Anahtar kelimeler: Meclis Revizyon Bedelsiz Sakarya Planında Park Zonguldak Planı Terkin Onaylanan

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, Zonguldak ....... parsel sayılı müvekkili adına kayıtlı taşınmazın imar planı uygulaması sonucunda bedelsiz olarak park ve yol alanı olarak davalı adına 30.12.2004 tarihinde bedelsiz olarak terkin edildiğini, davalı Belediyenin 24.11.2009 tarihli ve 83 sayılı meclis kararıyla onaylanan revizyon imar planında 2004 yılında park alanı olarak kullanılmak üzere belediyeye terkin edilen alanların hukuka aykırı olarak yapılan düzenleyici işlemle küçük sanayi sitesi olarak değiştirildiğini ve 08.03.2010 tarihli tapu sicil müdürlüğüne yazılan yazı ile belediye adına ihdasen tescilininin talep edildiğini, bunun üzerine tapunun 19.04.2010 tarihli işlemiyle taşınmazı 33... parsel numarası ile davalı ... adına ihdasen tescil ettiğini, yapılan bu idari işlemin taşınmazın devrediliş amacı ile çevre ve şehircilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden idari yargıda yürütmenin durdurulması ve işlemin iptali için 13.04.2010 tarihinde dava açtıklarını, davalının iptal davasından haberi olmasına rağmen taşınmazı kötü niyetli olarak 20.04.2010 tarihinde batı .... .... sanayi sitesi yapı kooperatifine sattığını, iptal davası sonucunda ... .... ████████ esas sayılı 30.03.2011 tarihli kararıyla işlemin iptaline karar verildiğini, kararın 17.06.2014 tarihinde kesinleştiğini, tapunun iptaliyle eski hale iadesi ve tescil talepli olarak açtıkları davada Zonguldak 2. AHM 2010/2 01... /515 karar sayılı 27.10.2015 tarihli kararıyla davalı belediyenin bağış akdine aykırı olarak taşınmazı sattığının tespit edildiğini ancak tapuya güven ilkesi ve üçüncü kişinin kötüniyetli olmaması nedeniyle tapu iptal tescil talebinin reddine karar verildiğini ve davalıya karşı tazminat davası açabileceğinin belirtildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın rayiç bedeli tespit edildiğinde arttırmak üzere şimdilik 205.484,01 TL’nin satış tarihi olan 17.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.11.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 1.538.260,80TL’ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, taşınmazın terkini işleminin 3194 sayılı İmar Kanununun 15... . maddelerine uygun olarak yapıldığını, ancak 11.maddeye göre yapılan terkinlerde ve tapuya şerh verilmesi halinde geri dönüş işleminin yapılacağının belirtildiğini, plan tadilatı nadaniyle tescile konu olan parsellerin eski sahiplerine geri dönmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla alacak da talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince 24.11.2022 tarihli davanın kabulüne dair verilen ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararıyla HMK m.353/1-a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda ilam başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararıyla davacı tarafından davalı belediyeye bedelsiz olarak devredilen taşınmazın devrediliş amacına aykırı olarak imar planı değiştirilerek küçük sanayi alanı olarak belirlenmesi işlemine karşı açılan iptal davasının kabul edildiği, iptal kararıya belediye adına ihdasen oluşturulan tapu kaydının hükümsüz hale geldiği, ancak iptal davası görülürken dava konusu taşınmazın davalı tarafından dava dışı.... San.Sitesi Yapı Kooperatifine satıldığı, bunun üzerine davacı tarafından açılan tapu iptal tescil davasının da üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle TMK m.1023 hükmü uyarınca reddine karar verildiği, yerleşik yargıtay uygulamalarına göre bedelsiz olarak terkin edilen taşınmazların terkin amacı dışında kullanılması veya terkini gerektiren nedenin ortadan kalkması halinde lehine terkin yapılan kurumun taşınmazı bedelsiz olarak terkini yapan kuruma devretmesinin gerekeceği, ancak somut olayda terkin amacı dışında kullanılan taşınmazın aynen iade edilmesi durumunun imkansız hale gelmesi nedeniyle davacının dava konusu taşınmazın rayiç bedelini talep edebileceği, ıslah ile artırılan kısım için tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih olan 13.02.2020 tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı dikkate alınarak 1.538,260,80 TL'nin 205.484,01 TL'sinin dava tarihinden, 1.332.776,79 TL'sin ıslah tarihi olan 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kaldırma kararından sonra yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporu incelendiğinde kaldırma ilamında değinilen hususlarda araştırma yapılarak bu doğrultuda denetime açık olup yeterli olarak görüldüğü, netice itibari ile anılan bu kaldırma ilamından sonraki bilirkişi raporunda değer daha yüksek hesap edildiğinden İlk Derece Mahkemesince dairemizin kaldırma ilamından önce aldırılan bilirkişi raporuna ve bu doğrultuda davacı ıslahına değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava tarihinde tapu iptal tescil davası derdest olduğundan davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, 3194 Sayılı Kanun gereğince de plan tadilatı ile beraber tescile konu olan parsellerin eski sahiplerine geri dönmesinin mümkün olmadığını,sahiplerinin rızası ile umumi hizmetlere bedelsiz olarak terkin edilen, ancak daha sonra yürürlüğe giren imar planıyla tahsis amacı değiştirilen yerlerin bedelsiz olarak eski maliklerine geri verilmesi yolunda yasal bir düzenleme bulunmadığını, bu hususun Danıştay 6.Hukuk Dairesi kararlarında da belirtildiğini, yetersiz olduğu Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla belirtilen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, kaldırma kararından sonra alınan rapora karşı itiraz ettiklerini, ek raporda kök raporun aynen tekrar edildiğini, ara kararın yerine getirilmediğini, bilirkişi raporları arasındaki fahiş farkın neden kaynaklandığı, rapor hazırlanırken önceki tarihli raporların ve emsallerin neden dikkate alınmadığının açıklanmadığını sonuç olarak denetime elverişli olacak şekilde bir rapor tanzim edilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, imar planıyla yol ve park alanı olarak belirlenmiş olması nedeniyle sicilden terkin edilen davacıya ait taşınmazın, hukuka aykırı olarak revizyon imar planıyla niteliğinin küçük sanayi sitesi olarak değiştirilerek davalı ... adına ihdasen tescil edilmesinden sonra davalı tarafından üçüncü kişiye satılması nedeniyle davacının malvarlığında taşınmazın rayiç bedeli kadar meydana gelen zararın davalıdan tazminine karar verilmesi istemine ilişkindir.Temyiz edilen karardaki gerekçeye ve özellikle davacıya ait taşınmazın kamu yararına olacak şekilde park ve yol olarak kullanılması amacıyla bedelsiz olarak sicilden terkin edilmiş olmasına rağmen, ... mahkemesinin iptal kararıyla sabit olduğu üzere hukuka aykırı olarak yapılan revizyon imar planı sonucunda davalı adına tescil edilerek üçüncü kişiye satıldığının böylelikle davalının hukuka aykırı işlemleri sonucunda davacının taşınmazın değeri kadar zarara uğradığının sabit olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.