sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline (ihya), tasfiye memurunun kusuru gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 'e dava dilekçesi, tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça ibraz edilen cevap dilekçesinde; davacı ve arkadaşları tarafından, ihyası istenen .... A.Ş.'ye karşı 19 adet dava açıldığını, tüm bu davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve aynı şirketin ihyası talep edildiğinden, ilk açılan ihya davası özelliği taşıyan ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. (... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.) sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı ve arkadaşları tarafından 2021-22 yıllarında (pandemi dönemi) ihyası talep edilen şirkete karşı toplu olarak dava açtıklarını ve fabrikanın kapanmasına sebep olduğunu, dava açanların büyük çoğunluğuna, Arabulucu nezaretinde işçilik hakları ödenmiş ise de, kendileri sonradan iş mahkemelerinde açtıkları davayı hak etmedikleri halde gerçek dışı beyanlarla kazanmışlar ya da davaları devam ettiğini, dolayısıyla hak edilen bir alacak olduğunu, Müvekkil, tasfiye sürecini 6102 sayılı TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri gereğince eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yürüttüğünü, ilanların yasanın emrettiği süreye uyarak yapıldığı ve alacaklıların başvurması için kendilerine gazete ile çağrılar yapıldığını, bu süreçte alacaklıların zararına hiçbir işlem yapılmadığı, bilakis ilan aralıkları yasal zorunluluktan uzun tutularak mağduriyet oluşmasının engellendiğini, ayrıca tasfiye işlemleri, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Ticaret Odası Başkanlığı denetimi altında yürütüldüğü, Türkiye’nin en köklü kurumsal yapılarından biri olan Ticaret Odası’nın süreçleri tamamen hukuka uygun ve titizlikle gerçekleştirdiği, davacının işçilik davası henüz kesinleşmediğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, haklı sebebin ancak kesinleştiği, tahsilinin mümkün veya haklılık payı açık alacaklarda kabul edileceğini, ayrıca davacı tarafın, iddia ettiği gibi alacağını tahsil etmek amacıyla hareket etmediğini, davacının eğer gerçekten alacağını tahsil amacında olsaydı, TTK m.547 uyarınca ek tasfiye talep etmesi ve sadece kendi alacağı ile sınırlı bir ihya talep etmesi gerekirken, doğrudan ihya davası açarak asıl amacının işvereni hukuki süreçlerle yıpratmayı hedeflediği açıkça ortada olduğunu, davacı tarafça açılan haksız davalar yüzünden, yüzlerce işçiye 50 yıla yakındır iş veren gözde bir şirket kapılarına kilit vurmuş ve kapanmak zorunda kaldığını, Müvekkil şirketi tasfiye ederken mallarını muvazaalı şekilde elinden çıkarmadığını, işçilerin tazminatları, devlete olan sigorta ve vergi borçlarını ödeyerek borçsuz bir şekilde kapanışını sağladığını, bu nedenlerle davanın, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının hukuki dayanaktan ve haklı sebepten yoksun ihya davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama devam ederken sunduğu █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davadan feragat HMK. nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince hesaplanan 732-TL maktu karar harcı peşin alınmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalı ... ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!